19 Ekim 2019 Cumartesi

Türk Sporunun Gelişmesinde Spor Federasyonlarının Rolü Güreş Federasyonu Örneği


Türk Sporunun Gelişmesinde Spor Federasyonlarının Rolü Güreş Federasyonu Örneği

Türk sporunun bugün en önemli problemi; eğitim, planlama, organizasyon, yönetim ve teşkilatlanma gibi alanlarda yeterli seviyede ilmi araştırmaların yapılamaması veya bu alandaki boşluğun doldurulamamış olmasıdır.

Spor olayları dünyada her gün büyük bir hızla değişmekte ve gelişmektedir.
Batıda gelişmiş ülkelerde lise ve üniversitelerin çeşitli branşlarda sporcuları bulunmakta, özellikle üniversiteler sportif faaliyetlere çokça destek vermektedirler. Sporda elde edilen başarı üniversitenin tanıtımına katkı yaptığı şüphesizdir ancak tek kazanç bu değildir. Sporun ve sporla elde edilen başarının sosyal çevreye yaptığı olumlu katkılar ve bu seviyede sportif başarıya ulaşmış gençlerin ilerleyen dönemlerde daha üst seviyelerdeki organizasyonlara katılmaya aday olmaktadırlar.

Türkiye'de Spor çalışmaları (kavramsal çalışmalar) 1972 yılında Devlet Planlama Teşkilatı tarafından başlatılmıştır.
İkinci çalışma yine Devlet Planlama Teşkilatı tarafından 1983 yılında yapılmıştır.

Spor: İngiltere'de "Disport" veya "Desport" şeklinde rastlanan kelime Latince kökenli olup; dağıtmak, birbirinden ayırmak anlamlarına gelmektedir. Ortaçağlardan itibaren Latincenin etkisi altında kalan bütün dillerde ufak farklarla dinlenme, eğlenme, neşelenme, hoş vakit geçirme ve genel efkâr dağıtma için yapılan her türlü faaliyetleri ifade etmek üzere kullanılan bir kelimeden zamanla ve bütün dillerde; içinde yarışma, kazanma ve üstün başarı elde eline çabası olan her türlü vücut faaliyetleridir.

Klasik Spor: "Bütünüyle hareket ve mücadele esasına dayanan ve bunun için gereken bir takım alışılmış idman ve yarışmalardır.”

Spor Eğitimi: "İnsanların bedenlerini ve zekalarını birlikte çalıştıran; beden, zekâ, ruhsal, sosyal, kültürel, ekonomik, antropolojik, antropometrik, eğitim, politik, teknolojik, ahlak, sanat gibi yapılarının çeşitli yönlerden gelişmelerini sağlayan, yarışmalı ve yarış maşız olarak yapılan; doğal, eğlenceli, organizeli ve bilimsel hareketlerin hepsini kapsayan; insanlar tarafından yapılan ya da yaptırılan hareketler bütünüdür.”

Beden Eğitimi; Genel olarak, hareket etmeyi öğrenmek ve hareket yoluyla öğretmektir. Bir başka deyişle, beden eğitimi; fiziksel hareketlerin planlı bir gelişme doğrultusunda yaşantıya dönüştürülmesidir.

Türkiye İdman Cemiyetleri İttifakı
Türkiye'de ilk spor federasyonları 24 Ağustos 1922 tarihinde TİCİ döneminde (1922-1936) kurulmuştur. İlk kurulan spor federasyonlarında (Encümenler, İdman heyeti müttehideleri) futbol, atletizm, bisiklet, eskrim, atıcılık, binicilik ve güreş gibi spor dalları bulunmaktadır.
Türkiye futbol federasyonu 1923 yılında FİFA'ya üye olmuştur. İlk Türk güreş federasyonu 1924 Paris Olimpiyatlarına katılmıştır. Yine ilk Türk atletizm federasyonu 1924 Paris Olimpiyat oyunlarına katılmıştır.

İdman İttifakı Heyeti Dönemi (1921-1922)
Türkiye İdman Cemiyetleri İttifakı (TİCİ) Dönemi
1909 tarihinde kurulan cemiyet 1936 yılında yerini TSK'ya bırakmıştır.

Türk Spor Kurumu Dönemi (1936-1938)
TSK o günkü şartlar içinde siyasi partinin yan kuruluşu haline getirilmiştir.

Beden Terbiyesi Genel Müdürlüğü Dönemi
1938’de kuruldu.

Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğünün Görevleri
Faaliyetleri sevk ve idare etmek
Bütün öğretim kurumlarının; yurtiçi ve yurt dışı spor faaliyetlerini programlamak
Tescil, vize, aktarma işlemlerini yapmak
Sporcu sağlığı ile ilgili tedbirleri almak
Beden Eğitimi ve Spor alanında teknik bilgi ve spora ilgiyi artıracak yayınlar yapmak, faaliyetlerde bulunmak
Başarılı sporculara ve çalıştırıcılarına aynî ve nakdî yardım yapmak

Spor Kulüplerinin Gelirleri: Kulüplerin gelirleri, aidat, bağış, reklam ve organizasyon gelirlerinden oluşur.

Almanya'da Çeşitli Ödül Sistemleri: Bunlar; Alman spor nişanı, başarı nişanı, madalyalar, belgeler ve kişiler adına verilen nişanlardır.

Türk Güreşi
Üniversitelerde Güreş Elemanı Yetiştirme Politikası: Türkiye’de Üniversitelerde 1932-1977 yılları arasındaki dönemde Güreş eğitimi, Güreş dersi verilmemiştir.

(1989 yılı itibariyle Üniversitelerde) Bugün hala Güreş Eğitimi ve Araştırma Merkezi kurulamamıştır.

Eğitim Enstitüleri Beden Eğitimi Bölümleri, kuruldukları 1932 yılından 1976-77 yılına kadar tam 45 yıl Ata ve millî sporumuz olan Güreşi Eğitim Enstitülerine ders olarak almamışlardır.

Bugün her nedense hiçbir üniversitemizin beden eğitimi ve spor bölümünde dünya ve olimpiyatlarda şampiyon olanlara konferans, ders seminer ve panellerde görev verilmemektedir; Bize göre Üniversitelerimizde çalışanlarla işin pratiğini bilen üstatlar arasındaki gizli mücadele hatta savaş bulunmaktadır. Zaten öyle olmamış olsaydı; halen hayatta bulunan 25-30 dünya ve olimpiyat şampiyonlarına görev verilmesini isterlerdi.

Cumhuriyet döneminde Güreş Federasyonunun kurulduğu 1923-1978 yılları sarasında hep 2-3, 4-5 ya da 6-7 günlük kurslardan güreş antrenörü yetiştirilmiştir.

1923-1976 yılları arasında güreş antrenörlük kursları yapılmıştır. Bu dönemde daha çok teknik ve taktik konular aktarılmıştır. Başta 1924 olimpiyatları olmak üzere; Olimpiyatlar, Dünya, Avrupa, Balkan (1928-1940 arasında) şampiyonalarından önce Klasik Güreş Antrenör kursları açılmış; kurslarda yerli ve yabancı güreş antrenörlerine ve güreş adamlarına görev verilmiştir.

1974 Aralığında Ankara 19 Mayıs Gençlik ve Spor Akademisi kurulduğunda; Güreşte de ilmilik (bilimsellik) tartışması başlamıştı... Kaldı ki dünya güreşinde ilmi tartışmalar II. Dünya savaşından hemen sonra başlamıştır,

Gençlik ve Spor Bakanlığınca hazırlanan; 11.9.1977 tarih ve 16054 sayılı resmî gazetede yayımlanan Antrenör Yardımcısı Yönetmenliğine göre; Yardımcı Güreş Antrenörü (Güreş monitörü) yetiştirilmeye başlanmıştır.
Yine Yardımcı Güreş Antrenörleri birer haftalık kurslardan geçirilmişlerdir.

Kurslar 2 dönem halinde yapılmıştır. Kurslarda şu dersler verilmiştir. Birinci Dönem Dersleri: Uygulamalı Güreş Dersi, Teorik Güreş Dersi, Anatomi, Spor Psikolojisi Spor Sakatlıkları ve ilk Yardım, Beden Eğitimi ve Spor Tarihi, Sağlık Bilgisi ve Beslenme Genel Kondisyon Metodları, Yabancı Dil,
İkinci Dönem Dersleri; Uygulamalı Güreş Dersi, Güreş Teorisi, Fizyoloji, Spor Sosyoloji, Rehabilitasyon, Spor Masajı, Spor Organizasyon Teknikleri, Güreş Öğretim Metodu, Antrenman Bilgisi, Güç Geliştirme, Saha ve Malzeme Bilgisi, Yabancı Dil.

Gerek kendileri; gerek dünya ve olimpiyat şampiyonlarımız ve gerekse ülkemizdeki milletlerarası güreşle ilgili kursları yönetenlerden (…) Türk Güreşinin tekniğe ihtiyacı bulunmadığını; çünkü Türk Milletinin zamanı içinde Yaşar Doğu gibi güreşte sembol isimler yetiştirdiği ve güreşi hayat tarzı olarak benimsedikleri gerçeğinden hareketle Türk Güreşinin sistemli bir çalışmayla istenilen seviyeye en kısa sürede ulaşacağı bir gerçektir. Bu meyanda Türk güreşinin tekniğe değil, ilmi esaslara dayalı antrenman metodlarına, ilmi çalışmalara, sağlık şartlarına labaratuvar çalışmalarına, ilmi metodlara dayalı eğitim sistemine kaliteli Antrenöre, kısacası organizeli çalışmaya ve Türk Güreşinin Planlı gelişmeye ihtiyacının bulunduğunu belirtmişlerdir.

Türk Güreşinin yönetiminde, ilmi yönetim metodlarının uygulanamayışı ve yöneticilerin ilmi esaslara dayalı vasıflarının bulunmayışı da başarısızlığa sebep olan faktörler arasındadır.

Güreş Eğitiminde Kurs ve Seminerlerinin Yeri ve Önemi
Türk Güreşinin Eğitim, Planlanma, Ekonomik, Yönetim, İşletmecilik, Denetleme ve Organizasyon gibi konularının yer aldığı milletlerarası Birinci Türk Güreş Kongresi 1989 yılı Ekimin ikinci haftasında başlanılmak üzere her iki yılda bir şeklinde sistematik olarak yapılmalıdır.
Vefa Simtel Güreş Sempozyumu: 8 Ocak 1982 tarihinde İstanbul'da Sheraton Oteli'nde İstanbul Vefa Simtel Kulübü'nce "Türk Güreşinde Yeniden Diriliş Sempozyumu" adiyle Güreş Sempozyumu Türkiye’de ilk defa düzenlenmiştir.
…özellikle Beden, Ruh ve Karakter üçlüsünün güreşte çok önemli olduğu; Dünya Güreşinde Türk Gücü ve Payının Asla unutulmaması gerektiği, Dünya güreşindeki İlmî çalışma yarışına rağmen; bizdeki antrenör kavgaları, hükümet programlarında güreşe önem verilmemesi; şehir ve köylerdeki ümit veren çocukların seçilerek geniş güreşçi tabanının oluşturulmaması…

Güreşçi yetiştirilen bölgelerde Güreş okullarının kurulması; Güreşe çok küçük yaşlardan başlanılması ve güreş eğitim merkezlerinin yeniden açılması, güreşin ilim ve teknolojinin paralelinde götürülmesi, güreşte kalp ve akıl bütünlüğünün sağlanılması…
(Sempozyumu düzenleyen) bu kulübümüz 1985-86 yılındaki Güreş Federasyonunun, hatası yüzünden Güreş Şubesini kapatmıştır,

Birinci Beden Eğitimi ve Spor Şurası: 18-24 Şubat 1946 yılında Ankara'da yapılmıştır. Özel olarak güreşe ait bir bölüm bulunmamaktadır.

Türk Spor Şûrası: Ankara'da 28-30 Mart 1980 tarihinde yapılmıştır.
Türk Güreş politikasından da genel kurul konuşmalarında bahsedilmiştir.

Güreş, eğitim kurumlarına ilk defa 1974 yılında Ankara 19 Mayıs Gençlik ve Spor Akademisinin açılmasıyla yer almış; 1977 yılından sonra Eğitim Enstitülerinin Beden Eğitimi Bölümlerine girebilmiştir.

Küçük Güreş Şurası: Ankara'da 21 Ocak 1981 tarihinde yapılmış; Türk Güreşinin tek şûrasıdır. Eğitim, antrenör, kulüp, basın ve yayın organlarının konuya bakışları gibi güreşle ilgili temel problemler ele alınmıştır.

Dünya 3ncü Beden Terbiyesi Kongresi: Türkiye’de yapılan Milletlerarası Tek Spor Kongresidir. İstanbul'un kuruluşunun 500.ncü'yıl dönümünde 2-9 Ağustos 1953 tarihinde İstanbul'da yapılmıştır.

Ankara'da bulunan 5 tane üniversitenin, Güreşle ilgili 1982-1988 yıllarında hiçbir konferans faaliyetleri yapmazlarken (…) Türk Güreşine İstanbul Marmara Üniversitesinde adeta sahip çıkılmıştır.

1937 yılında yapılan Türk Tarih kongresinde Geleneksel Türk Sporları arasında Güreşe de yer verilirken; 1987 yılında yapılan II. Türk Tarih, Kongresinde Tekkelerde Spor konusu içerisinde Güreşe çok yer verilmemiştir. Çünkü makalenin yazarı meslektaşımız bayandır, güreşle uzaktan yakından hiçbir alakası yoktur.

Yağlı güreş hakemliğine hiç önem verilmemektedir.
9-10 Temmuz 1988 tarihinde Kırkpınar Güreşlerinde bu durum Er meydanımda, seyircilerin ve en üst makamların gözleri önünde, çok acı bir olay cereyan etmiştir: Kule hakemlerinden birisinin akrabası; bizimde gözümüz önünde sırt aşağı ve tam olarak yenildiği halde; kule başhakemi akrabasının yenikliğini orta hakemin kararma rağmen; kabul etmemiştir. Tekrar tekrar güreştirilen pehlivanlardan kule baş hakeminin akrabası pehlivan yenince olay kapatılmıştır. Hakem kulesinden müsabakaları seyreden eski bir kırkpınar Başpehlivanı "Kararınızı Allah için verin çok ayıptır. Hak Yiyorsunuz,” dediğinde; kule başhakem yardımcısı onu azalmıştır. Ardından da ilgili kişinin sarhoş olduğu ortadaydı çünkü bizde o anda ilgili araştırmamızı yapıyorduk. Burada bizim üzüntümüz şudur: Kırkpınar gibi 628 senedir devam eden ve herkesin merte mert güreş tuttuğu Er meydanında böyle mertliğe yakışmayan; insanlığın kırıldığı davranışların olmamasıdır (s. 84-85)

Türk güreşinin geliştirilmesi projesinin gerçekleşmesinde temel ilke ve politikalar şunlar olmalıdır:
…mevcut durum tablosundan ulaşılması gereken duruma ulaşmada izlenmesi gereken yöntem, önerileri tartışılmaya ve yoruma sunulması…

Her kurul ve kurulları meydana getiren kişiler, aldıkları kararları iyi sonuçlarından yarar görmeleri tabii olduğu gibi, kötü neticelerin sonuçlarına da katlanmaları gerekmektedir.

İlk ve orta eğitim müesseselerinin müfredat programlarında güreş dersine yer verilmeli ve beden eğitimi ders saatleri arttırılmalıdır.

Kulüp izni olmadığı sürece transfer yasaklanmalıdır.

Güreşte kulüplerarası lig zaman geçirilmeden kurulmalıdır.

Spor Kulüplerinin Gelir ve Giderleri: Spor kulüplerinin gelirleri; devlet yardımı, üye aidatı, bağış ve yardımlar, spor organizasyonları, reklamlar, diğer gelirler, Transfer gelirleri. Spor kulüplerinin giderleri; spor tesisleri yapımı, spor faaliyetleri, spor tesisleri, bakımı ve onarımı, başka Tesislere ödenen kiralar, araç masrafları vergi ve sigorta masrafları, transfer masrafları şeklindedir.

Türk Güreşinin Kısa Tarihi
Güreş, Türklerin Ata sporu olarak Orta Asya'dan Anadolu'ya ve günümüze kadar gelmiştir... Bugün: Serbest, Greko-Romen, Yağlı, Aba ve Şalvar Güreşi gibi çeşitleri bulunmaktadır.

Selçuklular ve Anadolu Selçukluları döneminde Konya’da Güreş Tekkesi (Bugünkü Güreş Kulübü) ve Güreşçiler Mahallesi kurulmuştur.

Fatih Sultan Mehmet Döneminde Endurûn Mektebinde dünyada ilk defa Güreş okulu kurulmuştur.

Türk Güreşi 1970'li yıllardan itibaren çöküş devrini yaşamıştır.

Türk Güreşinin Geri kalmasında 1977 yılına kadar yüksek okullarımıza Güreş dersinin girmemesinin çok büyük rolü vardır.

Beden Eğitimi ve Spor Bölümü bulunan Üniversiteler Dünya ve Olimpiyat şampiyonlarından pratik konularda faydalanma yoluna gitmemişlerdir...
Dünya ve Olimpiyat Şampiyonlarıma Fahri Akademik unvan verilmesini benimsememektedirler...
1981 yılından bu tarafa hiçbir üniversite Türk Güreşini Geliştirme projesini üstlenememiştir...
Güreşte Üniversitelerden hiçbir Doktoralı, Doçentli ve Profesörlü hocamız yetiştirilememiştir.

Güreşteki başarısızlıklarımızda sadece Federasyon başkalarının değiştirilmesi yeterli görülmüş; organizasyon yapısındaki değişiklik hiç gündeme getirilmemiştir.

…spor, dünyanın her ülkesinin sosyal, ekonomik ve politik ve önemli sosyal kurumlarında birisidir. Hatta dış politika aracıdır.

…ülkemize olimpiyatlarda başarı ve altın madalya sağlayan tek branşın güreş olmasına karşın; diğer branşlarla kıyaslanınca güreşe tahsis edilen tesis, kamp yeri, teknik eleman, alet, minder, tıbbın yardımı bakımından ülkemizin en cılız kalan spor branşının güreş olduğu görülür. 1960 olimpiyatlarında şampiyonluklar alırken güreş için hiçbir alt yapı ve tesisi yapılmamış, belirli bir tesis ve eğitim politikası uygulanmamıştır.

Türk güreşinin gerilemesindeki başlıca sebeplerden birisi Milli geleneklerimizin törelerimizin terkedilmesidir.

Halka Yaygın Kütle Sporu
Küçük Yaşta Spora Başlamak
Bol Karşılaşma / Teşvik

Tokat ve Samsun’daki güreş salonları…

Minder güreşinin tarihi Cumhuriyetle başlarsa da ilk spor çalışmaları 1910'larda başlamıştır
(Samsun) Yaşar Doğu, Mustafa Dağıstanlı minder güreşçisi olarak ilk akla gelen güreşçilerimizdir.

Karakucak güreşleri bugün eskiye oranla çok azalmıştır.

Türkiye'de ilk defa Gençlik ve Spor Akademilerinin Giriş imtihanlarında 1975 yılında Güreş seçmeli spor dalları arasına alınmıştır.

1976 yılında Türkiye'de ilk defa Ankara'da 19 Mayıs Gençlik ve Spor Akademisinde Güreş uzmanlık ve Güreş yardımcı uzmanlık dalları kurulmuştur.

Eğitim Enstitüleri kuruldukları 1932 yılından beri ilk defa 1977 yılında, programlarına Güreşi ders olarak almayı kabul etmişlerdir.

Ege Üniversitesi Beden Eğitimi ve Spor Yüksek Okulu 1976 da kurulmuş; 1978'de Güreş Seçimlik dallar arasında kabul etmiştir.

BTSGM sözleşmeli personelleri seçerken Spor Eğitim Daire başkanlığından, belirli kişilere yakınlık ve onlarla aynı düşüncede olmayı aramaktadır.
Kitap yazımı, basımı ve satın alınmasında yetkiyi BTSGM Eğitim Dairesi Başkanlığı elinde bulundurmaktadır. Eserlerde İlmî ölçü değil; eş, dost, arkadaşlık ya da kendileriyle aynı görüş te olma konusu aranılmaktadır (s. 139).

Spor
İnsanların bedenlerini, vücutlarını ve zekâlarını birlikte çalıştırmalıdır. Beden, zihin, ruh, sosyal, kültürel, ekonomik, antropolojik, antropometrik, eğitim, politik, teknolojik, ahlâk, sanat gibi yapılarının gelişimlerini sağlamalıdır. İnsanlar tarafından yarışmalı ve yarışmasız olarak yapılmalıdır.
…verilen kabiliyetlerin hareketlerle ortaya çıkarak, yine insanlar için faydalı yönde kullanılmasını temin etmelidir.

Bugün ideal Türk Spor modelinin kavramlarında birlik sağlanılması çok acil bir zarurettir.

Beden Eğitimi
Vücudun hareketlerle eğitimidir.

Türk Güreşinde Kısa, Orta ve Uzun Vadeli Güreş Planları yapılmalıdır.
Güreş Yüksek Okulları kurulmalıdır.
Hakemler ve Antrenörler dahil herkes Güreş Yüksek Okullarından yetiştirilmelidir.
Türk ve Dünya Güreşi Mukayeseli Eğitim Metodları içerisinde incelenmelidir.

Dünya, olimpiyat, Avrupa şampiyonaları, Akdeniz Oyunları, İslâm Ülkeleri Spor Oyunları, Balkan Oyunlarında şampiyon olan güreşçilerimizin oyunları bağımsız video kasetleri şeklinde, her biri en az 1 kaset tutacak şekilde Güreş Oyunları, hayatları videoya alınmalıdır.

Birinci, ikinci ve üçüncü Türkiye Güreş Ligleri kurulmalıdır.

Türk Güreş Tarihi yazılmalıdır.

1989'lardaki Türkiyemizde hala Spor ve Güreş alanında bağımsız kalkınma planları yapılmamakta; Türk Sporunu ve Güreşini geliştirecek sistemler kurulamamaktadır.
Yabancı ülkelerden Spor ve Güreş antrenörleri getirilerek problemlere çözümler bulunmaya çalışılmaktadır.

...
Akdenk, Mürsel (1989), Türk Sporunun Gelişmesinde Spor Federasyonlarının Rolü Güreş Federasyonu Örneği, Doktora Tezi, Marmara Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsü, İstanbul

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder