8 Ekim 2019 Salı

Bay Proharçin


Dostoyevski - Bay Proharçin

Semyon İvanoviç Proharçin, Ustinya Fedorovna'nın oda oda kiraya verdiği dairesinin en karanlık, en ucuz köşesinde kalıyordu.
Ustinya Fedorovna'nın en gözde kiracısıydı.

Proharçin, kibar olmasa da, iyi, dürüst, ciddi biri (ayrıca pinti ve cimri)

Ustinya Fedorovna şöyle diyordu: "Semyon İvanoviç denen adamcağız çocuk gibiydi. Yirmi yıl okşa onu, evinde besle, hiç sıkılmazdı.”

Çok az konuşur, hep susardı, sohbetten pek hoşlanmazdı.

Semyon İvanoviç'in ortadan kaybolması evde büyük bir kargaşaya neden oldu.

…Semyon İvanoviç'in küfelik sarhoş olduğunu fark etmişlerdi.

“Sarhoş falan değil, uyuşturucu da almadı; sana bir şey söyleyeyim mi, sanırım felç geldi ona ya da öyle bir şey, belki de yaralıdır.”

Ateşler içinde yandığını hissetti.
…yangın Semyon İvanoviç'in kafasının içindeydi.

Ustinya Fedorovna: Eğri Sokaktaki evi kel kafalı bir sokak kadınının yaktığını söyledi. "Yangından biraz önce orada görmüşler onu. Mumu yakıp kileri tutuşturmuş."

Zimoveykin, Semyon İvanoviç'e: Yaramazlık etme! Uslu ol Semyoncuk! Sakin ol! Yoksa her şeyi açıklarım, kardeşçiğim benim, tamam mı, her şeyi anlatırım, duyuyor musun?

Herkes Mark İvanoviç'in bu söylediklerinin iyi bir sonuç vereceğini umuyordu.

Hasta yerinde değildi.
…karyolanın altına girmiş, orada yatıyordu.

Bitmişti adamcağız. Elleri buz gibiydi. Gözlerini açmakta zorlanıyordu.

Nihayet ortalık sakinleşti. Sernyon İvanoviç'in ölüm öncesi çırpınışları da, kasılmaları da dindi. Bacaklarını uzattı Bay Proharçin günahlarına, sevaplarına doğru yola çıktı...

Semyon İvanoviç'in mirası sandığı törenle açmıştı. Her şey ortadaydı: iki eski bez parçası, bir çift çorap, yarım atkı, eski bir şapka, birkaç düğme, eski ayakkabı tabanları ve çizmeler...
İşe yarar bir tek şey vardı: Alman malı kilit.

Yastığı istediler, içini dışını incelediler.
…ağır bir şey ses çıkararak düştü döşemeye. Yerden alıp baktılar, bir cüzdandı bu. İçinde de on ruble vardı.
O anda bir paket daha düştü döşeğin içinden. Arkasından yapayalnız iki elli kapiktikle bir çeyrek ruble yuvarlandı döşemede, sonra küçük bir madeni parayla eski bir beşlik…

O zaman, döşemenin içini adamakıllı araştırmalarının daha iyi olacağına karar verdiler.

Aman Tanrım! Neler yoktu orada... Güzelim rubleler, insana güven veren ağırbaşlı bir buçuk rublelikler…

Tam iki bin dört yüz doksan yedi buçuk rubleydi.

…tabutta bile bir anını boş geçirmek istemeyen tecrübeli, yırtık bir kapitalist gibi, birtakım hesaplar peşindeydi sanki.

Dostoyevski, Öyküler (çev: Ergin Altay), İletişim Yayınları (3. Baskı 2011), s. 363-394

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder