Joma
Nazpary - Sovyet Sonrası Karmaşa - Notlar
Kazakistan’da Şiddet ve Mülksüzleşme
Post-Soviet Chaos, Violence and Dispossession in Kazakhstan
Mütercim: Selda Somuncuoğlu, İletişim Yayınları, 2003
1. Giriş
Kazakistan'da halkın büyük bir bölümü Sovyet sonrası yaşanan
değişimleri karmaşa (bardak) ve kendilerini de bu değişim nedeniyle
mülksüzleşmiş olarak tanımlar.
Bardak (Karmaşa): Rusça kelime anlamı
"genelev" olan bardak terimi Kazakistan'daki toplumsal/ekonomik
kargaşayı, ahlaki çöküşü, yasadışılığı ve devletsizleşme hissini tanımlamak
için kullanılan anahtar bir mecazdır.
1987 / Gorbaçov dönemi mülksüzleştirme
Nomenklatura (eski Sovyet seçkinleri), karaborsa, stokçuluk
ve kayıtsız ekonomi yoluyla devlet mallarını (petrol, çelik, silah) yasadışı
yollarla dışarı aktararak ilk devasa servet birikimini yarattı. Mafya şiddeti
bu süreci destekledi.
Bağımsızlık dönemi mülksüzleştirme
Devlet işletmeleri yasal kılıflarla veya rüşvet/akraba
kayırma yollarıyla yöneticilerin özel mülküne dönüştürüldü. Fiyatların serbest
bırakılması ve enflasyonla halkın tüm birikimleri yok edildi.
Mülksüzler
Devlet mallarına el konulması, servetin hızla birkaç elde
birikmesine yol açarken, geniş halk kitlelerini yoksulluğa iterek "yeni
zenginler" ve "mülksüzler" şeklinde keskin bir toplumsal
kutuplaşma yaratmıştır.
Bu mülksüzleşme süreci, Marx'ın ilkel birikim teorisindeki
gibi "kan ve ateşle yazılmıştır"; ancak buradaki fark, Sovyet sonrası
yurttaşların üretim araçlarından ziyade devletin sağladığı sosyal güvence ve
hizmet haklarından yoksun kalmalarıdır.
Mülksüzler heterojen bir yapıya sahip olup, ekonomik
bunalımdan en çok sanayi işçisi olan Rus erkekleri etkilenmiş, bu kesim sokak
satıcılığı gibi işleri "küçültücü" bulduğu için yoğun biçimde alkole
sığınmıştır.
Mülksüzlük yalnızca evsizlik değil; işi, evi veya küçük
toprağı olsa bile geleceksizlik, güvensizlik, mesleki/kültürel yoksunluk
hisseden tüm kesimleri (kentli işçiler, memurlar, akademisyenler, sokak
satıcıları) kapsar.
Kitabın içeriği
İkinci Bölüm'de Kazakistan ve Almatı'nın tarihsel geçmişi ile
alan araştırmam hakkında bilgi veriyorum.
Üçüncü Bölüm'de karmaşanın bazı yönlerini mülksüzlerce
tanımlandığı şekilde ele alacağım, ilkin, devlet mallarının özelleştirilmesi,
rüşvet, haraç ve kredilerin yönlendirilmesi gibi yollarla servet
farklılıklarının yaratılma sürecine değiniyorum.
Dördüncü Bölüm'de mülksüzlerin karmaşayla başa çıkmak için
kendi ilişki ağları içinde geliştirdikleri değiş tokuş üzerinde duruyorum.
Beşinci Bölüm'de mülksüz genç kadınların cinselliklerini kullanarak
izledikleri ekonomik stratejiler ele alınıyor.
Altıncı Bölüm'de mülksüzlerin Sovyet sonrası değişimler karşısında
verdikleri ideolojik ve kültürel tepkileri ele alıyorum.
Yedinci Bölüm’de herkesçe paylaşılan Sovyet kimliği kavramı,
sürmekte olan etnik gerilimler bağlamında ele alınacak.
2. İnsanlar ve Mekânlar
Almatı’daki saha araştırması…
Araştırmanın yapıldığı Almatı mahallesinde üç tip konut
bulunur: Sahipleri çoğunlukla Rus olan 1930'lardan kalma altyapısız tek katlı
evler, devlet ve parti çalışanları için 1950'lerde yapılan konforlu sarı evler
ve 1960-70'lerde inşa edilmiş beton "Kruşçev evleri". Sovyet sonrası
dönemde mahalle sakinleri ciddi yoksulluk, işsizlik, fuhuş, intiharlar ve sokak
çeteleriyle yüz yüze kalmıştır. Komşuluk ve ortak kutlamalar bitmiş,
güvensizlik nedeniyle evlerin yarısının ahşap kapıları çelik kapılarla
değiştirilmiştir.
Almatı, Tienşan Dağları kuşağı ile çevrili, yeşil
alanları bol ancak toplumsal olarak seçkinlerin yaşadığı "merkez" ve yoksul
halkın yaşadığı çevre bölgeler olarak ikiye bölünmüş bir kenttir. 1992
sonrasında dış ticaret tekelinin kalkmasıyla kentte ithal mallar, büfeler,
döviz büroları ve Chevron, Shell gibi çokuluslu şirketler boy göstermiştir.
Yeni ticari yaşamın damarlarında akan kan ABD doları
olmuştur; bu durum mülksüzler arasında ABD simgelerine karşı nefret
uyandırmıştır.
Kazakistan
Ülke, Orta Asya’da 100 farklı etnik gruptan oluşan 16,5
milyon nüfuslu geniş bir coğrafyadır. Sovyet döneminde Dinmuhammed Kunaev
yönetiminde Kazak ilişki ağları kilit kurumlarda egemen olmuş, bağımsızlık
sonrası Nazarbayev döneminde ise "devletin Kazaklaştırılması"
politikası hızlanmıştır. Bu durum Rusların kitlesel göçüne yol açarken, kırsal
kesimdeki Kazaklar da çöken tarım ekonomisi nedeniyle Almatı gibi kentlere göç
etmiştir.
3. Bardak: Karmaşanın Unsurları
Servetin Birkaç Elde Birikmesi
Mülksüzleşmiş halk, Sovyet sonrası koşulları bir karmaşa ("bardak")
olarak tanımlamaktadır. Servetin eski partililer, karaborsacılar ve mafyanın
elinde yasadışı yollarla birikmesinden yeni zenginler sorumlu tutulur.
Mülksüzler kendilerini "biz, halk (narod), emekçi halk,
aşağıdakiler" olarak konumlandırırken, yönetici kesimi "onlar,
patronlar, önde gelenler ve yeni zenginler" olarak ayırırlar.
Özelleştirme, Yani Hırsızlık
Özelleştirmeler, fabrikaların yağmalanması ve refah
devletinin bir gecede ortadan kalkması olarak görülür.
Mağazada çalışan Rus bir kadın işçi bu durumu, "Özelleştirme halkın malının çalınmasıdır"
şeklinde özetler. Özelleştirilen fabrikalarda işsizlik korkusuyla işçiler
üzerinde sıkı bir disiplin kurulmuş, konut özelleştirmeleri ise insanlara artan
faturalar ve bakım sorunları getirmiştir.
Kredilerin Yönlendirilmesi
Kredi sistemi, yöneticilerin dost ve akrabalarına peşkeş
çekilerek bankaların batırılması ve paraların İsviçre gibi ülkelerdeki gizli
hesaplara aktarılması için kullanılmıştır.
Banka yöneticileri ve devlet adamları bu şekilde
servetlerini artırırlarken, sıradan müşteriler hep kaybederler, paralarını
hiçbir zaman geri alamazlar.
Rüşvet
Almatı'da iş halletmenin tek yolu kişisel bağlantılar ve
rüşvettir.
Her bakanlık rüşvet alma potansiyeline göre parsellenmiş.
Eğitimdeki Yolsuzluk
Üniversite giriş sınavları, geçer notlar, diplomalar ve yurt
dışı bursları tamamen rüşvet ve kayırmacılık (blat) üzerinden dönmektedir.
İşler yakınlara ve tanıdıklara verilir, yabancılara
güvenilmez, kayda değer iş verilmez.
Ticarette Yolsuzluk
Sokak satıcıları ve büfeler; polis, vergi memurları,
itfaiye, OBEP (ekonomik suçlarla mücadele) ve mafyaya düzenli haraç ve rüşvet
öderler. Memurlar bu sisteme dahil olmak istemediklerinde kovulu- yor, sonra da
ortadan kayboluyorlar.
Koruması olmayan biri mafyaya para ödemeyi reddederse ya
büfesini yakarlar ya da adamı döverler.
Şiddet
Yasadışı devlet aygıtının parçalanmasıyla şiddet
tırmanmıştır. Genç kadınlar, diskolarda veya sokaklarda mafya ve güneyli
çeteler tarafından kaçırılarak tecavüze ve fiziksel tacize maruz kalmaktadır.
Bugün insanlar vahşi hayvanlar gibi. Orman kanunlarına göre
hareket ediyorlar. Güçlü olan herkes zayıflara saldırıyor, tecavüz ediyor,
öldürüyor, soyuyor.
Çeteler, Kazakistan'ın asıl sahibi olduklarını iddia ederek
Kazak olmayan kadınları da dil ve milliyetçilik üzerinden taciz etmektedir.
Yitirmişlik Duygusu
Sovyet sonrası değişim, aniden ortaya çıkan bir doğal afet
gibi algılanmaktadır.
Kazak kökenli bir kadın durumu şöyle betimlemişti:
"Sovyetler Birliği'nin parçalanmasına ilişkin duygularımız, evi depremle
ya da yangınla birdenbi- re yok olan bir ailenin hissettiklerinin
aynısıdır." Kitlesel iş- sizlik, yaygın seks işçiliği, çocuk seks
işçileri, çocuk işçiler, dilencilik, çöpte yiyecek aramak; bunların tümü Sovyet
"yaşam biçimi"ne yabancı olgular. İnsanların tek başlarına ya da
topluca bunlarla baş etme güçleri veya becerileri yok.
Refahın Kaybolması
Maddi yoksulluk en büyük kayıptır; Brejnev dönemi tüketimin
bol olduğu mutlu zamanlar olarak anılır.
İş Kaybı ve Sanayi Sektörünün Gözden Düşmesi
Sanayisizleşme ve fabrikaların kapanması özellikle Slav
erkekler arasında kitlesel işsizliğe, alkolizme ve intiharlara yol açmıştır.
Evin geçimini eskiden erkekler sağlardı, ama şimdi
işsizler... Onurlarını kaybettiler, unutmak için içiyorlar.
Boş Vaktin Yitirilmesi
Eski sendikal dinlenme izinleri ("putevka"),
ücretsiz yaz kampları, ucuz sanatsal ve kültürel etkinlikler tamamen sona
ermiştir.
Bağımsızlıktan sonra sınırların çizilmesi aileleri
birbirinden koparmıştır. Maddi yetersizlikler, insanların yakın akrabalarını
ziyaret edebilmesine dahi izin vermemektedir.
Güvencelerin Yitirilmesi
Sağlık, eğitim ve iş güvencelerinin yok olması halkta derin
bir varoluşsal endişe yaratmıştır.
Umutsuzluk
(Kazak öğretmen): Şimdi pazarda bir sürü mal var, ama
alamıyoruz... Sovyet zamanında paramız vardı, gücümüz, umutlarımız vardı. Şimdi
hiçbir şeyimiz yok, ölü bedenleriz. Hareket eden cesetleriz, dehşet verici, çok
üzücü.
Eşitlikçi Toplumun Yok Olması
Eski Kruşçev konutlarında aydınlarla işçilerin eşit
koşullarda, kültürel uçurum olmadan yaşamasına tezat olarak, yeni dönemde
seçkinler ve yeni lümpen burjuvazi ile halk arasında derin bir uçurum ve
sınıfsal tabakalaşma doğmuştur.
Komplo Teorisi
Seçkinlerin kapitalist geçiş dönemi söylemleri inandırıcı
bulunmaz. Sürekli Sibirya treninde yolculuk ediyoruz. Her zaman geçiş
halindeyiz. 70 yıldır sosyalizmden komünizme geçiyorduk, şimdi... sosyalizmden
kapitalizme geçiyoruz. Treni götürenler hep aynı.
Dönüşümün eski komünist seçkinler ve Batılı güçlerin ortak
bir komplosu olduğuna inanılır.
Sonuçlar
Karmaşa, geleceğin tamamen öngörülemez olmasıdır.
Talan oyunlarının başta gelen kuralı bağlantıların ve
şiddetin parayla satın alınabiliyor olması ve bu gücü elinde tutan etki
şebekelerinin devleti ve asayişi özelleştirmesidir.
4. Karmaşayla Baş Etmek İçin Kurulan İlişki Ağları
Tanımlar
Yeniden dağıtım devlet eliyle yapılırken, karşılıklılık
kişisel güvene dayalı sürekli bir değiş tokuştur.
İlişki ağlarının gücü "ulaşılabilirlilik, katmanlılık
ve yoğunluk" kriterleriyle ölçülür.
Geçinmek için Başvurulan Yollar: Karşılıklılık ve Şebekeleşme
Maaşların ve refah devletinin çökmesiyle, aileler ev içi
üretim ve ilişki ağları üzerinden değiş tokuş ile hayatta kalmaktadır.
Yiyeceklerin ve İçkinin Paylaşımı
Yemeklerin paylaşıldığı ev simgesel bir sığınaktır. Törensel
sofralarda kadeh kaldıran "Tamada"nın konuşmaları, hiyerarşiyi, yaş
ve cinsiyet rollerini meşrulaştırır.
Armağanlar
Armağanlaşma rüşvete çok yakındır ve patronlarla ilişkileri
iyi tutmak için kullanılır. Bir işçi düğününde en etkili hediye,
"birbirine yapıştırılmış dolarlardan oluşan bir kuşak" olmuştur.
Yardım
Yardım, doğrudan çıkar odaklı takastan farklı olarak, zaman
sınırlaması olmayan ve insan ilişkisini besleyen bir karşılıklılıktır.
Bu alanda "biat" (blat) yani yasal olmayan kamu
kaynaklarını sızdırma ilişkileri Brejnev döneminden beri bir yaşam biçimidir. Devletin
özelleştirilmesi... herkesin blata başvurması için bir zemin hazırlamış ve
rüşveti tek yol kılmıştır.
Şebekeleşme
Ağlar işyerleri, aileler ve evlilikler üzerinden kurulur.
Kazakların akrabalık görevleri Ruslardan çok daha geniş ve sıkıdır. Kültürel
yarıkların karşılıklılığı bozmaması için etnik içi evlilikler tercih edilir.
Kazak şebekelerinin devlet aygıtındaki egemenliği
"kabilecilik" suçlamalarına ve etnik gerilimlere yol açmaktadır.
Değişimin İlişki Ağları Üzerindeki Olumsuz Etikleri
Sınıfsal kutuplaşma, kapitalist açgözlülük zihniyeti,
yoksulluk ve etnik göç güven ilişkilerini zedelemektedir.
Herkesin işini bağlantıları aracılığıyla bulduğunu
biliyoruz, ama bunu birbirimize söylemiyoruz. Bindiğin dalı kesemezsin.
Sonuçlar
İyi ahlak tüm yurttaşlar karşısında değil, yalnızca dost ve
akrabalar karşısında gösterilen bir davranış haline gelmiş, genel bir toplum
veya sivil toplum bilinci yok olmuştur.
5. Kadınlar ve İzledikleri Cinsel Stratejiler: Şiddet ve Damgalanma
İş Bulma
Bağlantısı olmayan genç kadınlar özel sektörde sekreterlik,
çevirmenlik gibi iyi ücretli işler bulabilmek için cinsel sömürüye maruz
kalmaktadır.
Sum mağazasındaki tezgahtarlar için "hepsi seçilmiş
metresler" iddiası yaygındır. Kadınlar cinsel taciz ve güvencesizliğe
rağmen, fırında çalışan Gula’nın 50 dolarlık ücretine kıyasla barlarda 200
dolar gibi yüksek kazançlar elde etmek için bu işlere yönelirler.
Sponsor Bulma
Sponsorluk, zengin erkeklerin sağladığı maddi destek
karşılığında girilen cinsel ilişkidir.
Sponsor, "Kadına para veren, moda giysiler ve başka
armağanlar alan ya da bunları yapabilecek kadar zengin olan ve onunla yatan
erkek"tir.
Kadınlar, bedenlerini sponsora satıp ruhlarını ve kalplerini
sevgililerine ayırarak onurlarını korumaya çalışırlar.
Koca Bulma
Kızlar için evlilik en önemli kariyerdir.
Kızlar, serseriler yerine kendilerini koruyabilecek, zengin
ve "centilmen" soylu mafya üyelerini koca olarak ararlar.
Erkekler seks yapmak için bakire olmayan kızları isterler,
ama evlenmeye karar verdiklerinde masum kızlara bakarlar.
Seks İşçiliği
Almatı'da seks işçiliği çok yaygındır ve Karavan
gazetesindeki ilanlar bunun kanıtıdır.
Hemşirelikten fuhşa geçen Aslı, sınav geçmek için para
biriktirmeye çalışan Süldüz ve Dana tek odalı evde kalıp telefonla müşteri
bulurlar.
Aslı: "Eğer kadın 30'unu geçmişse başarılı bir fahişe
olamaz."
Kızlar kendilerini birer "oyuncu" olarak görerek
süreci denetlemeye çalışırlar. Polisin cinsel tacizi ve sokak serserilerinin
gasp, bıçaklı saldırı ve tecavüzleri hayatlarının parçasıdır.
Damgalanma ve Şiddet
Evlilik dışı cinsel stratejiler güden kadınlar ahlaksızlıkla
damgalanır ve bu damga onlara yönelik aile içi ve dışı şiddeti meşrulaştırır. Erkekler
arasında zamparalık yapmayan erkek erkek değildir anlayışı hakimdir.
Namuslu kadın; evlilik dışı ilişkiye girmeyen, kışkırtıcı
giyinmeyen kadındır. Bu kuralları çiğneyen kadınlar ("suka") şiddetle
disiplin altına alınmaya çalışılır.
Bu kadınlar, kapitalizmle gelen "modernliğin" ve
Batılı yaşam tarzının bir simgesi olarak görülüp takdir ediliyor.
Aynı zamanda "geleneksel" ahlak değerlerini ihlal
ettikleri gerekçesiyle "yoldan çıkmış" ilan ediliyorlar.
Bu ikili standart, kadınlara yönelik fiziksel ve simgesel
şiddeti tetikliyor ve toplum nezdinde meşru kılınmasına zemin hazırlıyor.
(Kadınlar) Nihai hayat amaçları geleneksel/resmi ideolojinin
öngördüğü "eş ve anne" rolleri olduğu için, yaptıkları iş nedeniyle
içsel bir çatışma yaşayıp olumsuz duygulardan kurtulamıyorlar.
6. Yabancının Kuruluşu: Sovyet Toplumu İmgesi
Sovyet Kimliğinin Olumsuzluklardan Yola Çıkarak Kurulması
Mülksüzleşmiş kitleler vahşi kapitalizme karşı Sovyet
geçmişine sığınırken, yeni zenginler bu dönemi baskıcı ve tekdüze bularak
reddeder.
Yabancı Kavramı
Yabancı; eski Sovyet dışından gelen, fahişeliği, cinsel
hastalıkları ve tüketimciliği yayan zengin erkek figürüdür. Baltık halkları
Sovyet dairesinin dışında tutulur.
Kazak bir kadın: "Baltık halkları bizden farklıydı.
Hiçbir zaman yürekten Sovyet olmadılar."
Kaynak Olarak Görülen Yabancı
Polis vize kuyruklarında olduğu gibi, yabancılar yerel halk
için rüşvet, yüksek kira, istihdam ve yurt dışı bağlantısı sağlayan birer
kaynak kapısıdır.
Kötülüklerin Kaynağı Olarak Yabancı
Yabancılar yerel cinsel safiyeti kirleten odaktır. Bavul
ticareti yapan kadınların yabancılarla yattığı suçlaması yaygındır. "Rus
kadınlar bir yabancıyla tanıştıklarında Tanrı'nın yüzlerine güldüğünü
düşünürler."
Yabancı erkekler yerli güçlü erkeklerin kadınlar üzerindeki
cinsel tekeline karşı bir tehdittir.
Güçsüz Erkekler ve Yabancı
Maddi yetersizlik nedeniyle centilmen rolünü oynayamayan
yoksul erkekler cinsel bunalımdadır. "Serseriler... yanınızdaki yabancının
devlet veya mafya tarafından korunduğunu anlarlarsa ona bir şey yapmazlar, ama
sonra sizi yalnız yakaladıklarında döverler."
Yoksul erkekler egemenlik kurmak amacıyla kadınlara
ahlaki/cinsel görevler biçerler.
Tüketimcilik ve Mülksüzler
Yeni zenginler Batı mallarıyla fantezi ve şehvet dünyasında
kimlik kurarken, mülksüzler bu yerleri ahlaksızlıkla bağdaştırır.
Mülksüzler "tüketimi ve onun getirdiği fantezi ve
şehvet dünyasını yabancılarla, fahişelikle, hırsızlıkla ve genel bir
ahlaksızlıkla ilişkilendirerek" politik bir direniş sergiler ve Sovyet
yüksek kültürünü özlerler.
Yabancıyla Gelen Vahşi Kapitalizm
Serbest pazar ekonomisi kağıt üzerinde herkesin ürünlere
erişebildiği bir "demokrasi" vaat etse de, mülksüzler için bu durum
anlamsızdır; çünkü fahiş fiyatları ödeyecek alım güçleri yoktur.
En nefret edilen figür Gorbaçov’dur; "Perestroika hem
çok büyük bir hainlik hem de büyük bir aldatmaca" olarak görülür ve Sovyet
geçmişi idealleştirilir.
Halkın gelecek umudu tamamen kırılmıştır; zaman algıları
Sovyetler Birliği'nin çöküşüyle adeta durmuştur.
7. Etnik Gerilim
Devletin Kazaklaştırılması
Kazak olmayanlar, bağımsız Kazak devletinde ikinci sınıf
vatandaş konumuna itilmekten kaygılıdır.
Göçmen: Burada ben ikinci sınıf vatandaşım, ama Moldava'da
da beni bekleyen yok.
Kamu makamları, krediler ve üniversite kotaları Kazak kabile
şebekelerine (cüz) dağıtılmaktadır.
Kazakların milliyetçi olduğundan yakınan Rusların evleri
arabaları var. Ama Kazakların çoğunun hiçbir şeyleri yok.
Dil Politikası
Kazakça resmi önkoşul yapılmıştır ancak altyapı eksikliği ve
Slav kökenlilerin muhalefeti süreci baltalar.
Ukraynalı bir kadın: “Kazakça modern zamanlara uymayan geri
kalmış bir dil...”
Almatı’da Rusça "uygarlık" dili sayılırken Kazakça
mambetlerin (köylülerin) geri dili olarak görülür.
Konut Çatışması
Özelleştirilen Kruşçev konutları çoğunlukla Rusların
elindedir ve kente göçen Kazaklar yüksek kiralardan sızlanır.
Kentsel Alanların Denetimi İçin Çıkan Çatışmalar
Meydanlar, barlar ve sokak pazarları denetimi için çıkan
kavgalar etnik ve erkek egemen niteliktedir.
Şaşlık barda sarhoş Rus Kolia’nın düşen bir Kazak’a gülmesi
üzerine Kazak çetelerce Kolia’nın bayılana kadar vahşice tekmelenmesi olayı bu
denetim mücadelesini simgeler: "Kolia'nın topluca dövülmesi mahalle
meydanında... Kazakların hâkimiyetinin yeniden tesisi anlamına geliyordu."
Kazak Kimliği ve Sorunlar
Tek bir Kazak kimliği yoktur; kentli Kazaklar ile
"Güneyli" ("Iuzhanin" / "Mambet") kabile
göçmenleri arasında kültürel bir aşağılama ve yarık vardır.
Kentsel Mekân Mücadelesi ve İslâmî Kimliğin Parçalanması
Kolektif bir Orta Asya İslam kimliği yanılsamadır. Uygurlar,
Azeriler ve Türkler pazar yerlerinde kabile Kazaklarının tacizine uğradıkları
için Ruslarla dayanışma gösterirler.
8. Karşılaştırmalı Sonuç: Kimin Dönüşümü?
Sovyet refah devletinin sağladığı iş güvencesi, ücretsiz
eğitim ve sağlık hakları mülksüzler tarafından özlemle aranmaktadır.
Piyasa reformları, eski komünist seçkinlerin (nomenklatura)
tarihsel toplumsal sözleşmeyi bozarak gerçekleştirdiği bitirilmemiş bir
karşıdevrimdir.
Toplum, güce ve rüşvete dayalı yağmacı ilişki ağlarına
bölünmüş ve sivil toplum yok olmuştur.
Neo-Liberal Yıkım (1992)
IMF ve Dünya Bankası denetiminde, Jeffrey Sachs gibi Batılı
danışmanların reçeteleriyle uygulanan "şok tedavi", Rus ekonomisini
%50 küçültmüş, sanayi üretimini %27 düşürmüş ve tüketici fiyatlarını 100 kat
artırmıştır.
Rusya'daki şok tedavi programları demografik çöküşe (yaşam
sürelerinin kısalması, intiharlar) yol açmış; Gazprom gibi dev kamu işletmeleri
eski bakan Çernomirdin gibi isimlerce özelleştirme yoluyla yağmalanmıştır.
Devletin asayiş ve vergi toplama işlevleri (haraççı) özel
güvenlik ve mafya şebekelerine devredilmiş, yani şiddet metalaşmıştır.
Yağmacı düzendeki kuralsızlık, güvensizlik ve kaos ortamı;
geniş kitleler üzerinde derin bir korku ve çaresizlik yaratmıştır. Bu durum,
küçük kabadayıları (mafyayı/oligarkları) hizaya sokacak ve düzen getirecek
"büyük bir kabadayıya" (Bonapartvari güçlü bir lidere / Putin
figürüne) olan toplumsal özlemi körüklemiştir.
Mülksüzler bu sömürüye karşı bir "Sovyet kimliği"
inşa ederek ve kapitalist dünyayı bir "küresel genelev" olarak
niteleyerek direnmektedirler.
…
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder