1 Mayıs 2015 Cuma

Sezgin Kaymaz - Bakele

Sezgin Kaymaz - Bakele

Bakele
Benim babaannemdi.
Bakele derdim ben de ona.

Yanlarına gittiğim her yaz bir şeyler öğrenirdim. Kitap okunur, gazete bakılırdı meselâ.
Okul gibiydi benim için köy.
Lise sondaydım.
Bakele ölmüş.
Ne edecekti dedem?
…toprak hamile gibi kabarmış, Bakele içinde yatıyor.

“Dede?” dedim, “Bakele ne demek?”
“Canım” demekmiş.
Ve “aşkım” ve “bir tanem” ve “her şeyim” ve “ömrümün vârı” ve “gözümün nuru” ve “kalbim” ve “ışığım” ve daha yüz binlerce güzel söz, güzel ses demekmiş.
İlk “canım” demek istediğinde ar etmiş dedem, “hanım” dese “malım” dmiş gibi olur diye korkmuş. “Vesile” dese çok resmi, soğuk.
“Bak hele…” demiş, devamını getirememiş gibi.
Bakele dönüp bakmış.
Demek bütün söyleyeceklerini unutmuş, öylece kalmış.

Bakele (…) bakmış ki demek yutkunup duruyor, “anladım İbrahim…” demiş. “Anladım… Sen bana Bakele de bundan sonra, ben anlarım senin ne demek istediğini.” (s. 13)

Cızgı
“Ne bu oğlum?”
Ne kadar da cahildi; cızgıyı bile bilmiyordu.

Bana göre özrü kabahatinden büyük insanların başında ilkokul öğretmenleri gelir.
Çizgiye de hâlâ cızgı derim.

Ben Geldim De…
O “de” ne? Ne gereği var?

Biz onla ciddi düşünüyorduk da…

Uzay Piçi
Babasız çocuk olmaktır asıl zor olan. Ya ezik olacaksın ya yalancı…
Ben yalancı olmayı seçmiştim.

İt Gibi Hırlayarak Dolaşırsan…
Müdür Bey sizi hademeye mi dövdürüyor?

Brut
Hayat mıydı lan bizimkisi? Bi Brut kokmadıktan sonra?
           
Erkek Olan
Nurten / gözümü korkutmaya başladı.
Yanımdayken yanımdaymış gibi hissedemez olmuştum onu meselâ. Ben onun yanındaymışım gibi hissediyordum.

İnsan, insanlığını çiğneyeceği zaman en çok ahlâk kurallarına sığınır.

Kurtulmak zorundayım ondan. Ama nasıl?

“Aç kııız” diyordu dışarıdaki.

Dışarıdaki mi daha korkunçtu içerideki mi, bilmiyordum…

…adlı bıçağı, sonra da bana salladı.
“Yandım.” Dedi Nurten.
“Git” dedi. “Mühim değil. Kaç, git, bir daha da gelme.”

O seninle mezara giderdi, ama sen onu koluna takıp pazara bile gidemezdin.

Hasibe
…kabul et bir kerecik; hayatın değişsin. Beceremiyorsan dua et, karşına bir Hasibe çıksın.

Angara’nın Bağları
Zuhâl diye biri gelmiş.
Kızı evleniyormuş da bizi de ailecek beklerlermiş falan filan.

Diş ağrın gibidir mazin, kaçamazsın.

April Yayınları

Şubat 2015

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder