25 Mayıs 2015 Pazartesi

İbn Tufeyl

İbn Tufeyl (1006-1185)
Tabib ve fakihtir. İbn Bâcce'nin kitapları onun eğitiminde önemli bir rol oynamıştır. Felsefesi hakkında bilgi edindiğimiz tek eser Hay b. Yakzân’dır. Bu eserde İbn Tufeyl Fârâbî, İbn Bâcce ve kısmen İbn Sînâ’yı eleştirir. Sunduğu hikâye çerçevesinde din-felsefe ilişkilerini ve insanın mutluluğa nasıl ulaşacağını tartışır.
İbn Tufeyl’e göre sadece akıl yürütme ve araştırma en yüksek yetkinlik derecesine ulaşmak için yeterli değildir. İnsanın duygu dünyasında yaşamış olduğu manevi tecrübeleri ihmal edilmemelidir. Onun düşüncesinde müşahede, zevk, huzur ve ruhi tecrübe önem kazanır. Ona göre Gazzâlî müşahede ve huzur hallerini yaşamış ve böylece en yüce mutluluğa erip, kutsî mertebelere ulaşmıştır.

Hay Bin Yakzân
Hay ıssız bir adada hayata gelen bir insanı temsil etmektedir.
Hay adada, duyu, gözlem, deney, doğayı taklit ederek, tikel mukayeseler ile akıl yürütmeyle varlığını devam ettirir.
Hay ihtiyaçları ortaya çıktıkça ameli aklını kullanılır araçlar ve teknikler icad eder. Bu şekilde yaşamına devam eden Hay varlığı keşfetmeye çalışır. Akıl yürütmeleri sonucunda tabiatı, evrendeki bütünlüğü, gayeliliği, düzeni ve hikmeti keşfeder. İbn Tufeyl evreni büyük bir canlı olarak tasavvur eder. Hayy tabiattan yola çıkarak yaratıcı Tanrı fikrine ulaşır. İbn Tufeyl’e göre bozulmamış bir insan aklı metafizik âlem hakkında bilgilere ulaşabilir. Hay, evreni tam bir organik bütünlük olarak kavradığında onun bir yaratana muhtaç olduğunun da farkına varır. Hay Tanrı hakkında Onun en mükemmel varlık olması ve her türlü eksiklikten uzak olması gerektiği sonucuna varır.
Hay ölüm, öte dünya ve öte dünyadaki mahiyeti hakkında da muayyen sonuçlara varır. Hikâyede Hay yandaki komşu adadan gelen Absal ile tanışır. Bu tanışmayla beraber İbn Tufeyl kurumsallaşmış din ile felsefe ilişkilerini analiz eder. Hikâyenin son bölümünde gerçek anlamda bir din felsefesi tahlili yer almaktadır.
Absal dini öğretinin zahiri yönüyle yetinmeyip bâtınî yönlerini de araştırmıştır. Hikâyedeki Salaman ise Absal’ın arkadaşı ve dindaşıdır. Fakat Salaman dinin sadece zahiri yönleriyle yetinmekte olan abid ve dindar bir kişidir. Absal ve Salaman tiplemeleri dinin farklı anlaşılma ve yaşanma biçimlerini temsil eder. Hayy’ın kendi başına ulaştığı hakikatlerle Absal’ın sufi tecrübeleriyle ulaştığı yorumlar arasında hiçbir fark yoktur.

İbn Tufeyl'in Batı'ya etkisi
Latinlerce Abubacer veya Aben Tofal olarak tanınır.
Spinoza, Hayy bin Yakzan’ı Hollanda diline tercüme etmiştir.
Hayy b. Yekzân’ın Batı dillerine tercümesinden sonra İbn Tufeyl, Avrupa’da dini ve felsefî düşüncede devrim yarattı. Naturalizm ve amprizm cereyanlarının doğuşunda büyük rolü oldu ve Aydınlanma felsefesine çıkış imkânı sundu.
Emprizmin ve Asosyonalizm’in babası sayılan John Locke, bu kavramlar üzerine inşa ettiği yeni bilgi teorisini İbn Tufeyl’in fikirlerine borçludur.
İngiltere’deki “Kuaker” mezhebinin salikleri bu eseri adeta dini kitapları olarak benimsemişlerdi. David Hume’un, “Tabii din” teorisinde de İbn Tufeyl’in etkisi görülür.


“Adasal Roman” diye adlandırılan bilimsel roman türleri, Hayy b.Yekzân’ı örnek alarak almıştır. Bunlar arasında Francis Bacon’ın Yeni Atlantis’i, Thomas Morus’un Ütopya’sı, Daniel Defoe’nin Robinson Crusoe’su vardır.


---
İSLÂM DÜŞÜNCE TARİHİ
Editör: Prof. Dr. Mehmet Bayrakdar
Anadolu Üniversitesi Yayını, Yayın No: 2070
Eylül 2010, Eskişehir


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder