8 Ekim 2019 Salı

Lozan Barış Konferansı Cilt 6


Seha L. Meray - Lozan Barış Konferansı Cilt 6

Yapı Kredi Yayınları, 2. Baskı: İstanbul, Mayıs 2001
Konferansın İkinci Dönemine İlişkin Tutanaklar İle Belgeler
(23 Nisan - 24 Temmuz 1923)

Konferansda temsil olunan Devletlerin Temsilci Heyetleri, 12 ve 13 Nisan tarihlerinde Hükümetlerine yapılmış çağrıya uyarak, Lausanne'da 23 Nisanda toplanmışlar ve aynı gün öğleden sonra yapılan yarı resmi bir oturumda, Konferans çalışmalarının programını saptamışlardır.
Türk karşı-tekliflerinin incelenmesinin üç Komiteye bölüştürülmesi kararlaştırılmıştır. Bu Komitelerden birincisine Sir Horace Rumbold, ikincisine General Pelle ve üçüncüsüne de M. Montagna başkanlık edecektir.

Birinci Komite:
Andlaşma tasarısı (17nci ve 19ncu maddelerin 2nci fıkrası dışında), Madde 1-44 ve 134-151.
Trakya konusunda Sözleşme.
Genel affa ilişkin Bildiri.
Yabancılara uygulanacak rejime ilişkin Sözleşme (Madde 10-17 dışında) ve bu
Sözleşmeye ek Bildiri.

İkinci Komite:
Andlaşma Tasarısının 17nci ve 19ncu maddelerinin 2nci fıkrasıyla, Madde 45-70 ve 129-131.

Üçüncü Komite:
Andlaşma Tasarısı, Madde 71-117.
Ticaret rejimine ilişkin Sözleşme.
Yabancılara uygulanacak rejime ilişkin Sözleşme, Madde 10-17.
Andlaşma Tasarısının 152nci Maddesinden 159ncu Maddesine kadar olan maddelerin incelenmesi geçici olarak ertelenmiş bulunmaktaydı. Sonradan, Birinci Komitenin, bu maddeleri incelemekle görevlendirilmesi kararlaştırılmıştır.

A - BİRİNCİ KOMİTE
Hazır bulunanlar:
Grew, Dolbeare, F. L. Belin, Barnes (ABD)
Sir Horace Rumbold, Ryan, Forbes Adam, Bentinck (İngiliz İmparatorluğu);
General Pelle, Fromageot, Bargeton, De Percin (Fransa); VENİZELOS, Caclamanos, Androulis (Yunanistan);
Montagna, Guariglia, Galli, İndelli, Guarnaschelli (İtalya);
Otchiai, Nagaoka, Sato, Hotta (Japonya);
Diamandy, Contzesco, Vassiliu (Romanya);
Yovanovitch, Antitch (Sırp-Hırvat­Sloven Krallığı);
İsmet Paşa, Rıza Nur Bey, Tahir Bey, Münir Bey, Yarbay Tevfik Bey, Dr. NİHAD Reşad Bey, Tevfik Kamil Bey, Ali Bey (Türkiye).
Massigli, Konferansın Genel Sekreteri.

(1) Sayılı Tutanak
24 Nisan 1923, Salı Oturumu.
Meriç sınırı.
Suriye sınırı.
Irak sınırı.
Sir Horace RUMBOLD, Türk Temsilci Heyetinin Türkiye ile Irak arasındaki sınırın, Andlaşmanın yürürlüğe girişinden başlıyarak oniki aylık bir süre içinde, İngiltere ile Türkiye arasında saptanacağının hüküm altına alınmasını istemekte olduğunu belirtti. Anlaşmaya varılamazsa, anlaşmazlık Milletler Cemiyeti Meclisine götürülecektir. Sir Horace RUMBOLD, görüşmelerin son aşamasında, 4 Şubatta, böyle bir hüküm öngörüldüğünü, İngiliz Hükümetinin de bu yolda bir bildiride bulunmağa hazır olduğunu, ancak bu bildirinin, bu süre içinde statuquo'ya saygı gösterilmesine ve söz konusu toprakların durumunda hiç bir değişiklik yapılmaması şartına bağlanmış bulunduğunu hatırlattı.

Merkeb adacıkları.
Bozcaada'ya bağımlı Merkeb adacıkları
İzmir Körfezinde Merkeb Adacığı denilen bir başka adacık da bulunduğuna göre, her türlü karıştırmayı önlemek üzere, söz konusu adacıkların Rumca adı olan "Gaidaros" kelimesinin de tırnak içinde yazılması yerinde olacaktır.

(2) Sayılı Tutanak
25 Nisan 1923, Çarşamba Oturumu

Meis sorunu.

Sir Horace Rumbold
Meis (Castellorizzo) adasının Türkiye'nin egemenliği altına konulmakta olduğunu açıkladı.
Şimdiki durumda, esasla ilgili bir değişiklik söz konusudur; çünkü Türkiye, bir egemenlik değişikliği istemektedir. Türkiye'nin bu isteğini Misak-ı Milli'ye dayanarak haklı göstermek de güç olacaktır; çünkü hepsi de Hıristiyan, 7-8.000 kişilik bir nüfusu olan bir ada söz konusudur (s. 13).

İsmet Paşa, Meis (Castellorizzo) adasının Türk karasularının içinde bulunduğu ve bu adanın, her zaman, Türkiye'nin tamamlayıcı bir parçası sayıldığını belirtti.
Türk isteği, Misak-ı Milli'ye de aykırı düşmemektedir; çünkü ulusal ülkenin sınırları içinde bulunan bir ada söz konusudur.

M. Montagna
Konferansa çağıran Devletler, 29 Mart tarihli notalarında, daha önce kararlaştırılmış bulunan ülke (toprak) sorunlarına ilişkin hükümlere esaslı bir değişiklik getiren Türk karşı-teklifleri üzerinde tartışma açmayacaklarını, şimdiki toplantının yapılması için bir temel [şart] olarak ortaya koymuşlardı.

Rıza Nur Bey,
…bu istek, Andlaşma tasarısının, karasuları içindeki adalara ilişkin 6ncı maddesine konulan ve deniz sınırlarının, kıyıya 3 milden daha yakın adaları ve adacıkları da içine alacağını belirten genel kurala uygundur.

M. Guariglia (İtalya),
İsmet Paşa, 4 Şubat tarihli mektubunda, Müttefiklerin tasarısındaki 15nci maddeyi bütünüyle (integralement) kabul etmiş olduğunu bildirmiştir.
…bu metin de Meis (Castellorizzo) adasının İtalya'ya bırakılmasını hüküm altına aldığından, İsmet Paşa'nın, mektubunda, adanın İtalya'ya katılmasını kabul ettiğine şüphe yoktur.
Horace Rumbold, İngiliz Temsilci Heyetinin, Türk isteğini kabul edilmez saydığını doğruladı.

Ada-kale sorunu[1]

Sir Horace Rumbold, Türk karşı-tekliflerinde bulunan ve Ada-Kale adacığının Türkiye'nin egemenliği altında tutulmasını öngören, 16. maddenin son fıkrası üzerinde görüşmeleri açtı (s. 18).

Sir Horace Rumbold, Romanya ve Sırp-Hırvat-Sloven Temsilci Heyetlerini dinledikten sonra, Müttefik Devletlerin, Türk karşı-teklifini reddetmekte görüş birliği içinde olduklarını söyledi (s. 23).

Madde 21
İsmet Paşa,
Boğazlar rejimine ilişkin bütün sorunların, Rusya, Gürcistan, Ukrayna, vb. ile görüş birliği içinde incelenmesi gerekeceğine, Komitenin dikkatini çekti. Boğazlar sorunu ele alınırsa, bu Devletlerin de görüşmelere katılmağa çağrılmaları gerekecektir.
Sir Horace Rumbold, söz konusu hükmün, Karadeniz'e kıyıdaş Devletleri ilgilendirdiğini sanmamaktadır; Boğazlar Sözleşmesi, Türk Temsilci Heyetince kabul edilmiş bulunmaktadır; Sözleşme üzerinde yeni bir tartışma açmağa yer yoktur. Öte yandan, Rusya, Gürcistan ve Ukrayna Temsilci Heyeti, bu Sözleşmeyi imzalamak istemediğini bildirmiş olduğuna göre, bu Temsilci Heyetini – ilk bildirisinden vazgeçmesi durumu dışında - Konferansa çağırmak da uygun düşmez.
General Pelle, Sir Horace Rumbold'un sözlerine katıldığını söyledi (s. 24).

(3) Sayılı Tutanak

27 Nisan 1923, Cuma Oturumu

Kapitülasyonlar

Gelibolu mezarlıkları


(4) Sayılı Tutanak
1 Mayıs 1923, Salı Oturumu

Türkiye'de yabancılara uygulanacak rejim Sözleşmesi

Sir Horace Rumbold, Sözleşmenin, mümkün olabildiği ölçüde, karşılıklı olma [mütekabiliyet] ilkesine dayanmasını, Müttefik Devletlerin kabul etmekte olduklarını söyledi.

Tahir Bey, bütün Devletlerin, birtakım meslekleri yalnız kendi uyrukları için saklı tutmağa hakları olduğunu belirtti…
Sir Horace Rumbold, böyle bir hükmün, her çeşit tedbirlere kapıyı açık bırakmakta olduğunu belirtti.
Tahir Bey, Türk Hükümetinin 1914’den önce kazanılmış hakları tanıyacağı cevabını verdi.
Sir Horace Rumbold, böyle bir hükmün, Türk uyrukları için saklı tutulmuş mesleklerden biriyle uğraşan ve Türkiye'de 1914’den sonra yerleşmiş bulunan yabancıların, bu işlerine son verme zorunda kalmaları sonucunu doğuracağını belirtti.
Tahir Bey, 1914 tarihinin seçilme nedeninin, barış ilişkilerinin bu tarihte kesilmesi olduğunu söyledi.
Sir Horace Rumbold, böyle bir hükmün ortak hukuka tüm aykırı ve kabul edilmez olduğu kanısındadır (s. 37-38).

(5) Sayılı Tutanak
4 Mayıs 1923, Cuma Oturumu

Türkiye'de adaletin yönetimine ilişkin Bildiri

Sir Horace Rumbold: Bu bildirinin amacı, Müttefiklerin, eski Kapitülasyonlar rejiminden, Türkiye'de yabancıların durumunu yalnız Devletler hukukunun [uluslararası kamu hukukunun, le droit public international] düzenleyeceği bir duruma birden bire geçmenin, uyruklarının çıkarları üzerinde yapacağı etkilerden duydukları kaygıları dağıtmaktır (s. 50).

Sir Horace Rumbold, Müttefik Hükümetlerin, Kapitülasyonların kaldırılmasına razı olduklarını ve Türkiye'nin bağımsızlığına saygı göstermek isteğinde bulunduklarını yeterince ispatlamış olduklarını hatırlattı; bununla birlikte, birden bire yapılacak bir rejim değişikliğinin sonuçlarından kaçınabilmek için, bir rejimden ötekine geçerken, bir geçiş dönemini gerekli görmektedirler (s. 57).

Genel affa ilişkin bildiri

M. Veniselos, bu bildirinin metnini kabul etmediğini hatırlattı.
Özellikle, genel affın, savaş sırasında işlenmiş askerlik suçlarını da kapsamasında direnmişlerdir.
Sir Horace Rumbold, cevap olarak, bu önemli sorunu, toplantılar dışında kendisiyle birlikte inceleyeceğini, M. Veniselos'a söyledi.

(6) Sayılı Tutanak
8 Mayıs 1923, Salı Oturumu

Trakya sınırına ilişkin sözleşmeye ek madde

(s. 65 vd.)

Barış Andlaşması. Genel hükümler. Madde 152 ve 153

Sir Horace Rumbold, Türk Temsilci Heyetinin, 152nci ve 153ncü maddelerin çıkartılmasını ve bu maddelerde öngörülen sorunların bir bildiriyle düzenlenmesini istemekte olduğunu söyledi.
152nci ve 153ncü maddeler, Müttefik Devletlerin İstanbul'da kendi adlarına alınmış tedbirler yüzünden her türlü sorumluluktan kurtulmaları amacıyla, çok büyük bir özenle kaleme alınmışlardı.

Madde 157
(M. Veniselos) 30 Ekim 1918 tarihinden sonra, Yunanistan, Türkiye ile savaşta idi; Yunan donanması, savaş hukukuna uygun olarak, Türk gemilerine el koymuştur. Yunan Hükümeti bu ganimetlerin (prises) geçerli olduklarına itiraz edilmesini kabul edemez.
İsmet Paşa, 30 Ekim 1918 den sonra, Yunan kuvvetlerince el konmuş [zaptedilmiş] Türk gemilerinin, usulüne uygun olarak ele geçirilmiş olduğu görüşünü kabul edemeyeceğini söyledi.
Sir Horace Rumbold, Müttefik Temsilci Heyetlerinin de, Türk Temsilci Heyetinin savunduğu tezi kabul etmediklerini bu sözlere ekledi (s. 73-74).

(7) Sayılı Tutanak
11 Mayıs 1923, Cuma Oturumu

Madde 159. (Devam)

Sir Horace Rumbold, 159ncu maddede göz önünde tutulan Devletlerin, Türk Temsilci Heyetine, Türkiye ile benzer sözleşmeler yapma isteklerini bildirmeleri durumunda, İsmet Paşa'nın bu teklifi kabul edip etmeyeceğini sordu.
İsmet Paşa, bu Devletlerle bir antlaşmanın imzalanabilmesi için, onların tek taraflı iradelerinin yeterli olmadığını, onların iradelerinin Türkiye'nin iradesiyle aynı doğrultuda birleşmesi gerektiği cevabını verdi.
Sir Horace Rumbold, bu konuda, aşırı ölçüde sıkı bir hukuksal tutumda direnmemenin uygun olacağı kanısındadır. Konferans, karşılaştığı güçlükleri hep uygulama açısından çözümlemeğe çaba göstermiştir. Aranması gereken, böyle bir çözüm yoludur.
Rıza Nur Bey, Konferansın belirli birtakım Devletlerden oluştuğunu ve burada üçüncü Devletlerin yararına ya da zararına hükümler konulamayacağını belirtti (s. 83).

(8) Sayılı Tutanak
16 Mayıs 1923, Çarşamba Oturumu

Andlaşma Tasarısı


(9) Sayılı Tutanak
19 Mayıs 1923, Cumartesi Oturumu

Andlaşma Tasarısı

Madde 19 ve 26

Madde 35

Madde 159

Din ve eğitim kurumlarıyla hastanelere uygulanacak rejim

Genel affa ilişkin bildiri. Sığınanlar (mülteciler) sorunu

(10) Sayılı Tutanak
26 Mayıs 1923, Cumartesi Oturumu

Andlaşma Tasarısı


Yerleşme ve yargı yetkisine ilişkin Sözleşme

(11) Sayılı Tutanak
4 Haziran 1923, Pazartesi Oturumu

Andlaşma Tasarısı

Madde 15 Meis adası sorunu

(İsmet Paşa)
Meis (Cestellorizzo) adası, Anadolu'nun karasuları içinde bulunmaktadır ve bu kıt'a parçasından ayrılamaz. Hem Küçük Asya'nın huzuru, hem de askerlik açısından güvenliği, bu adanın Türkiye'ye bağımlı olmasını zorunlu kılmaktadır.
…bununla birlikte, salt Dünya barışının kurulmasını sağlamak amacıyla, Türk Temsilci Heyeti, Meis (Castellorizzo) adası konusunda öne sürdüğü çekinceleri [ihtirazi kayıtları] geri almak gibi çok ağır fedakârlığa razı olmaktadır (s. 152).

Madde 16 Ada-Kale sorunu

(İsmet Paşa)
Türk Temsilci Heyeti, barışın kurulabilmesi olanağını sağlamak üzere, bir fedakârlıkta bulunmağı ve Ada-Kale adasına ilişkin çekincesini geri almağı kabul etmektedir (s. 153).

Yerleşmeye ve yargı yetkisine ilişkin Sözleşme

(M. Montagna)
İtalyan Temsilci heyeti, Barış Antlaşmasının 15nci maddesinin öngördüğü ve Türkiye'nin İtalya'dan yana, bütün haklarından ve sıfatlarından vazgeçmiş olduğu adalarda bulunan Müslüman vakıfların haklarını tanıdığını bildirir.
"Vakıflar, hukukça bağlı oldukları makamca yönetileceklerdir.
"Söz konusu vakıfların rejimi, önceden [peşin] ve adalete uygun bir zarar-giderim [tazminat] ödenmedikçe değiştirilemeyecektir.
"Müslüman din ve hayır kurumları, bu nitelikte başka özel kurumlar için güvence altına alınmış bütün kolaylıklardan yararlanacaklardır."

İsmet Paşa, senet saydığı bu bildirinin metnini kabul etti.

Askeri suçlar için genel af

(M. Ryan)
Türk Hükümeti, 150 kişinin genel af dışı bırakılmasını istediği zaman, bu istek yerine getirilmişse, Yunan Hükümetinin, bağışlanacak eylemlere askeri suçların katılmamasını öngören isteğini de yerine getirmek gerekir.
Şurası kararlaştırılmıştır ki, genel affa ilişkin Bildiri'nin 1nci paragrafı, Yunan ordusuna mensup bulunan ya da mensup bulunmuş olan, Yunan [Rum] soyundan kimseleri, Yunanistan ve Türkiye arasındaki savaşta askerlik görevlerini savsaklamak niteliğinde olan eylemleri yüzünden, Yunan Hükümetinin kovuşturmada bulunmak hakkına hiç bir bakımdan halel vermez.
(Rıza Nur Bey), M. Veniselos'un sözlerini senet sayarak, M. Ryan'ın sunduğu ve M. Veniselos'un değiştirdiği teklifi kabul etti (s. 162).

Madde 20
Türkiye, 25nci madde hükümlerine halel gelmemek şartıyla, 18 Ekim 1912 tarihli Lausanne Andlaşması ve Andlaşmaya ilişkin senetler [belgeler] uyarınca, Libya'da yararlanmakta olduğu, ne nitelikte olursa olsun, bütün haklarına ve ayrıcalıklarına kesin olarak son verilmiş olduğunu kabul ettiğini bildirir.

Madde 25
Türk ülkesinin dışında, işbu Andlaşmayı imzalayan öteki Devletlerin egemenlikleri ya da koruyuculuğu (protectorat) altında bulunan ülkelerin uyrukları ile Türkiye'den ayrılmış ülkelerin uyrukları üzerinde, Türk Hükümeti ya da Türk Makamlarınca, siyasal, yasamaya ya da yönetime ilişkin herhangi bir nedenle olursa olsun, hiç bir güç ya da yetki kullanılmayacaktır (s. 165).

(12) Sayılı Tutanak
26 Haziran 1923, Salı Oturumu

Andlaşma Tasarısı


Ankara Anlaşmasının doğrulanması

İsmet Paşa, Ankara Anlaşmasının, bütün hükümleri ve bütün ekleriyle, doğrulanmasının, Fransız Temsilci Heyetinin Türk Temsilci Heyetine göndereceği bir mektup ve bir bildiriyle yapılmasında, Türk ve Fransız Temsilci Heyetlerinin görüş birliğine varmış olduklarını onayladı.

Sir Horace Rumbold

Türkiye ile Irak arasındaki sınır

…işbu Andlaşmanın yürürlüğe girişinden başlayarak dokuz aylık bir süre içinde Türkiye ile İngiltere arasında dostça bir çözüm yoluyla saptanacaktır.
"Öngörülen süre içinde iki Hükümet arasında anlaşmaya varılamazsa, anlaşmazlık Milletler Cemiyeti Meclisine götürülecektir;
"Sınır çizgisi konusunda alınacak kararı beklerken, Türk ve İngiliz Hükümetleri, kesin geleceği [kaderi] bu karara bağlı olan toprakların şimdiki durumunda herhangi bir değişiklik yapacak nitelikte hiç bir askeri ya da başka bir harekette bulunmamağı karşılıklı olarak yükümlenirler."
İsmet Paşa, teklif olunan metni kabul etti.

(13) Sayılı Tutanak
17 Temmuz 1923, Salı Oturumu

Genel af

Türk Temsilci Heyeti, barışın - acılar doğuran siyasal nitelikteki nedenleri yok ettikten [...] sonra -Türklerle Ermeniler, savaşın açmış olduğu yaraları sarmada işbirliği yapacaklardır. [...] Türkiye'de kalmak isteyen Ermeniler - kendilerine karşı iyi düşüncelerle dolu ve geçmişteki olayları unutmaya hazır olan -Türk yurttaşlarıyla kardeşçe yaşayabileceklerdir (s. 190).
Çeşitli dönemlerde göç etmiş bulunan yüz binlerce kişinin geri dönmesine gelince, bu, genel aftan büsbütün ayrı bir sorundur; bu sorun, Barış Konferansınca çözümlenebilecek sorunlar çerçevesine girmemektedir (Ermeniler kast ediliyor) (s. 192).
Sir Horace Rumbold
… İngiliz, Fransız ve İtalyan Hükümetleri, genel af Bildirisi'nin, barış imzalandığı tarihte yürürlüğe girmesinin gerekli olduğu kanısındadırlar…
İsmet Paşa, genel affın yürürlüğe konulması konusunda, Türk Hükümetinin, Müttefik Hükümetlerle aynı davranışı göstereceğini söyledi.

Boğazlar rejimine ilişkin Sözleşmeyi imzalamaya Rus Hükümetinin çağrılması

Sir Horace Rumbold, Boğazlar Sözleşmesini imzalamak için, Rus Hükümetinin, isterse, Lausanne'a temsilciler göndermeğe çağrılması konusunda Konferans Genel Sekreterine izin verilmesini Komiteye teklif etti. Bu konuda, M. Tchitcherine'e gönderilecek bir telgraf tasarısını Komiteye sundu. Sir Horace Rumbold, Rus Hükümetinin bu Sözleşmeyi imzalamak istemesi durumunda, Lausanne'a temsilci göndermek istemeyeceği ya da göndermeyebileceği varsayımını da göz önünde tutmak gerektiğini belirtti. Böyle bir olasılığı karşılamak üzere, Sovyetler Hükümetine (Gouvernement des Soviets), Sözleşmeyi İstanbul'da imzalamak için, üç haftalık bir süre tanınmıştır.
M. Tchitcherine'e, Komiteye sunulan tasarı metnine uygun bir telgraf gönderilmesi kararlaştırıldı (s. 193).

B - İkinci Komite
(1) Sayılı Tutanak
24 Nisan 1923, Salı Oturumu
Oturum, General Pelle'nin başkanlığında açıldı.
Madde 17.
Türk Temsilci Heyeti, 17nci maddeye şu kelimelerin eklenmesini istemektedir:
"Türkiye, Mısır vergisi ile güvence [teminat] altına alınmış Osmanlı borçlanmaları konusundaki bütün yükümlerden ve borçlardan aklanmıştır [ibra edilmiştir]."
İngiliz Temsilci Heyeti: Türkiye'nin öne sürdüğü isteği tümüyle haklı bulmaktadır; ancak, Türkiye'nin üzerinde bulunan yükümler bir başka Devletçe üstlenmeden, Türkiye'nin bu yükümlerden aklanmış [ibra edilmiş] sayıldığının Andlaşmaya yazılması, bu borç senetlerini ellerinde bulunduranlara [hamillere] karşı güç görünmektedir (s. 211-212).

Demiryolları borçlanmaları

Mısır Vergisi İle Güvence Altına Alınmış Borçlanmalara İlişkin Not

1. Mısır'ın Türkiye'ye vergi ödemesi 1517 de başlar. 1840 da, bu vergi, yılda 282.000 Lira olarak saptanmıştır; 1866 da, 681.000 Liraya yükselmişti; 1875 den 1914 yılına kadar, 681.872,45 Lira idi.

2. Tüm olarak Mısır Vergisi ile güvence altına alınmış borçlanmalar [istikrazlar] şunlardır:
% 4 faizli 1891 borçlanması: 3.316.920 / Yıllık taksit: 280.622,18
% 1/2 faizli, 1894 borçlanması: 8.212.340 / Yıllık taksit: 329.249,61

3. 1855 tarihli, %4 faizli ve güvence altına alınmış Borçlanma, Osmanlı Devlet gelirlerinin tümü ve özellikle:
(1) Mısır Vergisi
(2) Suriye ve İzmir gümrükleri gelirleriyle sağlanca [rehin] altına alınmıştır (s. 220).

(2) Sayılı Tutanak
2 Mayıs 1923, Çarşamba Oturumu

(3) Sayılı Tutanak
9 Mayıs 1923, Çarşamba Oturumu
Osmanlının borçları ve sair mali konular…

(4) Sayılı Tutanak
14 Mayıs 1923, Pazartesi Oturumu

Sağlık sorunlarına ilişkin hükümler


(5) Sayılı Tutanak
18 Mayıs 1923, Cuma Oturumu

Sağlık İşleri

General Pelle, az önce kabul edilen hükümlerin önemini belirtmek istemektedir; bu hükümler, Boğazlar'daki sağlık örgütüne tümüyle son verildiğini onaylamaktadır. Bütün Avrupa'nın sağlığı için böylesine önemli bir bölgenin, sağlık açısından savunulmasının sağlanmasını Türkiye'ye bırakmakla, Müttefik Devletler, Türkiye'nin geleceği konusunda besledikleri güvenin bir kanıtını vermektedirler (s. 261).

Mali hükümler


(6) Sayılı Tutanak
28 Mayıs 1923, Pazartesi Oturumu

Onarımlar sorunu

İsmet Paşa, Yunanistan'dan onarımlar adıyla bir zarar-giderim [tazminat] ödenmesini istemekten vazgeçmiştir; Türk Temsilci Heyeti, uzlaşıcı tutumunun bir kanıtını böylece vermiş olurken, Müttefik Temsilcilerin bu konuda ölçülü davrandıklarını da kabul etmesi gerekir: Müttefik uyruklarına, uğradıkları zararlar için dağıtılacak olan paralar, bu zararların önemiyle orantılı değildir.
Müttefik hükümetler, kendi uyrukları için böylesine ağır fedakârlıklara katlanmakla, Türkiye'ye, mümkün olduğu kadar cömert davranmak istediklerinin bir kanıtını ortaya koymuşlardır (s. 267-268).

Karaağaç bölgesinde sınır

Yunan-Türk onarımları

(İsmet Paşa)
Yunanistan, ordusunun, savaş kurallarına aykırı olarak, vermiş olduğu zararların onarılmasını kabul edecek; Türkiye de, Yunanistan'ın mali durumunu göz önünde tutarak, bir zarar-giderim ödenmesinden vazgeçecekti (…) Türkiye'ye, istemeğe hakkı olan moral zarar-giderime ek olarak, Karaağaç ile dolaylarının da verilmesini öngören yeni teklif ortaya atılmıştır (s. 284).

İsmet Paşa, açıklamalarını bıraktığı yerden alarak, savaş kurallarına aykırı olarak vermiş olduğu zararları Yunan Hükümetinin onarmasını mümkün görmeyen Müttefik Devletlerin, Türkiye'nin, bu imkânsızlığa bir fedakârlıkla karşılık vermesini istemekte olduklarını belirtti.

(Sir Horace Rumbold) Müttefikler, bugün, Türkiye'den, Yunanistan'a karşı yönelttiği istemlerinden vazgeçmesini istemektedirler.

(7) Sayılı Tutanak
25 Haziran 1923, Pazartesi Oturumu

Mali hükümler


(8) Sayılı Tutanak
3 Temmuz 1923, Salı Oturumu

Andlaşma tasarısı


(9) Sayılı Tutanak
17 Temmuz 1923, Salı Oturumu

Barış Andlaşması

Yunanistan'ı güvencesi altına almış Devlet (Puissance garante de la Grece) olan ve Türkiye'ye de yüzyıllardır süren dostluk ve işbirliği bağlarıyla bağlı bulunan Fransa'nın, dilinin ve düşüncelerinin yaygınlığı yüzünden olduğu kadar, ekonomik girişimlerinin gelişmesiyle de, bütün Doğu'da nesnel ve moral [maddi ve manevi) çok önemli çıkarları vardır; Fransa, Doğu'da barışın yeniden kurulmasında, belki de bütün öteki Devletlerden daha çok ilgiliydi (s. 318-319).


[1] Ada-Kale', ya da tarihte tanınmış adıyla 'Orsova' adası, Tuna'da, bir buçuk kilometre uzunluğunda, dar açı biçiminde son bulan, iki ucu burun biçimini almış, 400-500 metre genişliğinde bir adadır. Yüzölçümü aşağı yukarı 7 kilometre kare kadardır; 500-600 kişilik, Müslüman bir nüfusu vardır. Ada-Kale, hemen hemen Orsova kenti karşısında, Romanya ile Macaristan arasında eski sınırı meydana getiren Bahna nehrinin aşağı yukarı yarım kilometre batısında bulunmaktadır (s. 19).

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder