8 Ekim 2019 Salı

Lozan Barış Konferansı Cilt 3


Seha L. Meray - Lozan Barış Konferansı Cilt 3
(Yabancılara Uygulanacak Rejim)
Yapı Kredi Yayınları, 2. Baskı: İstanbul, Mayıs 2001

İkinci Komisyonun ve Alt –Komisyonların Tutanakları ve Raporları


(1) Sayılı Tutanak
2 Aralık 1922 oturumu

Kapitülasyonlar rejimi

Marki Garroni
Komisyonumuza, görevlendirilmiş olduğu çalışmalara girişmeden önce, Kapitülasyonların, başlangıçta yabancılara, ülkenin ticaretini ve kaynaklarını geliştirmek için, gerekli güvencelerle [garantilerle], kendi töre ve görenekleri uyarınca yaşama olanaklarını sağlayarak, onları Osmanlı İmparatorluğu'na çekmek isteyen Türk Hükümetinin gönüllü bir davranışı ile verilmiş olduğunu hatırlatmayı ödev saymaktayım.

Kapitülasyonlar rejimi, bağımsız bir Devletin egemen güçlerini kısıtlayıcı niteliktedir.

Türkiye'de yerleşmiş ve orada önemli işlere girişmiş bulunan yabancıların antlaşmaların kendilerine sağladığı güvencelere inanç duyarak böyle davranmış olduklarını da kabul etmek gerekir. Böyle olunca, yabancılar bakımından, göz önünde tutulması ve korunması gereken, kazanılmış [muktesep] haklar vardır.

Türk Hükümeti, ortadan kalkmış olduğunu görmek istediği Kapitülasyonlar rejimi yerine, başvuracak herkese güven duygusu vermeğe elverişli nitelikte yasalar ve gene bu nitelikte bir yargı [adalet] yönetimi güvencelerini koymak gereğini, şüphesiz, göz önünde tutmak durumundadır (s. 2).

İsmet Paşa
[Türk] Hükümetinin, Kapitülasyonların özünü olduğu gibi tutup da, yalnız bunların adını ve biçimini ortadan kaldırmağa yönelebilecek görüşleri, hiç bir bakımdan kabul edemeyeceğini açıkça belirtmek istediğini söyledi (s. 3).

Barrere
Kapitülasyonların ortadan kaldırılmasından söz edildiğine göre, demek ki, bu Kapitülasyonlar bugün de vardır. Konferansın ödevi, çağdaş gereklere daha uygun düşecek, ve çağı geçmiş görüşlere dayanan Kapitülasyonlar rejiminin yerine geçebilecek, bir sistem araştırmaktadır (s. 3).

Lord Curzon
Kapitülasyonların, öteki tarafın rızası olmaksızın ve yerlerine yeni bir rejim konmaksızın yalnız bir tarafça sona erdirilemeyeceği ise, birçok vesilelerle yerleşmiş bulunmaktadır. Örneğin, Türkiye ile [Büyük] Devletler arasında 1871 de imzalanmış bir antlaşma, Bağıtlı Tarafların "dostça bir anlaşma ile öteki Bağıtlı Tarafların rızası alınmadıkça, hiç bir Devletin kendi başına bir antlaşmanın yükümlerinden kurtulamayacağını ya da bu antlaşmanın hükümlerini değiştiremeyeceğini Devletler hukukunun temel bir ilkesi olarak tanıdıklarını" belirtmektedir (s. 4).

İsmet Paşa'ya göre, alt-komisyonlara incelenmek üzere sunulacak sorunlar, karşılıklı-olma [mütekabiliyet] ilkesine dayanarak ve Devletler hukukunun genel kurallarına uygun ticaret antlaşmaları, yerleşme [ikamet] ve suçluların geri verilmesi antlaşmaları, konsolosluk sözleşmeleri yapılmasıdır. Türk Temsilci Heyeti, alt-komisyonlarda bu ilkeyi savunacaktır.

Baron Hayaşi (Japonya)
Japonya'nın uzun yıllar boyunca, Türkiye gibi, bir Kapitülasyonlar rejimi altında olması yüzünden, Türk özlemlerini belki de en çok yakınlık ve anlayışla karşılayan devletlerden biri olduğunu belirtmek istediğini söyledi. Bununla birlikte, Baron Hayashi, kendi ülkesinin tam bir hukuk örgütü kurabilmek için yirmi yıl, belki de daha uzun bir süre geçirdiğine İsmet Paşa'nın dikkatini çekmek istemektedir. Ancak Japonya'nın başardığı çetin bir çalışmadan sonradır ki, devletler, Kapitülasyonlara son verilmesini kabul edebilmişlerdir (s. 5).

İsmet Paşa
…özetlersek, ülke kanunlarından çoğunun yabancılara uygulanamayacağı bahanesi altında, Devletin yasama hakkına karşı olan saldırılar ve kısıtlamalar;
"Kamu düzenini ve güvenliğini çiğneyen yabancılara karşı kovuşturmada bulunabilme olanaksızlığı;
"Bir yabancı suçluyu kovuşturmak ve tutuklamak konusunda birtakım şartlara ve kısıtlamalara uyma zorunluluğunun kamu hukuku ilkelerine aykırı düşmesi;
"Birbirinin eşi olan davaların çeşitli mahkemeler önünde ve bağıtlı tarafların uyrukluğuna göre çeşitli kanunlar ve yargı usulü uyarınca çözümlenmesi zorunluluğu; kişilerin, kendi doğal yargıçlarına başvurabilme konusunda engellerle karşılaşmaları, vb. gibi durumlar, hep, Kapitülasyonlar rejiminin uygulanmasından doğan üzücü sonuçlardır (s. 14).

(2) Sayılı Tutanak
28 Aralık 1922 oturumu

Yabancılara uygulanacak yargı rejimi

Massigli
Müttefiklerin bu uğurda katlanmağa razı oldukları ödünlerin [tavizlerin] ne ölçüde olduğu konusunda bir fikir edinmek için, Kapitülasyonlar rejimi altında yabancılara Türkiye'de taşınmaz mallar [emlak] vergilerinden başka hiç bir verginin uygulanmadığı hatırlanmalıdır.
…yabancı Devletlerin önceden uygun görmüş olacakları kanunlardan başka kanunlara bağlı olmaksızın, Türkiye'de yerleşebilir ve her türlü ticaret ve endüstri alanlarında işe girişebilirlerdi.
Hukuk ya da ticaret davalarında, üstelik ceza davalarında bile, aralarında anlaşmazlık çıkan yabancılar, Osmanlı mahkemelerinin yargı yetkisi dışında kalmaktaydılar ve yalnız konsolosluk mahkemelerine bağlıydılar.

Türkiye'de bugün yabancılar rejiminde meydana gelenler gibi köklü değişiklikler, bir kalemde uygulanamazlar. Geçiş tedbirlerinin alınması gerekmektedir (s. 18).

Horace Rumbold
Birinci Alt-komisyonun, kendisine verilmiş olan görevi başaramamış olduğunu, Komisyona bildirmek durumunda kaldığına üzüldüğünü söyledi.

Türk Temsilci Heyeti, Müttefik uyruklarını, antlaşmaların yabancılara savaştan daha elli yıl önce tanımış olduğu, köylerde taşınmaz mal sahibi olabilme hakkından yoksun kılmak yolunu aramış ve ancak Müttefiklerin baskısı sonucundadır ki, uzun süre bir hak olarak kabul edilmiş bulunan bir şeyi, bir kayra [atıfet, lütuf] olarak bağışlamağa katlanmıştır.

Türk Temsilci Heyetinin, Türk Hükümetinin kendi uyrukları için saklı tutmak isteyebileceği birtakım meslekleri yabancılara yasaklamak hakkını elinden bırakmamağa çalıştı…

Müttefik Temsilci Heyetlerinin baskısı üzerinedir ki, Türk Temsilci Heyeti, kişisel durum sorunlarının, tarafların uyrukluğunda oldukları ülkelerin mahkemelerince çözüme bağlanmasını kabul etmiştir…

(Müttefikler) Türk Temsilcilerinin, konsolosluk mahkemelerini, kişisel durum [kişi halleri] konusunda bütün yetkilerinden yoksun bırakmak isteğinde olduklarını görmekle, bir kat daha umut kırıklığına uğramışlardır (s. 20-21)

Müttefik Temsilciler, geçmişten esinlenmekteydiler; fakat, aynı zamanda, Türkiye'nin bağımsızlığına tüm saygı göstermekle de ödevli olduklarından, kendilerini, genel çizgileriyle yeni olan bir rejim kurmakla görevli görmekteydiler

Türk Temsilci Heyeti herhangi bir teklifi incelemek istemeyerek, yalnız Türk yasalarının ve Türk yargı yönetiminin yabancıların dileyebilecekleri bütün güvenceleri vermekte olduğunu söylemekle yetindi. İşte bunun üzerinedir ki, Alt­komisyon dağıldı (s. 21).

İsmet Paşa
Türk Hükümeti için, yabancı yargıçların uluslararası bir organca hazırlanmış bir ad çizelgesinden seçilmesi ve atanması zorunluluğu, bu yargıçların görevlerini Türk Devleti adına yapmaları ve ödeneklerinin Türk Hükümetince verilmesi durumunda bile, ülke egemenliğine bir aykırılıktan başka bir şey olmaz (s. 24).

Barrere
Müttefik tekliflerinin Türk Temsilci Heyetince bir kalemde reddedilmesini kabul etmenin, Fransız Temsilci Heyeti için imkansız olduğunu söyledi. Fransız Temsilci Heyeti, Kapitülasyonlardaki kimi hükümlerin eskimiş, kimilerinin de - özellikle mali konulardaki hükümlerin - az çok haksız olduğunu düşündüğü için, Kapitülasyonların kaldırılmasına razı olmuştur; fakat, aynı zamanda, Türk Hükümetinden, Kapitülasyonlar rejimine hiç bir bakımdan benzememekle birlikte, yabancı uyruklara gerek hukuk gerekse ceza davaları konusunda yeterli güvenceler verebilecek bir sistem kurmasını beklemekte olduğunu açıkça belirtmişti. Bu yüzden, Türk Hükümetince yeterli güvenceler verilmedikçe, Fransız Temsilci Heyeti için, Kapitülasyonların kaldırılmasını kabul etmenin olanağı yoktur (s. 28).

Baron Hayashi
Japon Hükümetinin, ülkesinde yürürlükte olan Kapitülasyonları, ancak Devletlerin rızasıyla kaldırmış olduğunu hatırlattı (s. 28).

Child
Amerika Birleşik Devletleri, Türkiye bakımından yüküm meydana getiren antlaşmalara dayanan birtakım haklardan yararlanmaktadır. (…) Türkiye bu yükümleri tek-taraflı olarak red ve inkar etmedikçe, yalnız Türkiye'ce ortadan kaldırılamaz (s. 29).

Lord Curzon
…İsmet Paşa, komşu ülkelere uygulanandan farklı bir sistemin Türkiye'ye neden yükletilmekte olduğunu sormuştur. Bunun cevabı basittir; her iki durum arasında bir benzerlik yoktur da, ondan. Türkiye'de, yüzyıllardır ülkeye derin kökler salarak yerleşmiş ve bir çeşit özel korumadan yararlanmış, çok sayıda ve çok önemli yabancı toplulukları vardır. Komşu Devletlerde ise, yabancı topluluklar sayıca çok azdır; gerek varlıkları gerekse endüstri alanındaki işleri bakımından hiç de aynı önemde değillerdir (s. 32).

(3) Sayılı Tutanak
6 Ocak 1923 oturumu

Genel görüşmenin devamı

Marki Garroni
Türk Temsilci Heyeti, ekonomik Kapitülasyonlarla yargısal [adli] Kapitülasyonlar arasında bir ayırım yapmaksızın, Kapitülasyonlara son verilmesini istemiş bulunmaktadır. Bizlerse, Türkiye'de, yabancıların durumunu düzenlemeyi öngören bu hükümlere bulaşmış sayılan nefret yaratıcı niteliği ortadan kaldırmayı her şeyden önce gerekli görmekle birlikte, Kapitülasyonların, taraflar arasında karşılıklı çıkarlarını sağlamak için düzenlenmiş sözleşmelerden başka bir şey olmadıklarını hatırlattık (s. 55).

(4) Sayılı Tutanak
27 Ocak 1923 oturumu

Alt-komisyonun üç raporunun sunuluşu

Marki Garroni
Yabancılara Uygulanacak Rejim
Komisyonu, incelenecek sorunları üç Alt-komisyon arasında ayırmıştır.
Bu Alt-komisyonlardan birincisi, Türkiye'de yabancılara uygulanacak yargısal [adli] rejim;
İkincisi, vergi rejimi;
Üçüncüsü de, uyrukluk [tabiiyet] sorunu ile uğraşacaktı.

Türkiye'de yabancılara uygulanacak vergi rejimi (s. 62)

Uyrukluğa ve eski yapıtlara ilişkin hükümler (s. 65)

(5) Sayılı Tutanak
31 Ocak 1923 oturumu

Ülke ve Askerlik Sorunları


Birinci Alt-Komisyon

7 Aralık

Yerleşme Hakkı ve Yargı Rejimi Bakımından Yabancıların Durumu

Gerçek kişilerin yerleşme hakkı (s. 83)
Tüzel kişilerin yerleşme hakkı (s. 84)
Yabancıların kişisel durumu (s. 85)

(2) Sayılı Tutanak
9 Aralık

Türk karşı-tasarısı


(3) Sayılı Tutanak
11 Aralık 1922 oturumu

Yabancıların yerleşmesi

Ortaklıklara uygulanacak rejim (s. 95)
Köylerdeki taşınmaz mallar (s. 96)

(4) Sayılı Tutanak
13 Aralık 1922 oturumu

Türkiye'de yabancılara uygulanacak yargı rejiminin incelenmesi.


(5) Sayılı Tutanak
14 Aralık 1922 oturumu

Yargı rejiminin incelenmesi (devam)


(6) Sayılı Tutanak
20 Aralık

Yargı rejimi

İkinci Alt-Komisyon

Ekonomik Rejim Bakımından Yabancıların Durumu
15 Aralık

(2) Sayılı Tutanak
18 Aralık
Yabancıların kişileri ve mallan üzerinden uygulanacak vergiler

(3) Sayılı Tutanak
21 Aralık
Yabancıların kişilerine ve mallarına uygulanacak vergiler
Ortaklıklara uygulanacak vergi rejimi (s. 124)

(4) Sayılı Tutanak
23 Aralık
Yabancılara uygulanacak vergi rejimi

(5) Sayılı Tutanak
27 Aralık
Yabancılara uygulanacak vergi rejimi

(6) Sayılı Tutanak
27 Aralık
Türkiye'de geçici olarak bulunan yabancılara uygulanacak vergi rejimi

(7) Sayılı Tutanak
29 Aralık
Ortaklıklara uygulanacak rejim

(8) Sayılı Tutanak
30 Aralık
Müttefiklerin uyrukluğundaki yabancıların Türkiye'de yerleşmelerinin vergi açısından şartlarını incelemekle görevli İ kinci Alt-komisyon çalışmalarını tamamlamış…

Maddeler Tasarısı

(s. 151)
Madde 1
Kapitülasyon sözleşmeleri ve yapılagelişleri (usages) uyarınca yabancılara uygulanan vergi rejimine son verilmiştir.

Madde 2
Türkiye ülkesinde oturmak ve yerleşmek (sejourner et s'etablir) bakımından, Müttefik uyruklarına, niteliği ve adı ne olursa olsun, Türk uyruklarına uygulananlardan başka ya da daha ağır hiç bir vergi, resim ya da mali yüküm uygulanmayacaktır.

Madde 3
Müttefik Devletlerden birinin kanunu uyarınca kurulmuş olup da Türkiye'de yerleşmiş bulunan ya da Türkiye'de iş yapan (…) ortaklıklara Türk kanununa göre kurulmuş aynı nitelikteki ortaklıklara uygulananlardan başka ya da - ne nitelikte ya da ne ad altında olursa olsun -hiç bir vergi, resim ya da mali yüküm uygulanmayacaktır.

Madde 4
Bu madde Türk Temsilci Heyetince reddedilmiş…
Türk Hükümeti, niteliği ve adı ne olursa olsun, Türkiye'de üretimi, ticareti ya da taşıma işlerini [ulaştırmayı] koruma amacıyla (…)tedbirleri alırsa, zarar verecek
ayırdedici işlemlere yol açılmaması için, bu bağışıklıklar (ya da desteklemeler), Türk uyruklarına ve Türk kanunları uyarınca kurulmuş ortaklıklara olduğu kadar, Müttefik Devletlerin Türkiye'de yerleşmiş uyruklarına ya da ortaklıklarına da uygulanacaktır.

Madde 5
…yerel [mahalli] yönetimlerce yükletilebilecek mali yükümler, resimler ve vergiler, Türk uyruklarına uygulananlardan başka ya da daha ağır olmayacaktır.

Madde 6
Tırnak içindeki metin Türk Temsilci Heyetince reddedilmiştir.
Türkiye'de yerleşmiş ya da Türkiye'de iş yapan ortaklara, bunların kollarına, şubelerine ya da ajanslarına, savaş durumunda bile, hiç bir zorunlu borçlanma (ya da olağanüstü herhangi bir varlık [servet] vergisi) yükletilmeyecektir.

Madde 7
Tırnak içindeki metin, beş yıllık süreye ilişkin
Türk teklifinin kabul edilmesi durumu için öngörülmüştür.
Yukarıda 2. maddeden 6. maddeye kadar olan maddelerdeki hükümlerden her biri, Türk uyruklarına kendi ülkesinde karşılıklı olarak aynı hükümleri uygulamaları şartıyla, Müttefik Devletlerden her birinin uyruklarına, Türkiye'de, .... yıllık bir süre için uygulanacaktır.

(9) Sayılı Tutanak
9 Ocak
En çok gözetilen ulus kuralı

(10) Sayılı Tutanak
10 Ocak
En çok gözetilen ulus kuralı

(11) Sayılı Tutanak
12 Ocak
Vergi bağışıklığı

(12) Sayılı Tutanak
15 Ocak
En çok gözetilen ulus kuralı
Din ve hayır kurumlan (s. 171)
Uluslararası antlaşmaların ve sözleşmelerin yeniden yürürlüğe konuluşu

(13) Sayılı Tutanak
24 Ocak
İkinci Alt-komisyonun raporu

(14) Sayılı Tutanak
26 Ocak

Üçüncü Alt-Komisyon

Uyrukluk -Arkeolojik Araştırmalar

(1) Sayılı Tutanak
26 Aralık

(2) Sayılı Tutanak
4 Ocak

(3) Sayılı Tutanak
25 Ocak



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder