1 Şubat 2022 Salı

Joma Nazpary - Sovyet Sonrası Karmaşa - Notlar

Joma Nazpary - Sovyet Sonrası Karmaşa - Notlar

Kazakistan’da Şiddet ve Mülksüzleşme

Post-Soviet Chaos, Violence and Dispossession in Kazakhstan

Mütercim: Selda Somuncuoğlu, İletişim Yayınları, 2003

 


1. Giriş

Kazakistan'da halkın büyük bir bölümü Sovyet sonrası yaşanan değişimleri karmaşa (bardak) ve kendilerini de bu değişim nedeniyle mülksüzleşmiş olarak tanımlar.

Bardak (Karmaşa): Rusça kelime anlamı "genelev" olan bardak terimi Kazakistan'daki toplumsal/ekonomik kargaşayı, ahlaki çöküşü, yasadışılığı ve devletsizleşme hissini tanımlamak için kullanılan anahtar bir mecazdır.

 

1987 / Gorbaçov dönemi mülksüzleştirme

Nomenklatura (eski Sovyet seçkinleri), karaborsa, stokçuluk ve kayıtsız ekonomi yoluyla devlet mallarını (petrol, çelik, silah) yasadışı yollarla dışarı aktararak ilk devasa servet birikimini yarattı. Mafya şiddeti bu süreci destekledi.

 

Bağımsızlık dönemi mülksüzleştirme

Devlet işletmeleri yasal kılıflarla veya rüşvet/akraba kayırma yollarıyla yöneticilerin özel mülküne dönüştürüldü. Fiyatların serbest bırakılması ve enflasyonla halkın tüm birikimleri yok edildi.

 

Mülksüzler

Devlet mallarına el konulması, servetin hızla birkaç elde birikmesine yol açarken, geniş halk kitlelerini yoksulluğa iterek "yeni zenginler" ve "mülksüzler" şeklinde keskin bir toplumsal kutuplaşma yaratmıştır.

Bu mülksüzleşme süreci, Marx'ın ilkel birikim teorisindeki gibi "kan ve ateşle yazılmıştır"; ancak buradaki fark, Sovyet sonrası yurttaşların üretim araçlarından ziyade devletin sağladığı sosyal güvence ve hizmet haklarından yoksun kalmalarıdır.

Mülksüzler heterojen bir yapıya sahip olup, ekonomik bunalımdan en çok sanayi işçisi olan Rus erkekleri etkilenmiş, bu kesim sokak satıcılığı gibi işleri "küçültücü" bulduğu için yoğun biçimde alkole sığınmıştır.

 

Mülksüzlük yalnızca evsizlik değil; işi, evi veya küçük toprağı olsa bile geleceksizlik, güvensizlik, mesleki/kültürel yoksunluk hisseden tüm kesimleri (kentli işçiler, memurlar, akademisyenler, sokak satıcıları) kapsar.

 

Kitabın içeriği

İkinci Bölüm'de Kazakistan ve Almatı'nın tarihsel geçmişi ile alan araştırmam hakkında bilgi veriyorum.

Üçüncü Bölüm'de karmaşanın bazı yönlerini mülksüzlerce tanımlandığı şekilde ele alacağım, ilkin, devlet mallarının özelleştirilmesi, rüşvet, haraç ve kredilerin yönlendirilmesi gibi yollarla servet farklılıklarının yaratılma sürecine değiniyorum.

Dördüncü Bölüm'de mülksüzlerin karmaşayla başa çıkmak için kendi ilişki ağları içinde geliştirdikleri değiş tokuş üzerinde duruyorum.

Beşinci Bölüm'de mülksüz genç kadınların cinselliklerini kullanarak izledikleri ekonomik stratejiler ele alınıyor.

Altıncı Bölüm'de mülksüzlerin Sovyet sonrası değişimler karşısında verdikleri ideolojik ve kültürel tepkileri ele alıyorum.

Yedinci Bölüm’de herkesçe paylaşılan Sovyet kimliği kavramı, sürmekte olan etnik gerilimler bağlamında ele alınacak.

 

2. İnsanlar ve Mekânlar

Almatı’daki saha araştırması…

Araştırmanın yapıldığı Almatı mahallesinde üç tip konut bulunur: Sahipleri çoğunlukla Rus olan 1930'lardan kalma altyapısız tek katlı evler, devlet ve parti çalışanları için 1950'lerde yapılan konforlu sarı evler ve 1960-70'lerde inşa edilmiş beton "Kruşçev evleri". Sovyet sonrası dönemde mahalle sakinleri ciddi yoksulluk, işsizlik, fuhuş, intiharlar ve sokak çeteleriyle yüz yüze kalmıştır. Komşuluk ve ortak kutlamalar bitmiş, güvensizlik nedeniyle evlerin yarısının ahşap kapıları çelik kapılarla değiştirilmiştir.

 

Almatı, Tienşan Dağları kuşağı ile çevrili, yeşil alanları bol ancak toplumsal olarak seçkinlerin yaşadığı "merkez" ve yoksul halkın yaşadığı çevre bölgeler olarak ikiye bölünmüş bir kenttir. 1992 sonrasında dış ticaret tekelinin kalkmasıyla kentte ithal mallar, büfeler, döviz büroları ve Chevron, Shell gibi çokuluslu şirketler boy göstermiştir.

Yeni ticari yaşamın damarlarında akan kan ABD doları olmuştur; bu durum mülksüzler arasında ABD simgelerine karşı nefret uyandırmıştır.

 

Kazakistan

Ülke, Orta Asya’da 100 farklı etnik gruptan oluşan 16,5 milyon nüfuslu geniş bir coğrafyadır. Sovyet döneminde Dinmuhammed Kunaev yönetiminde Kazak ilişki ağları kilit kurumlarda egemen olmuş, bağımsızlık sonrası Nazarbayev döneminde ise "devletin Kazaklaştırılması" politikası hızlanmıştır. Bu durum Rusların kitlesel göçüne yol açarken, kırsal kesimdeki Kazaklar da çöken tarım ekonomisi nedeniyle Almatı gibi kentlere göç etmiştir.

 

3. Bardak: Karmaşanın Unsurları

Servetin Birkaç Elde Birikmesi

Mülksüzleşmiş halk, Sovyet sonrası koşulları bir karmaşa ("bardak") olarak tanımlamaktadır. Servetin eski partililer, karaborsacılar ve mafyanın elinde yasadışı yollarla birikmesinden yeni zenginler sorumlu tutulur.

Mülksüzler kendilerini "biz, halk (narod), emekçi halk, aşağıdakiler" olarak konumlandırırken, yönetici kesimi "onlar, patronlar, önde gelenler ve yeni zenginler" olarak ayırırlar.

 

Özelleştirme, Yani Hırsızlık

Özelleştirmeler, fabrikaların yağmalanması ve refah devletinin bir gecede ortadan kalkması olarak görülür.

Mağazada çalışan Rus bir kadın işçi bu durumu, "Özelleştirme halkın malının çalınmasıdır" şeklinde özetler. Özelleştirilen fabrikalarda işsizlik korkusuyla işçiler üzerinde sıkı bir disiplin kurulmuş, konut özelleştirmeleri ise insanlara artan faturalar ve bakım sorunları getirmiştir.

 

Kredilerin Yönlendirilmesi

Kredi sistemi, yöneticilerin dost ve akrabalarına peşkeş çekilerek bankaların batırılması ve paraların İsviçre gibi ülkelerdeki gizli hesaplara aktarılması için kullanılmıştır.

Banka yöneticileri ve devlet adamları bu şekilde servetlerini artırırlarken, sıradan müşteriler hep kaybederler, paralarını hiçbir zaman geri alamazlar.

 

Rüşvet

Almatı'da iş halletmenin tek yolu kişisel bağlantılar ve rüşvettir.

Her bakanlık rüşvet alma potansiyeline göre parsellenmiş.

 

Eğitimdeki Yolsuzluk

Üniversite giriş sınavları, geçer notlar, diplomalar ve yurt dışı bursları tamamen rüşvet ve kayırmacılık (blat) üzerinden dönmektedir.

İşler yakınlara ve tanıdıklara verilir, yabancılara güvenilmez, kayda değer iş verilmez.

 

Ticarette Yolsuzluk

Sokak satıcıları ve büfeler; polis, vergi memurları, itfaiye, OBEP (ekonomik suçlarla mücadele) ve mafyaya düzenli haraç ve rüşvet öderler. Memurlar bu sisteme dahil olmak istemediklerinde kovulu- yor, sonra da ortadan kayboluyorlar.

Koruması olmayan biri mafyaya para ödemeyi reddederse ya büfesini yakarlar ya da adamı döverler.

 

Şiddet

Yasadışı devlet aygıtının parçalanmasıyla şiddet tırmanmıştır. Genç kadınlar, diskolarda veya sokaklarda mafya ve güneyli çeteler tarafından kaçırılarak tecavüze ve fiziksel tacize maruz kalmaktadır.

Bugün insanlar vahşi hayvanlar gibi. Orman kanunlarına göre hareket ediyorlar. Güçlü olan herkes zayıflara saldırıyor, tecavüz ediyor, öldürüyor, soyuyor.

Çeteler, Kazakistan'ın asıl sahibi olduklarını iddia ederek Kazak olmayan kadınları da dil ve milliyetçilik üzerinden taciz etmektedir.

 

Yitirmişlik Duygusu

Sovyet sonrası değişim, aniden ortaya çıkan bir doğal afet gibi algılanmaktadır.

Kazak kökenli bir kadın durumu şöyle betimlemişti: "Sovyetler Birliği'nin parçalanmasına ilişkin duygularımız, evi depremle ya da yangınla birdenbi- re yok olan bir ailenin hissettiklerinin aynısıdır." Kitlesel iş- sizlik, yaygın seks işçiliği, çocuk seks işçileri, çocuk işçiler, dilencilik, çöpte yiyecek aramak; bunların tümü Sovyet "yaşam biçimi"ne yabancı olgular. İnsanların tek başlarına ya da topluca bunlarla baş etme güçleri veya becerileri yok.

 

Refahın Kaybolması

Maddi yoksulluk en büyük kayıptır; Brejnev dönemi tüketimin bol olduğu mutlu zamanlar olarak anılır.

 

İş Kaybı ve Sanayi Sektörünün Gözden Düşmesi

Sanayisizleşme ve fabrikaların kapanması özellikle Slav erkekler arasında kitlesel işsizliğe, alkolizme ve intiharlara yol açmıştır.

Evin geçimini eskiden erkekler sağlardı, ama şimdi işsizler... Onurlarını kaybettiler, unutmak için içiyorlar.

 

Boş Vaktin Yitirilmesi

Eski sendikal dinlenme izinleri ("putevka"), ücretsiz yaz kampları, ucuz sanatsal ve kültürel etkinlikler tamamen sona ermiştir.

Bağımsızlıktan sonra sınırların çizilmesi aileleri birbirinden koparmıştır. Maddi yetersizlikler, insanların yakın akrabalarını ziyaret edebilmesine dahi izin vermemektedir.

 

Güvencelerin Yitirilmesi

Sağlık, eğitim ve iş güvencelerinin yok olması halkta derin bir varoluşsal endişe yaratmıştır.

 

Umutsuzluk

(Kazak öğretmen): Şimdi pazarda bir sürü mal var, ama alamıyoruz... Sovyet zamanında paramız vardı, gücümüz, umutlarımız vardı. Şimdi hiçbir şeyimiz yok, ölü bedenleriz. Hareket eden cesetleriz, dehşet verici, çok üzücü.

 

Eşitlikçi Toplumun Yok Olması

Eski Kruşçev konutlarında aydınlarla işçilerin eşit koşullarda, kültürel uçurum olmadan yaşamasına tezat olarak, yeni dönemde seçkinler ve yeni lümpen burjuvazi ile halk arasında derin bir uçurum ve sınıfsal tabakalaşma doğmuştur.

 

Komplo Teorisi

Seçkinlerin kapitalist geçiş dönemi söylemleri inandırıcı bulunmaz. Sürekli Sibirya treninde yolculuk ediyoruz. Her zaman geçiş halindeyiz. 70 yıldır sosyalizmden komünizme geçiyorduk, şimdi... sosyalizmden kapitalizme geçiyoruz. Treni götürenler hep aynı.

Dönüşümün eski komünist seçkinler ve Batılı güçlerin ortak bir komplosu olduğuna inanılır.

 

Sonuçlar

Karmaşa, geleceğin tamamen öngörülemez olmasıdır.

Talan oyunlarının başta gelen kuralı bağlantıların ve şiddetin parayla satın alınabiliyor olması ve bu gücü elinde tutan etki şebekelerinin devleti ve asayişi özelleştirmesidir.

 

4. Karmaşayla Baş Etmek İçin Kurulan İlişki Ağları

Tanımlar

Yeniden dağıtım devlet eliyle yapılırken, karşılıklılık kişisel güvene dayalı sürekli bir değiş tokuştur.

İlişki ağlarının gücü "ulaşılabilirlilik, katmanlılık ve yoğunluk" kriterleriyle ölçülür.

 

Geçinmek için Başvurulan Yollar: Karşılıklılık ve Şebekeleşme

Maaşların ve refah devletinin çökmesiyle, aileler ev içi üretim ve ilişki ağları üzerinden değiş tokuş ile hayatta kalmaktadır.

 

Yiyeceklerin ve İçkinin Paylaşımı

Yemeklerin paylaşıldığı ev simgesel bir sığınaktır. Törensel sofralarda kadeh kaldıran "Tamada"nın konuşmaları, hiyerarşiyi, yaş ve cinsiyet rollerini meşrulaştırır.

 

Armağanlar

Armağanlaşma rüşvete çok yakındır ve patronlarla ilişkileri iyi tutmak için kullanılır. Bir işçi düğününde en etkili hediye, "birbirine yapıştırılmış dolarlardan oluşan bir kuşak" olmuştur.

 

Yardım

Yardım, doğrudan çıkar odaklı takastan farklı olarak, zaman sınırlaması olmayan ve insan ilişkisini besleyen bir karşılıklılıktır.

Bu alanda "biat" (blat) yani yasal olmayan kamu kaynaklarını sızdırma ilişkileri Brejnev döneminden beri bir yaşam biçimidir. Devletin özelleştirilmesi... herkesin blata başvurması için bir zemin hazırlamış ve rüşveti tek yol kılmıştır.

 

Şebekeleşme

Ağlar işyerleri, aileler ve evlilikler üzerinden kurulur. Kazakların akrabalık görevleri Ruslardan çok daha geniş ve sıkıdır. Kültürel yarıkların karşılıklılığı bozmaması için etnik içi evlilikler tercih edilir.

Kazak şebekelerinin devlet aygıtındaki egemenliği "kabilecilik" suçlamalarına ve etnik gerilimlere yol açmaktadır.

 

Değişimin İlişki Ağları Üzerindeki Olumsuz Etikleri

Sınıfsal kutuplaşma, kapitalist açgözlülük zihniyeti, yoksulluk ve etnik göç güven ilişkilerini zedelemektedir.

Herkesin işini bağlantıları aracılığıyla bulduğunu biliyoruz, ama bunu birbirimize söylemiyoruz. Bindiğin dalı kesemezsin.

 

Sonuçlar

İyi ahlak tüm yurttaşlar karşısında değil, yalnızca dost ve akrabalar karşısında gösterilen bir davranış haline gelmiş, genel bir toplum veya sivil toplum bilinci yok olmuştur.

 

5. Kadınlar ve İzledikleri Cinsel Stratejiler: Şiddet ve Damgalanma

İş Bulma

Bağlantısı olmayan genç kadınlar özel sektörde sekreterlik, çevirmenlik gibi iyi ücretli işler bulabilmek için cinsel sömürüye maruz kalmaktadır.

Sum mağazasındaki tezgahtarlar için "hepsi seçilmiş metresler" iddiası yaygındır. Kadınlar cinsel taciz ve güvencesizliğe rağmen, fırında çalışan Gula’nın 50 dolarlık ücretine kıyasla barlarda 200 dolar gibi yüksek kazançlar elde etmek için bu işlere yönelirler.

 

Sponsor Bulma

Sponsorluk, zengin erkeklerin sağladığı maddi destek karşılığında girilen cinsel ilişkidir.

Sponsor, "Kadına para veren, moda giysiler ve başka armağanlar alan ya da bunları yapabilecek kadar zengin olan ve onunla yatan erkek"tir.

Kadınlar, bedenlerini sponsora satıp ruhlarını ve kalplerini sevgililerine ayırarak onurlarını korumaya çalışırlar.

 

Koca Bulma

Kızlar için evlilik en önemli kariyerdir.

Kızlar, serseriler yerine kendilerini koruyabilecek, zengin ve "centilmen" soylu mafya üyelerini koca olarak ararlar.

Erkekler seks yapmak için bakire olmayan kızları isterler, ama evlenmeye karar verdiklerinde masum kızlara bakarlar.

 

Seks İşçiliği

Almatı'da seks işçiliği çok yaygındır ve Karavan gazetesindeki ilanlar bunun kanıtıdır.

Hemşirelikten fuhşa geçen Aslı, sınav geçmek için para biriktirmeye çalışan Süldüz ve Dana tek odalı evde kalıp telefonla müşteri bulurlar.

Aslı: "Eğer kadın 30'unu geçmişse başarılı bir fahişe olamaz."

Kızlar kendilerini birer "oyuncu" olarak görerek süreci denetlemeye çalışırlar. Polisin cinsel tacizi ve sokak serserilerinin gasp, bıçaklı saldırı ve tecavüzleri hayatlarının parçasıdır.

 

Damgalanma ve Şiddet

Evlilik dışı cinsel stratejiler güden kadınlar ahlaksızlıkla damgalanır ve bu damga onlara yönelik aile içi ve dışı şiddeti meşrulaştırır. Erkekler arasında zamparalık yapmayan erkek erkek değildir anlayışı hakimdir.

Namuslu kadın; evlilik dışı ilişkiye girmeyen, kışkırtıcı giyinmeyen kadındır. Bu kuralları çiğneyen kadınlar ("suka") şiddetle disiplin altına alınmaya çalışılır.

 

Bu kadınlar, kapitalizmle gelen "modernliğin" ve Batılı yaşam tarzının bir simgesi olarak görülüp takdir ediliyor.

Aynı zamanda "geleneksel" ahlak değerlerini ihlal ettikleri gerekçesiyle "yoldan çıkmış" ilan ediliyorlar.

Bu ikili standart, kadınlara yönelik fiziksel ve simgesel şiddeti tetikliyor ve toplum nezdinde meşru kılınmasına zemin hazırlıyor.

 

(Kadınlar) Nihai hayat amaçları geleneksel/resmi ideolojinin öngördüğü "eş ve anne" rolleri olduğu için, yaptıkları iş nedeniyle içsel bir çatışma yaşayıp olumsuz duygulardan kurtulamıyorlar.

 

6. Yabancının Kuruluşu: Sovyet Toplumu İmgesi

Sovyet Kimliğinin Olumsuzluklardan Yola Çıkarak Kurulması

Mülksüzleşmiş kitleler vahşi kapitalizme karşı Sovyet geçmişine sığınırken, yeni zenginler bu dönemi baskıcı ve tekdüze bularak reddeder.

 

Yabancı Kavramı

Yabancı; eski Sovyet dışından gelen, fahişeliği, cinsel hastalıkları ve tüketimciliği yayan zengin erkek figürüdür. Baltık halkları Sovyet dairesinin dışında tutulur.

Kazak bir kadın: "Baltık halkları bizden farklıydı. Hiçbir zaman yürekten Sovyet olmadılar."

 

Kaynak Olarak Görülen Yabancı

Polis vize kuyruklarında olduğu gibi, yabancılar yerel halk için rüşvet, yüksek kira, istihdam ve yurt dışı bağlantısı sağlayan birer kaynak kapısıdır.

 

Kötülüklerin Kaynağı Olarak Yabancı

Yabancılar yerel cinsel safiyeti kirleten odaktır. Bavul ticareti yapan kadınların yabancılarla yattığı suçlaması yaygındır. "Rus kadınlar bir yabancıyla tanıştıklarında Tanrı'nın yüzlerine güldüğünü düşünürler."

Yabancı erkekler yerli güçlü erkeklerin kadınlar üzerindeki cinsel tekeline karşı bir tehdittir.

 

Güçsüz Erkekler ve Yabancı

Maddi yetersizlik nedeniyle centilmen rolünü oynayamayan yoksul erkekler cinsel bunalımdadır. "Serseriler... yanınızdaki yabancının devlet veya mafya tarafından korunduğunu anlarlarsa ona bir şey yapmazlar, ama sonra sizi yalnız yakaladıklarında döverler."

Yoksul erkekler egemenlik kurmak amacıyla kadınlara ahlaki/cinsel görevler biçerler.

 

Tüketimcilik ve Mülksüzler

Yeni zenginler Batı mallarıyla fantezi ve şehvet dünyasında kimlik kurarken, mülksüzler bu yerleri ahlaksızlıkla bağdaştırır.

Mülksüzler "tüketimi ve onun getirdiği fantezi ve şehvet dünyasını yabancılarla, fahişelikle, hırsızlıkla ve genel bir ahlaksızlıkla ilişkilendirerek" politik bir direniş sergiler ve Sovyet yüksek kültürünü özlerler.

 

Yabancıyla Gelen Vahşi Kapitalizm

Serbest pazar ekonomisi kağıt üzerinde herkesin ürünlere erişebildiği bir "demokrasi" vaat etse de, mülksüzler için bu durum anlamsızdır; çünkü fahiş fiyatları ödeyecek alım güçleri yoktur.

 

En nefret edilen figür Gorbaçov’dur; "Perestroika hem çok büyük bir hainlik hem de büyük bir aldatmaca" olarak görülür ve Sovyet geçmişi idealleştirilir.

Halkın gelecek umudu tamamen kırılmıştır; zaman algıları Sovyetler Birliği'nin çöküşüyle adeta durmuştur.

 

7. Etnik Gerilim

Devletin Kazaklaştırılması

Kazak olmayanlar, bağımsız Kazak devletinde ikinci sınıf vatandaş konumuna itilmekten kaygılıdır.

Göçmen: Burada ben ikinci sınıf vatandaşım, ama Moldava'da da beni bekleyen yok.

Kamu makamları, krediler ve üniversite kotaları Kazak kabile şebekelerine (cüz) dağıtılmaktadır.

Kazakların milliyetçi olduğundan yakınan Rusların evleri arabaları var. Ama Kazakların çoğunun hiçbir şeyleri yok.

 

Dil Politikası

Kazakça resmi önkoşul yapılmıştır ancak altyapı eksikliği ve Slav kökenlilerin muhalefeti süreci baltalar.

Ukraynalı bir kadın: “Kazakça modern zamanlara uymayan geri kalmış bir dil...”

Almatı’da Rusça "uygarlık" dili sayılırken Kazakça mambetlerin (köylülerin) geri dili olarak görülür.

 

Konut Çatışması

Özelleştirilen Kruşçev konutları çoğunlukla Rusların elindedir ve kente göçen Kazaklar yüksek kiralardan sızlanır.

 

Kentsel Alanların Denetimi İçin Çıkan Çatışmalar

Meydanlar, barlar ve sokak pazarları denetimi için çıkan kavgalar etnik ve erkek egemen niteliktedir.

Şaşlık barda sarhoş Rus Kolia’nın düşen bir Kazak’a gülmesi üzerine Kazak çetelerce Kolia’nın bayılana kadar vahşice tekmelenmesi olayı bu denetim mücadelesini simgeler: "Kolia'nın topluca dövülmesi mahalle meydanında... Kazakların hâkimiyetinin yeniden tesisi anlamına geliyordu."

 

Kazak Kimliği ve Sorunlar

Tek bir Kazak kimliği yoktur; kentli Kazaklar ile "Güneyli" ("Iuzhanin" / "Mambet") kabile göçmenleri arasında kültürel bir aşağılama ve yarık vardır.

 

Kentsel Mekân Mücadelesi ve İslâmî Kimliğin Parçalanması

Kolektif bir Orta Asya İslam kimliği yanılsamadır. Uygurlar, Azeriler ve Türkler pazar yerlerinde kabile Kazaklarının tacizine uğradıkları için Ruslarla dayanışma gösterirler.

 

8. Karşılaştırmalı Sonuç: Kimin Dönüşümü?

Sovyet refah devletinin sağladığı iş güvencesi, ücretsiz eğitim ve sağlık hakları mülksüzler tarafından özlemle aranmaktadır.

Piyasa reformları, eski komünist seçkinlerin (nomenklatura) tarihsel toplumsal sözleşmeyi bozarak gerçekleştirdiği bitirilmemiş bir karşıdevrimdir.

Toplum, güce ve rüşvete dayalı yağmacı ilişki ağlarına bölünmüş ve sivil toplum yok olmuştur.

 

Neo-Liberal Yıkım (1992)

IMF ve Dünya Bankası denetiminde, Jeffrey Sachs gibi Batılı danışmanların reçeteleriyle uygulanan "şok tedavi", Rus ekonomisini %50 küçültmüş, sanayi üretimini %27 düşürmüş ve tüketici fiyatlarını 100 kat artırmıştır.

 

Rusya'daki şok tedavi programları demografik çöküşe (yaşam sürelerinin kısalması, intiharlar) yol açmış; Gazprom gibi dev kamu işletmeleri eski bakan Çernomirdin gibi isimlerce özelleştirme yoluyla yağmalanmıştır.

 

Devletin asayiş ve vergi toplama işlevleri (haraççı) özel güvenlik ve mafya şebekelerine devredilmiş, yani şiddet metalaşmıştır.

 

Yağmacı düzendeki kuralsızlık, güvensizlik ve kaos ortamı; geniş kitleler üzerinde derin bir korku ve çaresizlik yaratmıştır. Bu durum, küçük kabadayıları (mafyayı/oligarkları) hizaya sokacak ve düzen getirecek "büyük bir kabadayıya" (Bonapartvari güçlü bir lidere / Putin figürüne) olan toplumsal özlemi körüklemiştir.

 

Mülksüzler bu sömürüye karşı bir "Sovyet kimliği" inşa ederek ve kapitalist dünyayı bir "küresel genelev" olarak niteleyerek direnmektedirler.

 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder