Carlo
Diano - Euripides’in Elektra’sına Giriş Notu -
Notlar
Carlo Diano, Opere, Giunti Editore S.p.A. Bompiani, Floransa,
2022
Euripides, Aeschylus ve Sofokles’in aksine sahneyi ihtişamlı
Argos/Miken saraylarına veya kutsal Agamemnon mezarına değil; Sparta
sınırındaki Tanaus vadisine, dağlık bir arazideki mütevazı bir köylü evine
taşır.
Doğal mekânın seçilmesiyle ilahi unsurlar
işlevsizleştirilir. Apollon uzaktadır; ex machina olarak beliren Dioskuriler
(Kastor ve Polluks) ise yalnızca Atina-Argos siyasi ittifakını pekiştirmek ve
Syracuse seferine iyi dilek sunmak için kullanılan tiyatral kurgulardır.
Anaksagoras’ın rasyonel doğa felsefesinde olduğu gibi,
tanrılar çekilince yerini kader, doğanın zorunluluğu (ananke) ve tesadüf/şans
(tyche) alır. Trajedinin akışını ilahi kehanetler değil; karakterlerin anlık
kararları ve psikolojik kırılmaları belirler.
Elektra bir köylüyle evlendirilmiştir; ancak kocası onun
soyluluğuna saygı duyarak ona dokunmamıştır. Elektra’nın içinde biriken kin,
bastırılmış kadınlığı ve bozulmamış çocukluğuyla derinleşir.
Klytemnestra, Aeschylus’taki o heybetli ve korkunç kraliçe
değildir; güzel, kibirli, zevkine düşkün ama vicdan azabı çeken sıradan bir
kadındır. Elektra ve Orestes ile karşılaşmasında insani bir acıma anı doğsa da,
Aegisthus’a olan bağımlılığı yüzünden trajik sonundan kaçamaz.
Anne katliamı (matricide) tamamlandıktan sonra tanrısal bir
arınma gelmez. Elektra ve Orestes, batan gökyüzünün altında yalnızlıkları,
suçlulukları ve gözyaşlarıyla baş başa kalırlar. Euripides, tiyatronun
yanılsaması içinde karakterleri mitolojik varlıklar olmaktan çıkarıp tamamen
çıplak ve çaresiz insani gerçekliklerine teslim eder.
…
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder