26 Ekim 2019 Cumartesi

İnsancıklar


Dostoyevski - İnsancıklar

Değerli Varvara Alekseyevna,

…orada beni düşündüğünüzü, hatırladığınızı, keyifli ve iyi olduğunuzu biliyorum. Perdeyi indirdiğinizde bu: "İyi geceler Makar Alekseyeviç, artık yatma zamanı!" demektir.

Sayın Makar Alekseyeviç,
Sonunda beni kavga etmek zorunda bırakacaksınız.

Aslında pek de aklı başında olmadığınız anlaşılıyor mektubunuza bakınca. Cennet, hoş bahar kokuları, kuşların cıvıldayarak uçuşmaları... Eh, belki içinde bir de şiir vardır dedim. Makar Alekseyeviç, yemin ederim, bir şiir eksikti o mektubunuzda! Pembe düşler, tatlı duygular... hepsi tamam... Perdeye gelince, doğrusu ya, hiç düşünmemiştim bunu; kendiliğinden takılmış olmalı saksıların yerini değiştirirken. Hepsi bu kadar.

Çok saygıdeğer Varvara Alekseyevna!
Bugünleri de mi görecekti benim şu talihsiz başım, iki gözüm anacığım!...

Kimi zaman, tuhaf duygular içinde insanların saçmaladıkları oluyor. Nedeni ise, hep aptalca bir yürek coşkusu...

Sayın Makar Alekseyeviç
Bana darıldınız mı yoksa?
Çok saygıdeğer Varvara Alekseyevna,
ev sahibemizi anlatayım / Zehir zemberek ve tam anlamıyla bir cadaloz.
ev sahibemizin uşağı Faldoni.
boşta gezen memurun biri. Soyadı Gorşkof.
Elimden geldiğince size burayı anlattım.

Sayın Makar Alekseyeviç!
Anna Fedorovna'nın sürekli benimle uğraştığını duydum bir yerlerde.
Sizin hiç hakkınız yokmuş aile işlerimize karışmaya. Sadakanızla, sırtınızdan geçindiğim için beni de ayıplıyormuş...

Yavrucuğum Varenka!
Azıcık üzüm gönderiyorum bu mektupla birlikte.

Aziz Makar Alekseyeviç!
size bu mektupla birlikte yolladığım defteri arayıp buldum sonunda.
Yaşantımın mutlu günlerinde yazmaya başlamıştım bu defteri.

I
Ben on dört yaşımdaydım babam öldüğünde. Burada değil de uzak bir taşra köşesinde başlamıştı yaşantımın en mutlu dönemi olan çocukluğum.
O köyden hiç çıkmayıp ömrümün sonuna dek hep aynı yerde kalsam çok mutlu olurdum sanıyorum.
…on iki yaşındaydım Petersburg'a taşındığımızda. Ne denli üzüldüğümü asla unutmam…
Beni yatılı bir okula verdiler…

…on dördümü bitirmiştim, işte, tam o günlerde, Anna Fedorovna bize uğradı. Dışarıda bir çiftliği varmış ve bize de akraba oluyormuş anlattığına göre.
…evinde kalmamızı önerdi bize.

Anna Fedorovna'nm bir evi vardı altıncı sokakta. Beş odalıydı. Anna Fedorovna ile kuzenim Şaşa odalardan üçünde oturuyordu. Çok küçük yaşta yetim kalan Şaşa, o gün bugün Anna Fedorovna'nm yanındaydı. Diğer odaların birinde biz, yanımızdakinde ise Pokrovski adında yoksul bir üniversiteli kiracı kalıyordu.

Oldukça iyi davranıyordu ilk günler. Ne ki, gidecek bir yerimiz olmadığını ve hepten onun elinde olduğumuzu anlayınca yavaş yavaş gerçek yüzünü gösterdi...

Babamın aleyhine konuşuyordu her fırsatta.

Pokrovski / Anna Fedorovna'nın da dediği gibi, "bütün bilimler"i öğretiyordu Saşa'ya. Bu hizmetine karşılık olarak evde barınıyor ve karnı doyuyordu.

Pokrovski'yi nasıl edip de kızdıracağımız üzerinde saatlerce kafa yorardık.

Arada bir, ufak tefek ve ak saçlı bir ihtiyar gelirdi evimize.
Bu adamcağız, Pokrovski'nin babasıydı.

Sık sık kitap veriyordu bana Pokrovski.

Pokrovski'nin hastalanması ve ölmesiyle başladı acılarım.

Anna Fedorovna uğraştı cenaze işleriyle. En ucuzundan bir tabut alındı, bir de yük arabası tuttular. Anna Fedorovna ölenin tüm eşyasıyla birlikte kitaplarına da el koydu masrafı çıkartmak için.

Makar Alekseyeviç,
Dünkü üzüntülü tavırlarıma da gücenmediniz, değil mi? Çok iyi ve çok ferahlamıştım, ne ki, en tatlı anlarımda sürekli hüzün duyarım nedense.

Sevgili Varvara Alekseyevna!

…son derece güzel ve tatlı anlatmışsınız hepsini.
Benim de size anlatacaklarım var. On yedi yaşımdayken başladım görevime; otuz yıl oluyor neredeyse. Bu görevde az dirsek çürütmedim.

Geçen gün, "Bir vatandaşta bulunması gereken en büyük erdem nedir?" diye konuşuluyordu arkadaşlar arasında. Bir vatandaş için en büyük erdemin para kazanabilmek olduğunu söyledi bizim Yevstafi İvanaviç. Şaka diye söylediler bunu.

Sayın Makar Alekseyeviç!
Hediye olarak çamaşır göndermişsiniz bana. Ah, Makar Alekseyeviç; hep benim için sarf ediyorsunuz elinizde avcunuzda ne varsa.
Anılarımı tamamlamamı ve gerisini göndermemi istiyorsunuz.
O anılardan korkuyorum. Hele, talihsiz yavrusunu canavarların pençesine bırakan annemden hiç söz edemem.
Anna Fedorovna, Yanına çağırıyor beni. Dilendiğimi ve kötü yola düştüğümü söylüyor.

İki gözüm, anacığım!
Size gönderdiğim dört parça gömleğin sözü bile edilmez.
Bu mektubu amaçsız ve salt, size iyi olduğumu duyurmak için yazmıştım aslında.

Sayın Bayan Varvara Alekseyevna!
Kiracımız Gorşkof un küçük çocuğu öldü bu sabah…

Azizim Makar Alekseyeviç!
Geri gönderiyorum kitabınızı.

Sevgili Varenka!
Doğrusunu söyleyeyim mi size? O kitabı, anacığım, okumadan size gönderdim. Şöylesine bir göz gezdirdim. Gördüm ki, bir sürü saçma sapan, komik şeyler sıralanmış. Varenka'nın hoşuna gider dedim ve size yolladım.

Saygıdeğer Makar Alekseyeviç!
Fedora diyor ki, eğer ben razı olursaymışım, tanıdıklarından bazıları benim durumumla ilgilenip, çok iyi bir evde mürebbiyelik bulabileceklermiş bana.

Fedora, Byelkin'in Hikayeleri adında bir kitap buldu bana.

İki gözüm Varvara Alekseyevna!
Fedora (…) Öylesine aptal, cadaloz ve dırdırcı bir kadındır ki, ölen kocasını toprağa sokan da odur.
…ne isterseniz yapın; yeter ki, bizimle kalın.

Değerli Makar Alekseyeviç!
Hayır, dostum, hayır, aranızda yaşayamam.
Hiç doğru yapmıyorum ikimize yük olarak yaşamakla. Çok acı çekiyorum bunu düşündükçe.
Mümkün mü size küçücük bir yararımın dokunması?

Söyler misiniz, canımın içi, neyiniz eksik; söyleyin, Allah aşkınıza?
Yığınla insan var sizi seven.

Aziz Makar Alekseyeviç!
Bir de öykü kitabı gönderiyorum mektupla birlikte. Bazılarını okudum. "Kaput" adındakini okuyun, özellikle öneriyorum.

Çok Sayın Bayan Varvara Alekseyevna!
…bir zamanlar. Küçük bir aktriste tutulmuştum. Hem de nasıl!... Bir çılgın gibi
aşık oldum, işin gülünç yanı da, kadını hemen hiç görmemiş sayılırdım. Ancak, bir kez gitmiştim tiyatroya, onda da gönlümü kaptırdım.

Sayın Bayan Varvara Alekseyevna!
Bu ayın altısında sizden aldığım kitabı hemen gönderiyor ve bazı konularda sizinle konuşmak istiyorum.

Saygıdeğer Makar Alekseyeviç!

Önceden de takdir ederdim size olan borcumun ne denli büyük olduğunu. Daha, sadece tasarruf sandığındaki paranızı benim için harcadığınızı söylediğinizde anlamıştım bunu. Şimdi ise, birikmiş bir tek kuruşunuzun bile olmadığını öğrendim oysa. Acıklı durumumu, bir rastlantı sonucu öğrenerek duygulanmış ve peşin aldığınız aylığınızı, hatta hastalığım sırasında, sattığınız elbisenizin parasını bile benim için harcamışsınız. Öyle zor bir durumda kaldım ki tüm bunları öğrenince, ne düşüneceğimi ve nasıl davranacağımı hala bilemiyorum.

Benim Çok Değerli Varvara Alekseyevnam!
…benim için her şeyden daha kıymetlidir bana karşı olan saygınız ve bir tek onunla avunuyorum başıma gelen bu geçici sıkıntıların arasında.

Varenka, meleğim!
...Fedora'dan, ahlaksız bir çapkının evinize girdiğini ve size ahlaksızca bir teklifte bulunduğunu duymayayım mı…
...o ahlaksızın evine koşacaktım,
Hava da öyle kötüydü ki aksine, yağmur ve çamurdan geçilmiyordu. Geri dönmek istedim bir ara…
Memur Emelyan Ilyiç'e rastladım. Daha doğrusu eski memur, çünkü, işten çıkardılar artık. Bilmiyorum onun ne yaptığını ve nasıl geçindiğini.
Emelyan beni kışkırttı üçüncü günün akşamı ve ben de kalkıp o subaya gittim.
Neler söylediğimi de anımsamıyorum. Yalnız, soylu bir öfkeyle uzun uzun konuştuğumu biliyorum. Beni kapı dışarı ettiler bunun üzerine, hatta merdivenden attılar. Hani, tam anlamıyla attılar sayılmaz, ama tekmeleyip itelediler.

Muhterem Makar Alekseyeviç!
Bize gelin, ne olur; hemen bugün gelin. Yemeğe bekliyorum.

Anacığım Varvara Alekseyevna!
Yoksul ve zavallı bir insan çok titiz olur.
Emelyan anlatmıştı geçenlerde. Onun için para toplamışlar bir yerde. Ne var ki, verdikleri her on kapiğe karşılık adamcağızı resmi bir kontrolden geçirmişler adeta. On kapiklerine hiçbir karşılık beklemeden veriyorlar onlara sorsan. Durum hiç de öyle değil aslında: yoksul birini inceden inceye seyretmek için ödediler bu parayı.

Sayın Makar Alekseyeviç!
Size geçen kez de söylemiştim, anlatımınız hiç düzgün değil.

Minik Meleğim Varvara Alekseyevna;
"Canım, en azından bir yerlerden borç alaydınız" dedi. "Örneğin Piyotr Piyetraviç faizle para veriyor. Ben almıştım; aldığı faiz ise oldukça insaflı sayılır."

Saygıdeğer Makar Alekseyeviç!
…kısa bir zamanda borç para bulun bir yerlerden, içinde bulunduğunuz bu durumda sizden para istemeyi aklımın ucundan bile geçirmezdim, fakat, ne durumda olduğumu bir bilseniz!

Yavrum Varvara Alekseyevna!
…yığınla borç ve ihtiyaç...

Çok Saygıdeğer Makar Alekseyeviç!
Siz ümitsizliğe kapılmasaydınız en azından. Zaten, keder başımızdan hiç eksik olmuyor. Otuz gümüş kapik gönderiyorum size…

Bir Tanem, Varenkacığım!
Benim için kaygılandığınıza bakılırsa, beni sevdiğinizi anlamanın sevincini yaşıyorum. Neyse, şu anda yüreğimden söz etmenin sırası değil. Yerinde dursun yüreğim...

"Mesele böyle böyle," dedim. Emelyan İvanaviç'in adını verdim. "Bir iş için kırk ruble..."
Sözümü bitiremedim. Davayı kaybettiğimi adamın gözlerinden anladım.
"Yok" dedi. "İş için de olsa param yok. Rehine bırakacağınız bir şey var mı?"

Varvara Alekseyevna! Canım Yavrucuğum! Mahvoldum, ikimiz de hepten mahvolduk. iki paralık oldu şerefim, onurum. Ben mahvolurken sizi de birlikte sürükledim...

Değerli Makar Alekseyeviç;
Sürekli olarak bela yağıp duruyor başınıza. Ne yapmalı, ben de pek bilemiyorum.
Otuz gümüş kapik gönderiyorum size; elimizdeki tüm para yaklaşık bu kadar...

Fedora, bundan böyle size yardım etmeyeceğini söyledi. Ben de artık para vermeyeceğim. Beni ne durumlara düşürdünüz,

Canım Var vara Alekseyevna!
Utanıyorum,

Sayın Bayan ve Değerli Dostum Varvara Alekseyevna!
Suçlu olduğumu biliyorum.
…insan, kendine karşı olan saygısını, onurunu, erdemini ve güvenini yitirdiği anda her şey bitmiş demektir. Ondan sonra da, önüne geçilemez bir baş aşağı düşüş başlar, benim hiç suçum yok bunda, yazgım böyleymiş...

Son derece yoruldum; bu denli güçsüz kalmamın nedenini bir türlü anlayamıyorum. En küçük bir iş bile beni yoruyor.
"Efendim, velinimetim, Makar Alekseyeviç, ocağınıza düştüm" dedi. "Bedbaht bir aileye yardım edin Allah rızası için. Çocuklarım ve karım aç kaldılar. Aile reisiyim ve bu duruma dayanamıyorum artık."
Yüreğim parçalandı. "Benden beterleri de varmış!" diye aklımdan geçirdim.

Yavrucuğum Varvara Alekseyevna;
Hiç kendimde değilim bu satırları yazarken.

"Bunu temize çekin, Makar Alekseyeviç" dedi. "Son derece özenli yazın; elinizi de çabuk tutun, imzaya girecek bugün."
O kağıdı temize çekmeye başladım. Çok temiz ve güzel yazıyordum. Sonra, nasıl oldu, bilmiyorum, daha doğrusu, bu işe ya şeytan karıştı, ya da gizli bir güç böyle olmasını istedi, tamı tamına bir satır atlayıvermişim. Varın artık siz düşünün yazının anlamının ne hale geldiğini!

"Bu ne biçim bir iş, efendi!" diye başladı. "Çok önemli ve ivedi bir yazıyı berbat ediyorsunuz. Hiç olur mu bu?..."

…düğmem birden kopuverdi, yere yuvarlandı.
…düğmenin peşine düştüm.

Ekselans, diğerlerine dönüp emir verdi bunu söyledikten sonra ve hepsi çıktılar. Onlar çıkar çıkmaz Ekselans, aceleyle cüzdanını çıkarıp, bir yüz rublelik banknot çıkardı içinden.
"Kusura bakmayın," dedi. "Nasıl isterseniz o şekilde kabul edin bunu." Elime sıkıştırdı parayı.

Size kırk beş ruble gönderiyorum bu mektupla birlikte.

Sevgili Makar Alekseyeviç!
Mutluluğunuza ne denli sevindiğimi anlatamam. Tüm kalbimle onaylıyorum amirinizin erdemini.

Azizim Varvara Alekseyevna;
Bu denli mutlu ve her şeyden hoşnut bulunduğum şu aralar beni bırakmayın, yalvarıyorum size.
Canımın içi, ne acı günler geçirdik, öyle değil mi? Neyse, o günler artık geride kaldı ya, siz ona bakın.

Çok saygıdeğer Makar Alekseyeviç!
Çok büyük bir coşku içindeyim. Bizde neler oldu, dinleyin.
Bay Bıkof Petersburg'daymış.
Ya, yine gelirse?

Cancağızım Varvara Alekseyevna!
"Ah, kardeşim, namusun ve onurun lafı mı olur para olmayınca?"
…bir iş buldu Ratazyayef.

Değerli dostum Makar Alekseyeviç!
Evvelsi gün Bıkof bizdeydi.
Benimle evlenmek istediğini, onurumu iade etmenin onun için bir görev olduğunu söyledi.
Bana yaptıklarınızın karşılığı olarak size 500 ruble vermenin yeterli olup olmayacağını sordu.
Artık, mutlu olup olmayacağımı Tanrı bilir! Hepten onun ellerine bıraktım kaderimi.

İki gözüm Varvara Alekseyevna!
Dün Gorşkof’u toprağa verdik, bugün de bu çıktı...
Peki, ama, birbirimizle nasıl mektuplaşacağız artık? Ben ne yapacağım bir başıma?

Değerli Dostum Makar Alekseyeviç!
Beş gün sonra kıyılacak nikâhımız, ertesi gün de yola çıkacağız.
Öyle çok utanıyorum ki, angaryalarımla durmadan sizi rahatsız ettiğim için!

Saygıdeğer Bayan Varvara Alekseyevna;
Büyük bir özenle yerine getirdim siparişlerinizi.
Bay Bıkof demek istiyorum... fazla öfkeli... bu yüzden gelemem artık... Bundan sonra da hiç gelemem zaten...

Sayın Makar Alekseyeviç!
Hiç beklemeden hemen kuyumcuya koşun, Tanrı aşkına. Zümrütlü ve incili küpeleri yapmasın. Çok pahalıya çıkacağını söylüyor Bay Bıkof.

Varvara Alekseyevna, canımın içi!
Ben -şey... yani, kuyumcu- "Peki" dedi.

Varvara Alekseyevna, canım yavrum!
Hadi, bakalım, bahtınız açık olsun,

Çok Değerli Dostum Makar Alekseyeviç!
Sonunda, her şey oldu bitti, işte. Ben de yazgımla baş başayım artık.
Bana olan alışkanlığınızdan vazgeçmelisiniz artık.

Paha biçilemez canım Varenkacığım, hayatım benim!
Götürüyorlar sizi, gidiyorsunuz. Sizi benden ayıracaklarına, göğsümü yarıp yüreğimi söküp alsalardı çok daha iyiydi! Nasıl bir iştir bu: hem ağlıyor, hem de gidiyorsunuz!


Türkçeleştiren: Vedat Gültek
Sosyal Yayınlar
2000

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder