1 Şubat 2022 Salı

Michael J. Shapiro - Savaş Suçları - Notlar

Michael J. Shapiro - Savaş Suçları - Notlar

Zulüm ve Adalet

Yasin Emre Kara, Ayrıntı Yayınları, 2019

 


Önsöz

Savaş suçu, 'varlık ile yokluk, maddi ile akılla idrak edilebilen şeyler arasındaki her türlü ahenkli ilişkiyi yıkmak suretiyle temsili harap eden' bir olgudur.

 

Giriş

Edebiyat doğrulanamaz

Edebiyat kesin hükümler sunmaktan ziyade düşünmeyi teşvik eden bir bakış açısı sunabilir.

Kurmaca metinler, savaş suçları ve adalet gibi tartışmalı kavramlar üzerinde kesin hükümlere varmaya çalışmak yerine bu kavramlar üzerinde düşünmeyi ve çetrefilliğini artırmayı hedefler.

 

Deneme, doğruluk ve gerçeklik toplumunda gerçekleştirilen bir deneydir; tanımlar ve işlemlerin hükmettiği bir bilgi paketi değildir. Deneme, politik bir araç olduğu kadar, yazarı ve okuru geleneksel netlik ve iletişim standartlarının hakimiyetinden de kurtarır.

 

1. Küresel Adalet Dispozitifi

Mirkoviç'in, Lahey'deki Eski Yugoslavya Uluslararası Ceza Mahkemesi'nde eski Hırvat komutanı Blaškić'in duruşmasında edindiği izlenimler

 

Duruşma salonundaki aktörler, tarihçiler, coğrafyacılar ve siyaset bilimcilerin tamamı Blaškić üzerinden ortak suç örgütünün varlığına tanıklık eder.

Bu ortam, Michel Foucault'nun tanımladığı "dispozitif" yani söylemler, kurumlar, yasalar, idari önlemler ve felsefi önermelerden oluşan büsbütün heterojen bir topluluktur.

Gilles Deleuze'ün yorumuyla dispozitif; bilgi, iktidar ve öznellik hatlarının tarihsel olaylarla mutasyona uğramasını temsil eder.

 

Nürnberg Duruşmaları, hukuki söyleme "İnsanlık" adında yeni bir kolektif özne kazandırmıştır. "İnsanlığa karşı işlenen suçlar" kavramı ilk kez 1906 yılında E.D. Morel tarafından Belçika Kralı II. Leopold'un Kongo'daki eylemlerine atıfla "insanlığa karşı büyük bir suç" şeklinde ortaya atılmıştır.

 

Foucault için ceza, sadece yasadışılıkları kontrol etmez: "Ceza... yasadışılıkları ele almak, hoşgörünün sınırlarını belirlemek, bazılarına serbest saltanat vermek, başkaları üzerinde baskı kurmak... yasadışılıklara genel bir 'ekonomi' kazandırır."

Foucault, dünyayı bir uyum alanı olarak değil, yorumlayıcı mücadelelerin suç ortağı olmayan bir kargaşa ontolojisi olarak görür.

 

Foucault, yargı ve "doğru söyleme rejimleri" (regimes of veridiction) arasındaki ilişkiye odaklanır.

 

New York'taki bir mahkemece silah kaçakçılığından mahkum edilen Viktor Bout, işlerini esasında "hukukun hiç olmadığı" Şarika gibi bölgelerden yönetmiştir.

Küresel hukuk haritası pek çok gri alan içermektedir.

Dünyadaki Interpol ve DEA gibi polislik teşkilatları arasında da zayıf bir koordinasyon mevcuttur. DEA, paramiliter bir güce dönüşerek uyuşturucuyla mücadele adı altında sivilleri katleden komando operasyonlarına girişmiştir.

 

Eski Yugoslavya'nın dağılması, uyuşturucu ve silah suçlarının yanı sıra Pembe Panterler gibi küresel mücevher hırsızlığı çetelerini doğurmuştur.

Samuels'in dikkat çektiği üzere, Balkanlar'daki yaptırımlar suç çetelerini güçlendirmiş ve "Miloşeviç esasında devleti tamamen bir suç örgütüne dönüştürdü" tespitiyle devlet bizzat suç ile teşkil edilmiştir.

 

Foucault'nun metodolojisine uygun olarak, nelerin suç teşkil ettiğinin sınırları küresel gölge piyasaların büyümesiyle belirlenir.

 

Andrew Niccol'ün Savaş Tanrısı (Lord of War) filmindeki Yuri Orlov karakteri, doğrudan Viktor Bout'nun yaşamına dayanır.

Silah endüstrisi, ulusal güvenliğe sığınarak kendini denetimden yalıtan paralel bir politik evren, yani bir gölge dünya yaratmıştır. Moyers'ın belgeselinde anlatılan İran-Kontra skandalı, masum insanların canını alan bu küresel suç çetesi ağının bir başka somut örneğidir.

 

2. Zulüm, Güvenlikleştirme ve Müfrit Kaçış Çizgileri

Nip/Tuck dizisinde estetik cerrahlara J.Lo gibi görünmek istediğini söyleyen ve gerekçe olarak "çünkü bu bedene hapsoldum" diyen Bayan Naves'in hikayesi, yaşamın politikleşmesine bir örnektir.

Foucault'nun modernitenin iktidarın kendini yaşamın idaresine adadığı biyopolitik rolü tespiti, günümüzde ticari girişimlerin alanına kaymıştır.

Philip K. Dick'in Androidler Elektrikli mi Düşler? romanında ve Bıçak Sırtı filminde de Tyrell Şirketi, ürettiği yapay insanların (androidlerin/replikaların) ömrünü programlayarak yaşam üzerinde dinsel-kapitalist bir hakimiyet kurmuştur.

Pierre Bourdieu'nün "toplumsal alanlar" kuramı çerçevesinde bedensel görünüş bir ekonomik varlığa dönüşmüştür.

 

Hukuk, kendisini korumak adına adaletsiz-bir yolla uygulamaya koyduğu kanun hükmüdür.

 

3. Bir Silah Ne Görür?

Philip K. Dick / Karanlığı Taramak (A Scanner Darkly)

Kahraman, hem uyuşturucu kullanıcısı hem de kendisini izleyen sivil bir polistir.

 

Asker, bakışın nesnesi haline geldiğinde eyleyenlik ve hakimiyet duygusunu kaybeder, travmatik bir endişe alanına sürüklenir.

 

Bakış ve silah atışı artık aynı aygıtta (örneğin silahlı İHA'larda) birleşmiştir.

Öldürme kararı yavaş yavaş insan kumandanlardan hedefleme yazılımlarına kaymaktadır.

 

Tank / Zırhlı araçların içine kısılıp kalmak, dünyayla ve insanın kendi bedeniyle olan bağını koparır.

Silahlarla kurulan bağ maço ve erotikleşmiş bir nitelik kazanır

 

Savaşa tutkuyla katılan aşırı maço piyadelere "Kaptan Amerika" gibi lakaplar takılır.

 

Disney ne yaptı?

Pocahontas / halkımın uğradığı soykırımı, şarkı söyleyen bir rakun içeren bir aşk hikayesi yaptılar.

 

4. Sınır Adaleti

Alex Rivera'nın bilimkurgu filmi Sleep Dealer (2008), şirketlerin yönettiği sınır denetim dispozitifi altında Tijuana'daki işçilerin bedenlerine takılan nodlar aracılığıyla ABD'de sanal işçi (bracero) olarak çalıştırıldığı bir gelecek tasvir eder.

 

Fuentes'in İrade ve Kader (Destiny and Desire) romanındaki proleter Josue ile Errol üzerinden sınıf ayrıcalıkları, suçun devletin yerini alması ("suçlular tarafından korunan toplum") ve otobanda üniformalı suçluların/polislerin gerçekleştirdiği darp olayları anlatılır.

 

5. Adalet ve Arşivler

Mathias Enard'ın Mıntıka romanında Mirkoviç'in elindeki zulüm valizini koltuğuna kelepçeler… / Arşiv böylece kilit altına alınır…

 

WikiLeaks ve Edward Snowden gibi karşı-arşivler bu tekele meydan okur.

 

Arşiv: Bunun gelecekte ne anlam ifade edeceğini bilmek istiyorsak, ancak ve ancak gelecek zamanlarda bileceğiz…


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder