26 Nisan 2019 Cuma

Cumhuriyet’in İlk Yıllarında Radyo


Nurgün Koç - Cumhuriyet’in İlk Yıllarında Radyo
Cumhuriyet Tarihi Araştırmaları Dergisi, Yıl: 8, Sayı: 15 (Bahar 2012)

Ülkemizde ilk radyo yayınını 1927’de yapılmıştır.
İstanbul ve Ankara Radyoları yanında üçüncü bir radyonun, İzmir Radyosunun kurulması 1950’leri bulmuştur.
…radyo uzun süre devletin resmi yayın organı olarak varlığını devam ettirmiştir (s. 70).

1940’larda pek çok evde telefon, pek çok kahvehane ve lokantada buzdolabı olmamasına rağmen radyo vardı (s. 71).

Radyo dünyanın diğer ülkelerinde de en başından itibaren kültür, eğitim, politika, eğlence vb. işlevleriyle karşımıza çıkmaktadır (s. 72).

Savaş devam ettiği sürece Almanya’da Köln, Stuttgart ve Frankfurt radyolarının başlıca görevi cephelerdeki askerlerle ilgilenmek, onlara cephe gerisindeki haberleri duyurmak ve kendileri için öğretici ve eğlendirici programlar hazırlamaktı.

Cumhuriyet’in ilk yıllarında radyodan kalkınma davasında önemli faydalar beklenmiştir (s. 73-74).

Türkiye’de de 1930- 40’lı yıllardaki propaganda araçlarının en etkilisi radyodur.
Yeni Ankara istasyonunun yapılarak radyo yayınının devletin eline geçmesinden itibaren radyo günlük hayatın önemli bir parçası olmasının yanı sıra devletin halka seslenişinin önemli bir aracı olmuştur (s. 75).

İstatistik Umum Müdürü Celal Aybar tarafından 1938 yılında verilen bilgiye göre o tarihte Ankara’da 5.016, İstanbul’da 16.933, İzmir’de 2.415, diğer vilayetlerde de 9.389 olmak üzere toplam 33.753 radyo cihazı bulunmaktaydı (s. 76).

Hemen hemen bütün ülkelerde olduğu gibi Türkiye’de de radyodan devletin amaçları doğrultusunda yararlanılmıştır (s. 77).

Radyoda sosyal yaşamla ilgili konulara da yer verilmiş, yapılan çeşitli programlarla vatandaşın günlük yaşamla ilgili sorunlarına kolaylıklar sağlamak ve onun genel bilgi ve görgüsünü arttırmak yoluna gidilmiştir (s. 81).

Radyoda gündelik yaşam, ekonomi, tarım, sağlık gibi konularda yayınlar yapılarak halkın bilinçlendirilmesine gayret edilmiştir.

Özellikle Ankara Radyosu ile Halkevleri arasında gerçekleştirilen işbirliği sonucu yapılan programlarda, ki bu programların CHP tarafından hazırlandığını hatırlatmak gerekir, halkın içinden çıkan gelenekleri yansıtan, Türk kültürüne ait olan türkülere, oyun havalarına, ağıtlara, masallara, atasözlerine yer verilmiştir (s. 95).

1 yorum: