4 Şubat 2026 Çarşamba

İbn Arabi - Evradı - Notlar

İbn Arabi - Evradı - Notlar

Mütercim: Vahdettin İnce, Kitsan Yayınları

 


Dua ibadetin özüdür.

Duanız olmasa, Rabbim size ne diye değer versin?

 

Nafile ibadetlere vird bunun çoğuluna da "virdler’ manasına gelen “Evrad” denilir.

 

İlahi! Senin kahir isimlerinden yardım istiyorum ki kalbi ve bedeni kuvvetler onunla güçlensin. Ta ki benimle karşılaşan her kalp sahibi yenik ve mağlup olarak gerisin geri gitsin

 

Allah’ım! Bana her şeyde rahmet, inayet, koruma, riayet, ihtisas, velayet gözüyle bak. Ta ki hiçbir şey beni seni görmekten perdelemesin ve ben, beni desteklediğin bakışınla her şeyde sana bakıyor olayım.

 

Rabbim! Beni seninle müstağni kil ki, senden başkasına muhtaç olmayayım. Bana öyle bir zenginlik ver ki hiçbir hazza ihtiyaç duymayayım. Beni her mahlukun zahirine veya batınına çağıran bir şeye meyletmeyeyim.

 

“Hizbu’d-devri’l-a’lâ”

Bismillâhirrahmânirrahîym

Rahman ve Rahiym Allah adıyla

Ey sonsuz dirilik, canlılık sahibi Hayy olan! Ey kendi varlığı ile kâim olup, mevcudatı varlığı ile var kılan Kayyum olan! Seninle kendimi güvenceye aidim beni koru.

Bismillâh, isminin hakikati, himayesi, kifayeti, koruması, burhanı zırhıyla, muhafazası ve emanı ile beni himaye eyle.

Ey başlangıcı olmayan Evvel olan. Ey sonu olmayan Ahir olan! Beni maşâallah lâ kuvvete İllâ billâh / Allah’ın dilemesi olur. Kuvvet ancak Allah’tandır. Ayetinin hâzinesinin dairesin içindeki gaybî sırlarla, o kıymetli dâirenin içerisine beni de sok.

Ey hoşgörülü Haliym olan, ey her türlü şeyi örten, kapayan gizleyen Settâr olan! Ve’tesimu bihablîllâhi / Allah’ın ipine sarilin, âyetinin kurtuluşunun sırrıyla, tesettürü, hicâbi korunma ve kurtulma vesilesiyle lütfen bana da korunmayı, örtünmeyi nasip eyle.

Ey her şey’i İhâta eden, kuşatan Muhit olan! Ey kudreti her şey’e yeten Kâdir olan! Etrafımı zalike hayrûn zâlike min âyâtîllâh / bu daha hayırlıdır. Bu Allah’ın ayetlerindendir âyetinin azametinden izzetinden ve ululuğundan eman ve ihata surlarıyla çevir.

Ey murakebe eden Kârib, Ey icabet eden Mucîbî Ve mahum bi darrine bihî min ehadin İllâ biiznîllâhi / Oysa şeytan, Allah’ın izni olmadıkça, müminlere hiçbir zaman veremez âyetinin mânâsıyla, korunmasıyla, hürmetiyle beni, nefsimi, ailemi, dinimi, malımı, evlatlarımı, evim hususunda icâbet eyle, beni koru ve savun.

Ey men eden Mâni olan. Ey savunan Nafi olan! Ehâzetuhu ğâşiyetün min a’zâbîllah / Eğer bir zalim veya zorba bana haksızlıkla saldırırsa Allah’ın azabından bir bürüyen onu yakalayıverir- âyetlerin, esmâlarnı, kelimelerin hakki için, şeytânın şerrinden, sultanin şerrinden ve herhangi bir zalimin veya haklarımı gasb etmek isteyen zorbanın şerrinden lütfen beni koru.

Ey zalim, azgın ve bana saldıran kullarım ve yardımcılarım zelil kılan Muzil! Ey zarar vereni yaptığının karşılığıyla ödeştiren Muntakim! Zulmedici kulların ve onların yardımcıları eğer bana kötü tuzak hazırlamışlarsa Allah onları yüzüstü bıraksın. Onların işitmelerine kalplerine, basiretlerine Femen yehdîyhî min ba’diîâh / kulağını ve kalbini mühürledik, gözünün üzerine bir perde indirdik, âyetindeki gibi bir perde koyarak, kurtarıcım ol! Şüphesiz, artık Allah’ın azabından kurtuluş yolunu kim ona gösterebilir!

Ey İzhâr ettiklerini geri alan ve her şey’i kudreti altında tutan Kâbız olan. Ey dilediği her şeyi ortadan kaldıran Kahhâr olan Allah’ım, bana tuzak kuranların mekirlerine, hilelerine, azaplarına karşı bana yardım ederek kimseye muhtaç bırakma. Onları, Fe mâ kâne lehû min fi’etin yensurûnehu min dûn’îllâhi / Allah’tan başka ona yardım edecek bir grubu yoktur, âyetinin sırrıyla, mânâsıyla, içerdiği hüsran, değişme ve yok etme vaadi uyarınca onları (tuzakçıları) benden, rezil, horlanmış, mağlup ve aşağılanmış olarak uzaklaştır.

Ey Zâtına ve Sıfatlarına fenâlık, noksanlık, sınırlılık ve hiçbir şekilde kusur bulunmayan Subbuh olan. Ey, mukaddes ve arı Kuddus olan Allah’ım, Akbil velâ tehaf inneke min’el âminine” bi fadzilllâhi / beri gel ve korkma!

Çünkü sen, Allah’ın himayesinde güvende olanlardansın âyetinde ki münacâtın lezzetini lütfen bana tattır ve bu âyetin fazlıyla, sırrıyla emniyet içersinde bulunanlardan olmayı da lütfen nasip eyle.

Ey zarara uğratan, her şer kabul edilenin mutlak var edicisi Dârr olan. Ey ölümü tattıran ve dilediğine dönüştüren Mumit olan! Fe kuti’a dâbir’ul kavm’illezine zalemû, velhamdülillâhi rabb’il â’lemîyn / zulm eden kavmin kökü kurudu ve Allah’a hamdolsun âyetinin sırrıyla, yine zalimlere içerdiği cezayı, vebalini, nikâlini, zevâlini tattır Yâ Rabbi.

Ey yakîn hâlini yaratan Selâm olan. Ey gaybın sonsuz sırlarına açık idrâki oluşturan Mü’min olan Allah’ım, düşmanların devletine karşı tehüm’ül büçrâ fi’l hayâtiddünyâ ve fi’l âhiretî lâ tebdile likelimâtillâh / Dünya hayatında ve ahirette onlara müjde vardır. Allah’ın kelimelerinde değişiklik olmaz, âyetinin gayesi, sırrı ve nihayeti ve bidayeti ile düşmanların devletlerinin, cevvaliyetlerinin heybetinden caydırıcılığından beni de emin kil, huzurlu eyle.

Ey sonsuzluğuyla azamet sahibi A’zîm olan, ey izzet bahçeden ve dileğince değerli kılan Muizz olan Allah’ım, Ve lâ yahzünke kavluhüm İnn’el i’zzete lillâhi / onların sözleri seni üzmesin. Şüphesiz bütün izzet Allah’ındır. Ayetinde ki sırrınla, celâllik sultanlığının, saltanatının ve gururunun verdiği azametli, korkutucu tacınla beni taçlandır ya Rabbi.

Ey zatıyla tüm kemâl sıfatlarına sahip ve tek hükümrân Celîl olan, ey sonsuz mânâlara sahip, yeğane üstünlük sahibi ve üstünlüğünü de ancak kendi kendiyle değerlendiren Kebîr olan Allah’ım, Felemmâ ra’eynehû ekbernehûnne ve kataâ’ne eydiyehünne ve kulne hâçalillâhî / Onu gördüklerinde gözlerinde büyüttüler ve ellerini kestiler, "haça! Allah’ı tenzih ederiz bu bir beçer değildik dediler., âyetinin sırrıyla verdiğin celâllik, mükemmellik, ikbâllik, yüce azâmet İhtivâ eden cübbeyi bana da giydir!

Ey eşi benzeri olmayan A’zîz olan. Ey Aşk kaynağı, sevilen gerçek ve Tek mutlak varlık Vedud olan Allah’ım, Yuhibbunehum kehubbillâh, vellezîne âmenû eşeddu hubben lillâh / Onları Allah’ı sever gibi seviyorlar, iman edenlerin Allah’a yönelik sevgileri ise daha şiddetlidir, ayetinin şefkatinden, letafetinden ve sıcaklığından bir sevgiyi katından bana ilka et ki, böylece bu kullarının gönülleri sevgi, saygı ve muhabbetle bana boyun eğsin, bana uysun.

Ey apaçık ortada zahir olan. Ey gizli Bâtın olan! Yuhibbuhum ve yühibbunehû ezilleten a’lâ’l mü’minîne ei’zzeten a’lâ’l kâfirine yücâhidune fî sebilillâhi / Allah onları sever, onlar da Allah’ı severler, müminlere karşı alçak gönüllü, kafirlere karşı izzetlidirler ve Allah yolunda cihad ederler...âyetinin sırlarının, nûr’unun verdiği gücü ve eserlerini üzerimde izhar eyle.

Ey varlığına bir şeyin girmesi, çıkması İmkânsız, ihtiyaçtan, beri Samed olan, ey açığa çıkaran İdrâk ettiren, kendisiyle irşâd olunan Nûr olan! Fein hâccûke fekul eslemtu vechiye’lillâh / eğer seninle tartışırlarsa, de ki: ben vechimi (yüzümü) Allah’a teslim ettim... âyetinin sırrıyla vechimi, işrâk, ünsiyet ve cemâlinin nûruyla safiyetiyle çevir.

Yâ Bedla’s semâvative’l arz Yâ Zelcelâli ve’l İkrâm / Ey semavatı ve yeri benzersiz yaratan! Ey celal ve kerem sahibi! Vehlul u’kdeten min lisânî yefkahû kavil / sonra derileri ve kalpleri Allah’ın zikri ile yumuşar, (Hz. Musa’nın duası) âyetinin sırrıyla, mânâsıyla (Musâ Aleyhisselâm’ın dilini çözdüğün gibi) bana da üstünlüğümü, belâgatimi ve fasihliğimi İkrâm eyle ki dediklerimi anlasınlar.

Allah’ım «Summe telînü cülûduühüm ve kulûbühüm li zikrlllâhi» âyetinin sırrıyla, yüzü suyu hürmetine Senden korkan, derileri ürperen ve sonra, derileri ve yürekleri Allah’ın zikri İçin yumuşayanlara nasip ettiğin gibi bana da Rahmetinle inceliğinle acı.

Ey hükmünü zorunlu olarak, ister istemez kabul ettiren Cebbar olan. Ey dilediği her şey’i ortadan kaldıran Kahhar olan Allah’ım, Ve me’nnasru İllâ min İ’ndi’llâhi / zafer ancak Allah katındandır, âyetinin sırrıyla, beni heybetinin kılıcıyla, gücüyle, şiddetiyle, dayanıklığıyla, düşmanlarının zorbalığına ve gücüne karşı bana heybetini ve yüceliğini zırh gibi giydir.

Ey açan, yayan, genişlik veren Bâsit olan. Ey sürekli aşama (feth) kapıları açan, tüm kapanıklıkları geçiren, Fettâh olan! Elem neşrahleke sadrak / biz senin göğsünü açmadık mı? âyetinin sırrıyla letafet ve bağışıyla müjdelerinin işaretiyle Rabbişrah lî sadrîy ve yessirlîy emrî / Rabbim! Göğsümü aç ve İşimi kolaylaştır.” âyetinin sırrıyla, bereketiyle, benim de kalbime, (bilincime) genişlik, açıklık, nûrikrâm eyle.

Yevmeizin yefrahul mü’minûne bi nasrîîâh / üzerime o gün müminler Allah’ın yardımı sayesinde sevinirler, âyetinin sırrıyla, müjdeleriyle, sevindirdiğin, yardım ettiğin ve galip getirerek, feraha kavuşturduğun mü’min kulların gibi lütfen bizi de müjdele, sevindir, galip eyle, feraha çıkar.

Ey lutûf sâhibi, birimin özünde ve yapışında yer alır biçimde mevcût Lâtîf olan. Ey son derece merhametli Rauf olan Rabb’im, Ve tatmainnu kulûbühüm bizikr’lllah / kalpler ancak Allah’ın zikriyle tatmin olur... âyetinin sırrıyla, kalpleri seni zikretmekle huzurlu olan, İmân nasip ettiğin kulların gibi benim kalbime de İmân, huzur ve sukûnet ikram eyle...

Ey sabırla, rızâsı olmayan şeylerin neticesini bekleyen Sabur olan. Ey İkrâm ettiklerinin değerini bilene, şükredene fazlasıyla karşılık veren Şekûr olan Allah’ım, Kem min fietin kalîletin ğalebet fieten kesîreten biiznîllâhi / nice az topluluk Allah’ın izniyle galip gelmişlerdir... âyetinin sırrıyla ve izninle, yakini ve sebatı ile yakaranların sabrım yüreğime akit, sabitliğinin, sadâkatinin güçler! gibi bize de aynı gücü lütuf eyle.

Ey koruyan, muhâfaza eden, ayakta tutan, hıfz eyleyen Hâfiz olan, ey vekîl tutanların İşini en mükemmel biçimde sonuçlandıran Vekîl olan! tehû mua’kibâtun min beyn’î yedeyhî ve min halfiîhi yahfizûnehû min emrîîâh / Allah’ın emri gereğince önünden ve arkasından onu takip edip koruyanlar vardır... âyetinin sırrıyla, şâhidleriyle, tanıklarıyla, askerleriyle, beni de önümden, arkamdan, sağımdan, solumdan, üstümden ve altımdan, (her yönden) koru, koruyucum ve vekilîm olan Allah’ım.

Ey kendi varlığı ile mevcudatı varlığıyla var kılan Kaim olan ve Ey Dâim olan! Ve keyfe ehâfu mâ eşrektum ve lâ tehâfune ennekum eşrektum billâh / Siz Allah’a ortak koşmaktan korkmaz iken ben nasıl sizin koştuğunuz ortaklardan korkarım? âyetinde sözü geçen, burhân sâhibi kimselerin, (şirk ehlî olmayan) dayandığı gibi benim de ayaklarımı yolunda sâbiteyle kaydırma.

Ey en güzel Mevlâm, Ey en güzel kurtarıcı; “Ni’men’nasirl E’tet’ethizunâ huzuven kâle euzu billâh / "bizimle alay mi ediyorsun?” denilince "Allah’a sığınırım” âyetinin sahibi olan kimseyi gâlib kıldığın gibi beni de düşmanlarıma karşı gâlip eyle.

Ey talep ettiren Tâlib olan. Ey talep ettirdiğine de talebini İkrâm eden yeğane Gâlib olan Allah’ım, innâ erseinâke şâhiden mubeşşiren ve nezîren litu’minu billâh / "Şüphesiz biz seni, şahit, müjdeleyici ve uyarıcı olarak gönderdik... iman edesiniz.” âyetinin sırrıyla, İmânıyla, bereketiyle, tanıklıkla, uyarıcı ve müjdeci olarak Rasûlün Muhammed Sallallahu Aleyhi ve Sellem Efendimizi azizlikle, heybetlikle, desteklediğin gibi beni de destekle.

Ey kifâyet eden, yeten, yetişen, el veren Kâfi olan, ey şefaat eden, şifâ veren Şâfi olan Allah’ım, beni tev enzelnâ hâz’el Kur’âne a’lâ cebelin lareeytehû hâşia’an mutesaddian min haşyet’illâh / Eğer biz bu Kur'an'ı bir dağa indirseydik, muhakkak ki onu, Allah korkusundan baş eğerek, parça parça olmuş görürdün... âyetinin sırrıyla, verdiğin faydaların ve birikintilerin yüzü suyu hürmetine düşmanlara, kötülere karşı destekle, kifâyet eyle, yardımcım ol.

Ey karşılıksız olarak ihsânda bulunan Vahhab olan bağışlayıcı. Ey sonsuz mânâlarıyla sürekli rızık verici Rezzâk olan! Kulu veşrebû min rizkîîâhîf Allah’ın rızkından yeyin, İçin... âyetinin sırrıyla rızıklarda sağladığın kolaylığı, kabulü, tedbiri ve emre amadeliği ile bana indinden lûtfeyle.

Ey Tek, yardımcı, hâmi, dost, dilediğine arka çıkıp onları kemâle ulaştıran dost; Velî olan. Ey yüce fevkalâde yüksek A’lîy olan Allah’ım, Zalike min fadzİîlâh / İşte bu Allah’ın lütfundandır… âyetinin sırrıyla inayetiyle, medediyle, mutluluğuyla ve fazla fazla devamıyla, selâmetle korumakla, sahip çıkmakla bana Velîlik yap (sahîp çık), İmdâd eyle.

Ey sınırsız cömertlik Kerim sahibi. Ey yeğane zenginlik sahibi Gâniy olan, ey tevbeleri çok kabul eden, ey Halim olan! Izâ fea’lû fâhişeten ev zalemû enfusehüm zeker’ûîâhe festağferû lizünûbîhim ve men yağfir’uzzunûbe illallah / onlar ki bir kötülük işledikleri veya kendilerine zulmettikleri zaman, hemen Allah’ı anarlar ve günahları İçin bağışlanma dilerler. Allah’tan başka günahları bağışlayan kimdir? âyetinde zikrolan Rasûlünün yanında seslerini alçaltmış olan kimseleri, affederek İkrâm ittiğin gibi bu vesileyle bana da atfınla, saadetle İkrâm eyle…

Ey Tek, hüküm sahibi, hükmü kayıtsız şartsız yerine gelen Hakîm olan. Ey Tek, tövbeleri kabul edici Tevvâb olan ve Ey Tek, va’adinde sadık, sözünde duran, nimetleri herkese İhsân eden, muhsin Berr olan Allah’ım, onların bilinçlerine nasûh tevbeleri İkrâm ederek nasûh tevbesinin oluşmasını sağladığın, İkrâm ettiğin gibi bana da lütfen nasûh tövbesi İkrâm eyle Yâ Rabbi.

Cüzlerden, parçalardan meydana gelmemiş “Tek” Vâhid, Ahad, olan Allah, Fea’lem ennehû lâilâheilâllâh. Senin sözün ve takvâ olan bu âyetinle sevgilin Rasulun Muhammed Sallallahu Aleyhi Vessellem Efendimizi bağladığın gibi bizleri de bu âyetin sırrıyla, mânâsıyla bağla Yâ Rabbi.

Ey Rahman ve Rahiym olan Allah’ım, Kul Yâ i’bâdiyellezîne esrefû a’lâ enfusihîm lâ taknetu min rahmet’îîâh / ey nefislerine karşı aşırı giden kullarım! Allah’ın rahmetinden umut kesmeyin... âyetinin verdiği ni’metle ümit edenler ve kurtulmuş olan ve sonları güzel olan kimselere bağışladığın gibi lütfen benim de sonumu iyi ve hoş eyle Yâ Rabbi.

Ey yaratıklarının hitaplarım her hâliyle algılayan Semî olan, ey yarattıklarına mekânca yâkin Kârib olan!

Beni, muttakiler İçin hazırlanan Adn cennetlerine yerleştir! Da’vâhum fihâ subhâneke allahumme ve tahiyyatehum fihâ selam ve âhiru da’vâhum enil’hamdu lillâhi rabbilâlemiyn / onların oradaki duası 'seni tenzih ederiz, Allah’ım!’ şeklindedir, selamlaşmaları 'selam olsun’ şeklindedir. Dualarının sonu 'alemlerin rabbi olan Allah’a hamdolsun’ şeklindedir...

Ya Allah (4 defa) ya Nafi (4 defa)... Ya Rahman (4 defa) ya Rahim (4 defa)

Ey Fayda verici. Ey kötülükleri geri çevirici. Ey Rahman ve Rahiym olan Allah, bu ayetlerin sözlerin ve esmalarının yüzü suyu hürmetine katından bana kazandırıcı bir güç İkrâm eyle, bizlere bereketli, bol rızıklar, huzurlu yürekler, aydınlanmış kabir, kolay verilen hesap ve büyük ecirler İkrâm eylemeni ve Firdevs cennetinden büyük bir mülk takdir etmeni istiyorum.

Allah'ım Efendimiz Muhammed Sallallahû Aleyhi ve Sellem’ A’lîsine, Sahabesine din gününe kadar çok selâm ver. Öyle selâmlar ve duâlar ver ki Senin halkının sayısı kadar, Senin kelimelerin ve sözlerin tükettiği mürekkepler kadar ve rahmetin en son zirvesine kadar.

Allah'ım Sana sığındım ki, bu sığınmam aynen güçlü ve çetin köşelere sığınanların hâli gibidir.

Allah Rasûllerine selâmlar olsun, âlemlerin Rabbi olan Allah’a hamdolsun.

El- Fatiha

 

Berât duası

Allah’ım! Ey minnet sahibi! Bana lütfet. Ey sınırsız gü؟ ve nimet sahibi! Ey celal ve kerem sahibi! Senden başka ilah yoktur. Sen sığınanların desteği, korkanların güvencesi ve eman isteyenlerin sığınağısın. Allah’ım! Eğer katindaki ana kitapta benim bedbahtlığım, mahrumiyetimi ve rızkımın darlığını yazmışsan, katinda beni mutlu, şahit, rızıklanmış, hayırlara muvaffak kılınmış, kifayete kavuşturulmuş, eziyet edenlerden korunmuş olarak yaz. Çünkü sen, gönderilmiş Nebine indirdiğin Kitab’da şöylemişsin-ki senin sözün haktır- "Allah dilediğini siler ve dilediğini yerinde bırakır. Ana kitab O’nun yanındadır.” ilahi! Yüce şaban ayının ortasındaki bu gecede gerçekleşen büyük tecelli hakki İşin, ki bu gece her hikmetli İş birbirinden ayrılır ve hükme bağlanır, bildiğimiz bilmediğimiz bütün kötülükleri, belaları, kıtlıkları ve vebayı bizden sav. Çünkü sen bilirsin, biz bilmeyiz. Şüphesiz sen bütün gaipleri bilirsin.

Efendimiz Muhammed’e, ehl-i beytine, ve ashabına salat ve selam olsun.

 

Bakara 255. Ayet / Ayet’el- Kürsi

255- Allah, O’ndan başka ilah yoktur; O Haydır, Kayyumdur. Kendisine ne uyku gelir ne de uyuklama. Semalarda ve arzdakilerin hepsi O’nundur. İzni olmadan O’nun katında kim şefaat edebilir? O, kullarının yaptıklarını ve yapacaklarını bilir. O’nun katında kim şefaat edebilir? O, insanlar O’nun ilminden hiçbir şeyi tam olarak bilemezler. O’nun bildirdiklerinin dışında insanlar O’nun ilminden hiçbir şeyi tam olarak bilemezler. O’nun kürsüsü gökleri ve yeri içine alır, onları koruyup gözetmek kendisine zor gelmez. O, Aliydir, Aziymdir.

 

Bakara Suresi, 285 - 286. ayet: Âmenerresûlü

285-    Rasul, Rabbi tarafından kendisine indirilene iman etti, müminler de. Her biri Allah’a, meleklerine, kitaplarına, Rasullerine iman ettiler. "Allah’ın Resullerinden hiçbiri arasında ayrım yapmayız, işittik, itaat ettik. Ey Rabbimiz, affına sığındık! Dönüş sanadır” dediler.

286-    Allah her şahsı, ancak gücünün yettiği ölçüde mükellef kılar. Herkesin kazandığı kendine, yapacağı şer de kendinedir. Rabbimiz! Unutursak veya hataya düşersek bizi sorumlu tutma. Ey Rabbimiz! Bizden öncekilere yüklediğin gibi bize de ağır yük yükleme. Ey Rabbimiz! Bize gücümüzün yetmediği İşler de yükleme! Bizi affet! Bizi bağışla! Bize acil Sen bizim Mevlamızsın. Kâfirler topluluğuna karşı bize yardım et!

 

Tevbe Suresi 1-3. ayet

1- Allah ve Resulünden kendileriyle antlaşma yapmış olduğunuz müşriklere bir ihtar!

2- (Ey müşrikler!) Yeryüzünde dört ay daha dolaşın, iyi bilin ki siz Allah’ı aciz bırakacak değilsiniz; Allah ise kâfirleri rezil (ve perişan) edecektir.

3- Haccı-ekber (en büyük hac) gününde Allah ve Rasulünden insanlara bir bildiridir: Allah ve Rasulü müşriklerden uzaktır. Eğer tevbe ederseniz, bu sizin için daha hayırlıdır. Ve eğer yüz ؟evirirseniz bilin ki, siz Allah’ı aciz bırakacak değilsiniz. (Ey Muhammed)! O kâfirlere elem verici bir azabı müjdele!

 

Muhyiddini Arabi’nin esmau’l husna duası

Ya Allah, Ya Allah, Ya Allah.

O’ndan başka ilah yoktur; O Haydır, Kayyumdur. Kendisine ne uyku gelir ne de uyuklama. Semalarda ve arzdakilerin hepsi O’nundur. İzni olmadan O’nun katında kim şefaat edebilir? O, kullarının yaptıklarını ve yapacaklarını bilir. O’nun katında kim şefaat edebilir? O, insanlar O’nun ilminden hiçbir şeyi tam olarak bilemezler. O’nun bildirdiklerinin dışında insanlar O’nun ilminden hiçbir şeyi tam olarak bilemezler. O’nun kürsüsü gökleri ve yeri İçine alır, onları koruyup gözetmek kendisine zor gelmez. O, Aliydir, Aziymdir.

Allah, adaleti ayakta tutarak şu hususu açıklamıştır ki, kendisinden başka ilah yoktur. Melekler ve ilim sahipleri de. Mutlak güç ve hikmet sahibi Allah’tan başka ilah yoktur. O Allah’dan başka ilah yoktur. Ancak o vardır. O gaybda olanı bilen (alimdir) şahiddir. O Rahman ve rahimdir.

 

De ki: Mülkün gerçek sahibi elan Allah’ımı Sen mülkü dilediğine verirsin ve mülkü dilediğinden geri alırsın. Dilediğini yüceltir, dilediğini de alçaltırsın. Her türlü iyilik senin elindedir. Gerçekten sen her şeye kadirsin. Geceyi gündüze katar, gündüzü de geceye katarsın. Ölüden diriyi çıkarır, diriden de ölüyü çıkarırsın. Dilediğine de sayısız rızık verirsin.

 

O Allah’dan başka ilah yektur. Ferdir, Samed’dir doğmamış doğurmamış ona denk hiçbir şey yoktur. Mülkünde hiçbir ortağı yoktur ve hiçbir yardımcıya ihtiyacı da yoktur. Ve O’nu Tekbirle yücelt.

 

O’ndan başka hiçbir kimseyi tanımayız. Ve O’ndan başka ricada bulunulacak, dönülecek ve sığınılacak kimse yoktur. Şikayetlerimiz sana ve isteklerimiz de senden ve kurtuluş kapısı da sende. Kendin için seçmiş olduğun Rafi’, Alî, ve Manî isimlerinle senden istiyorum. Zikrinle bu isimleri tahsis ettin. Bütün yarattıklarına, mahlukata senden başka bunları arattın ancak hiçbir kimsenin gücü yetmez zira yalnız Ferd olan sensin. (bu isimleri) Kendine delil kıldın. Ve sana ulaşmaya sebeb eyledin. Bunlar senin en yüce isimlerindendir ve kainattaki en güzel şeydir, en büyük da’vettir. En güvenilir destekdir. Onunla senden isteyen sıkıntıda kalmaz. Duası red olunmaz. Ona güvenen güçsüz kalmaz. Onunla isteyen fakir olmaz, isteyenin isteği kesilmez.

 

Ey hiçbir olumsuzun etkilemediği, hiçbir zaman yok olmayan yalnız mevcud olan, hiçbir şekilde mağlub olmayan, hiçbir kimsenin hesap sorması mümkün olmayan, hiçbir şeyin kendisine engel teşkil etmediği, hiçbir gücün kendisini etkilemediği Rabbim bütün günâhlarımı afv eyle. Ya Rabbi dünya ve ahiret sıkıntılarımda sen bana yet, yardım et. Dünya da ve ahirette senden afiyet istiyorum. Beni sana yakın eyle. Senden başka hiçbir ilah yoktur. Senin yüce isimlerinle sana tevessül ediyorum. Sana bağlandım ve sana tevekkül ettim. Senden başka ilah yoktur. Senden başkası da yoktur. Ya Rab bütün Rablerin Rabbi sensin. Kulunu azad eden de sensin, afvında cezanın da sahibi sensin. Rububiyetinle Tek kıldığınla senden istiyorum. Beni kudretinle cehennemden koru. Ya erhamerrahimiyn rahmetinle beni cennetine dahil eyle.

 

Ya Nur! Sen arzın ve semavatın nurusun. Sema ve arz ehli senin nurunla nurlandı. Nurunla kalbime tecelli etmeni senden istiyorum, işitmemi, gözlerimi nurlandır. Dünya da ve ahirette nurunla nurlanmayı nasib eyle.

 

Ya Aziym! Yüce arşın Rabbi sensin. Senin azemetine sığınıyorum. İlliyin de beni yücelt, Salihlerle beni ilhak eyle.

 

Ya Keriym! Senin kerem etmeni diliyorum senin varlığına tutundum, sana güvendim bana kereminle ikramda bulum rahmetini ve bereketini üzerime indir. Beni kendine yakın eyle bana takva elbisesini bana giydir. Ve beni rahmetine nail eyle.

 

Ya Kebir! Beni yüz üstü bırakma ve nasibimi de azaltma yarabbi, ve bana rahmet etmeyeni de bana musallat etme. Yarabbi zikirlerimi yücelt, makamımı şereflendir, derecemi de iliyyinde (cennette) yücelt.

 

Ya Mutealî! Ey çok yüce elan, senin bu isminle beni yüceltmeni istiyorum. Beni zelil klima, kaldıramayacağım şeylerle beni imtihan etme.

 

Ya Hayyu! Senin bitmeyen tükenmeyen Hay isminle senden istiyorum. Ölümü bana kolaylaştır ve dirildikten sonra çok çok güzel bir hayatı bana ikram eyle ve bana temiz bir ölüm nasib eyle ve yarabbi dünyada da ahirette de beni iyilerle beraber eyle.

 

Ya Kayyum! Sen her nefis üzerine gözeticisin, iyiliği de kötülüğü de algılayansın (görensin) sana itaat edenlerden beni eyle beni asi eyleme, senin hakkini yerine getirenlerden eyle zikrinden gafil eyleme.

 

Ya Rahman! Rahmetinle benim günâhlarımı isyanlarımı zararlarımı afv eyle, rahmetinle büyük günahlardan beni koru, muhakkak ki senin şefkatin sonsuzdur. Muhakkak ki senin himayene kim dayanırsa ve kim sana sığınırsa sonsuz güveni elan bir dayanağa dayanmışdır.

 

Ya Rahiym! Rahmetinle bana merhamet eyle.

 

Ya Melîk! Mülkünden taleb ettim, senin bitmeyen hazinelerinden istedim. Dünya ve ahiretin mülkünü bana ver... Sen bunları vermekte aciz değilsin verdiklerinle de hazinelerinde hiçbir şey eksilmez.

 

Ya Kuddus! Kuds’u tahir kılan sensin, kalbimi arındır, zikrin için kalbimi boşalt... Bana faydalı elam öğret, ilim üzerine ilmi öğret.

 

Ya Cebbar! Cebbar kullarına karşı bana yardım eyle. Ey Cebbarların en azametlisi! Her cebbar senin yüceliğine karşı aldanmıştır, izzetinin altında zelildirler.

 

Ya Mutekebbiru! Benim üzerime rahmet kanatlarım ger. Yüceliğinle azgın kullarına karşı sen bana yardım et.

 

Ya Azizu! Taatınla (itaat etmemle) beni şereflendir, sana asi olmakla beni zelil etme. Senin ve mahlukatın yanında beni aziz kil.

 

Ya Haliymu! Hilminle beni afveyle, afvınla benim günâhlarımı ört, senin ahlakınla beni terbiye eyle. Ve beni büyük hesap gününde ellerin arasında, insanların İçinde teşhir eyleme.

 

Ya Aliymu! Sen halimi biliyorsun, sırlarımın gizlisini de açık olanını da bilen sensin, bilerek veya bilmeyerek yaptıklarımı da bilen sensin... Gelmiş ve geçmiş günâhlarımı afv etmeni senden istiyorum. Sen beni benden daha iyi bilensin senden başka hiçbir ilah yoktur.

 

Ya Hakim! Yaptığım işi hikmetine uygun olmasını senden istiyorum. Senden bu isteğimdeki hükmü de sana bırakıyorum. Bu istek de sana rağbet ettim (her hükmü sana bıraktım).

 

Ya Selamu! Zalimlere karşı, kabir azabından ve kıyametin hallerinden bana Selam isminle tecelli eyle.

 

Ya Mu’minu! Beni korkudan emin eyle. Dünya da kendime İşlediğim günahlardan dolayı verdiğim zulmetleri sen rahmetinle afv eyle üzerimden sil, kaldır.

 

Ya Muheyminu! Perçemimi tut, rızana doğru tek, anadan doğmuş masum çocuk gibi beni taatında masum kabul eyle.

 

Ya Haliku! Kendi kudretinle ki, kudretinle her şeyi yarattın, bana yet! Her yarattığın şeylerin şerrine karşı ey merhametlilerin en merhametlisi.

 

Ya Bariu! Yarabbi sen her yapılan bütün olumsuzluklardan berisin. Beni katındaki sadıklardan ve iyi kullarından eyle.

 

Ya Musavviru! Beni en güzel surette yarattın. Yaratılışımı ve ahlakimi kıyamet gününde güzelleştir.

 

Ya Kadîru! her şeye karşı gücün kudretin sonsuzdur. Senden istiyorum benim dünyada ve ahirette vahşetlerimi (çirkinliklerimi) ört ve bana yardımcı ol ve beni kudretine karşı yaptığım hatalara karşı kurtar.

 

Ya Ganiyyu! Beni zenginliğinle zengin eyle, taatte bana rahatlık ver ve bana katından şifa ver ve beni musibetlerden beni koru.

 

Ya Hamidu! Bütün hamdlar sana mahsusdur. Bütün hayırlar senin elindedir. Nimetine karşı şükrü bana ilham eyle.

 

Ya Mecîdu! Her şey senin övülmüş vücudunla mevcud oldu senin ilminde her şey var... muhakkak ki sana hiçbir şey gizli kalmaz... beni, seni takdis edenlerden, yüceltenlerden ve övenlerden eyle.

 

Ya Ehadu! Allah’ım sen teksin, samedsin, doğmadın, doğrulmadın ve benzeri olmayan sen ahadsın. Allah’ım beni kendine komşu eyle, ünsiyetinle kuşat beni, en güzel şekilde beni koru.

 

Ya Vitru! Sen vitirsin (tek’sin) her şeyde, sen den öncede senden sonra da hiçbir şey yoktu. Akıbetimi hayırlı eyle, sana kavuştuğum gün kil benim için.

 

Ya Samedu! Ey ne uyku ne de uyuklama tutmayan, denizin en karanlık derinliklerinde ne de karada hiçbir şey kendisinden gizli kalmayan... Beni gecemde ve gündüzümde uyandıran, uykumda beni koru.

 

Ya Semiul Sesimi duy, çığlıklarıma merhamet et, duama icabet et. Ya Semi ya Mucib.

 

Ya Basir! Senin ilmin her şeyi kuşatmıştır ve her şeyi emrinle bir anda var ettin, her şey senin gözetimin altında bana rahmetinle muamele eyle. Keriym olan vechinden beni mahrum eyleme.

 

Ya Rauf! Sen bana annemden ve babamdan daha şefkatlisin, senin şefkatin olmasaydı bana kimse şefkat edemedi üzerime ni’metini tamamla. Bana ikram ettiklerinden kısma.

 

Ya Latif! Bana lütfeyle, bana gizli elan bildiğim veya bilmediklerimi zira gaybı bilen sensin.

 

Ya Hafîzî Nefsimi, ehlimi, malımı, çocuklarımı, şu an bende elan bildiğim ve bilmediğim her şeyimi tüm şerlerden semavatı ve arzı kuruduğun gibi beni de kuru. Her şeye Kadîr sensin.

 

Ya Gafur! Günâhlarımı afv eyle, ayıplarımı setreyle, beni utandırma muhakkak ki sen afv eden “Gafur”sun ve merhamet sahibi “Rahiym”sin.

 

Ya Vedud! Bana dünya da ve ahirette muhabbetini ve rahmetini ikram eyle, bana karşı müminlerin kalblerine de muhabbet duymalarım nasib eyle.

 

Ya Zel-arş’el-mecîdî Beni seni hamd ile tesbih edenlerden eyle, gece ve gündüz, sabah ve akşam şanını yüceltmeyi nasib eyle ve bunu yapmamda bana yardım eyle.

 

Ya Mubdiu! Sen bütün eşyayı ilk kez var edip ve yok edensin, istediğini yapansın... Ey mevlam! dünya da ve ahirette beni hayırlarla rızıklandır, bütün işlerimi de hayırlı eyle.

 

Ya Muîdî Bütün eşyayı hayattan sonra ölüme ve ölümden sonra da hayata çeviren ve bunu devam ettiren sensin. Malımın ve işlerimin sıhhatte olmasını (korunmasını) istiyorum.

 

Ya Rakîb! Bütün kullarım tek tek gözeten bütün varlıklar üzerinde gözcü olansın. Beni Rakîb esmanla koru üzerimde gözcü ol, beni koruman altına al, fazlınla kucakla beni Senden gayrısına bırakma.

 

Ya Şekûrî Verdiğin nimetleri arttıran şekur sensin. Her halükârda verdiğin ve aldığın her şeye şükür sanadır. Beni nimetlerine şükür edenlerden, sıkıntılara karşı da hamdedenlerden eyle.

 

Ya Baîs! Yeniden dirilten “ba’s eden”! Beni şehid, takva sahibi, sıddık, razı olan, aziz, hamdeden, mutlu ikram edilen kullarından eyle.

 

Ya Varîs! Arza ve arz da bulunan her şeye ve semavatta ve semavatta bulunan her şeyin gerçek varisi sensin ve yarattığın her şeyin varisi sensin ey varislerin en hayırlısı beni hilme ve ilme varis eyle.

 

Ya Muhyî! Beni güzel pak varlığınla dirilt, ebediyyen şükrünü ve zikrini ilham eyle, dünya da ve ahirette bana güzel ameller (hasenat) nasip eyle, rahmetinle beni cehennem azabından koru.

 

Ya Muhsîn! Ey güzelleştiren üzerime güzellikleri muhsîn isminle ihsan eyle ve güzel ni’metlerini üzerimde çoğalt.

 

Ya Mumît! Sekerati’l mevti üzerime kolaylaştır, inişini (nüzulünü) mübarek eyle, dünyadan ayrılırken beni pişman olanlardan eyleme.

 

Ya Cemîl! Bana verdiklerini azaltma, kısma, bana vaad ettiğin nimet ve rızıklardan beni mahrum eyleme, taatinle beni güzelleştir.

 

Ya Mu’nim! Üzerimde olan nimetini tamamla, günâhlarımı setreyle ve bu nimetlere karşı da şükür eden kullarından eyle.

 

Ya Mufaddil! Senin fazlınla yaşıyorum ve fâzlını istiyorum, fazlınla rızıkların helalinden rızkımı genişlet.

 

Ya Evvelu! Evvel olan, ahir olan, zahir olan, batin olan sensin. Her şeye şahitsin, kıyamet günü nebinin havzından (kevser havuzundan) ilk içenlerden eyle.

 

Ya Ahiru! Ey nihayeti olmayan ezelden ebede kadar var olan “ahiru”. Bütün şeylerin nihayeti şendedir, sen den başka her şey fanidir baki olan senin vechindir, yüceler yücesisin.

 

Ya Zahir! Varlığı aşikâr “zahir” olan, yarattığı eserleri ile güneş misali varlığını kabul ettiren ve her gizli olanı bilensin... Kereminle bütün gizliliklerde olan iyilikleri güzellikleri bana bildir.

 

Ya Batın! Varlığını, Sıfat ve tecellileriyle İlâhi zatını gizleyen, gaybı bilen sensin... Kudretinle bildiğim ve bilmediğim her şeyin en iyisini bana takdir eyle.

 

Ya Kahir! Kudretinle eşyayı kahrettin ve sana yüz çeviren her cebbar ve mütekebbirin pençesi senin elindedir ve sen hepsine vâkıfsın ve her aldatan seninle aldanmıştır.

 

Ya Vahhab! Bana kendi katından rahmeti, ilmi ve salih evlad hibe eyle muhakkak ki Vahhab (hibe eden, karşılık beklemeden veren) sensin.

 

Ya Fettah! Rahmetinden bana kapılar aç, rahmetine koy, beni kovulmuş şeytandan koru, fazlınla hayırlı kapılar aç, üzerime nimetlerini artır ve beni mahlukattan müstağni eyle.

 

Ya Hallâk! Sen bütün kainatı yorulmadan yarattın, beni doğru ve güzel halkettin ve bana yarattıklarının arasında fazl ettin (beni üstün kıldın)... Ya erhamerrahimiyn rızkımı genişlet ve beni güzel kullarından eyle.

 

Ya Kadîy! Mahlukatın arasında hakk ile istediğin gibi hükmeden sensin, hesabımı güzel ederek ve beni ridanla koruyarak bana hükmeyle, dünya ve ahiret işlerimde sonumu hayreyle.

 

Ya Adl! Sen hükmedenlerin en hakimi, mağfiret edenlerin en mağfiretlisi “erhamurrahimiyn”sin.

 

Ya Hannan! Rahmetinle bana merhamet eyle, rıfkını ve rahmetini dile, her cebbar ve inatçı insanı benden uzaklaştır ve inatçı şeytanı da, izzetin hakkı için beni bütün sıkıntılardan kurtar.

 

Ya Mennan! Dünya ve ahirette bana afiyet ve şifa ihsan eyle (mennan isminle tecelli eyle).

 

Ya Zelcelali ve’l ikram! Ey Celal büyüklük azamet ikram ve iyilik sahibi. Güzellikleri çok çok ihsan eden kereminle ihsan eyle; senin ihsanlarına karşı minnet ve şükreden kullarından olmayı.

 

Ya Kaviyy! Arzı ve semayı ve onda olanları, yorulmaksızın yarattın, sana itaat etmek için bana gücünle (kuvvetinden) güç (kuvvet) ver.

 

Ya Şedîd! Sırtımı dimdik tut, içlerimde bana yardım et, bütün içlerimde bana kolaylık sağla.

 

Ya Galib! Kudretinle bütün güçlülerin hakkından geldin., bana karşı azan kimsenin hakkından da izzetinle galib gel.

 

Ya Barru! Kullarına karşı İkramı ve iyiliği bol mahlukata karşı çok kayırıcı olan... borçlarımda bana yardım et, beni an, beni şehidler, salihler ve iyi insanlarla haşreyle.

 

Ya Hafiyyu! Sırrın sırrını bilen sensin, her gizli senin yanında açıktır, insanlardan gizli olan günâhlarımı mağfiret et, kıyamet günü günahlarıma karşı kimseyi şahid eyleme açığa çıkarma.

 

Ya Celîlî Her şeyden senin ismin yücedir, yüceliğinle bana ihsan eyle, cemalinin fazlından beni mahrum eyleme.

 

Ya Mukitu! Helâk edenlerden beni kurtar, bütün karanlıklardan beni çıkar, sıkıntılardan beni kurtar.

 

Ya Rafî’! Sen istediğinden dünyanın kötü hadiselerini def edersin, beni illiyyin’e yükselt, ya erhamerrahimiyn rahmetinle bana merhamet eyle.

 

Ya Kabid! Her şey senin kabzındadır kudretin (her şeyi) kuşatmıştır. Beni kuruman ve gözetimin altına al, fâzlının bulluğundan beni esirgeme.

 

Ya Basitu! Ellerimi hayırlara aç, hasenatın en güzeline beni nail eyle ve derecemi aileyle.

 

Ya Vasiu! ilmin ve rahmetin her şeyi kuşatmış, rızkımı geniş eyle.

 

Ya Şefik! Sen mahlukatına onların anne ve babasından daha şefkatlisin, onlara karşı daha müşfiksin...beni şefkat sahibi eyle, kalbime merhametini koy ve bana şefkat eyle, rahmetini bana arkadaş eyle ya erhamerrahimiyn.

 

Ya Refîk! Hata ettiğim zaman bana rıfkınla muamele eyle.

 

Ya Munşîu! Her şeyi isteğin gibi inşâ ettin, her şeyi istediğin, sevdiğin ve seçtiğin gibi yarattın... verdiğin rızkı bana mübarek eyle.

 

Ya Bedi’! Sen arz ve semavatın eşsiz yaratıcısısın.

 

Ya Manî’u! Rahmetinden ve fazlından beni mahrum etme.

 

Ya Tevvab! Tevbemi kabul eyle, garipliğime rahmet eyle, ecrinden (sevabından) beni mahrum eyleme.

 

Ya Karib! Beni kendine yaklaştır, kalbimi koru sana yakınlıkla ilhak eyle, rahmetinden uzak eyleme.

 

Ya Mucib! Duama icabet et, kabul eyle.

 

Ya Mun’imu! Beni yaratmadan önce nimetlendirdin, nimetin devamım ve tamamım fazlından arttırmam istiyorum ya zelcelâli ve’l ikram.

 

Ya Mufaddilu! Fazlın olmasaydı helak olurdum, nimetini üzerimde tamamla.

 

Ya Ma’rufu! Sen “O” Allah’sın, ki seni bilen cahilce davranmaz... Rahmetinle marifetinden beni mahrum eyleme.

 

Ya Habîr! Sen eşyayı yaratmadan önce her şeyden haberdardın.

 

Ya M’uti! Fazlından bana ver, beni kuşatsın etrafımı sarsın.

 

Ya Muîn! Taatinde bana yardım eyle, beni senden başkasına bırakma.

 

Ya Settaru! Ayıplarımı ört, günahlarımı affet, bulunduğum ve bulunmadığım yerde beni koru ey iyilikte cömert olan “celîl el-birri” rabbim.

 

Ya Şehîd! Allah’ım şehadet ederim ki. Sen bütün mahlukatın Rabbisin, yine şehadet ederim ki onları yaratan da fani edende Sensin.

 

Ya Fatır! Semavatı ve arzı fıtratıyla yaratan sensin, rahmetinle kereminle bana merhamet eyle.

 

Ya Reşîd! Sana ulaşan yolla beni irşâd eyle.

 

Ya Seyyîd! Sen efendilerin efendisisin, mevlaların mevlasısın, dönüş sanadır.

 

Ya Sened! Sen bütün sıkıntılarda sığınacağımız, desteğimiz ve direğimizsin, her şeye yetersin.

 

Ya Muhit! Eşyaya hükmettin, ilminle ve kudretinle kuşattın, beni rahmetlinle bütün kötülüklerden koru.

 

Ya Mucir! Cezandan beni koru, azabından emin eyle, Allah’ım korkarak sana sığınıyorum, ve beni nâr’ından (cehennem ateşinden) koru, sen mağfiret ve takva ehlisin.

 

Ya Zelcelâlî ve’l ikram! Ya rabbi evliyalarına ve salih kullarına ikram ettiğin gibi bana da ikram eyle, insanların yanında dünyada ve ahirette kadrimi (değerimi) yüce eyle.

 

Ya Nime’l el-mevla ve ya ni’mel nasîr! Her haddini aşan azgın düşmana karşı rahmetinle bana nusretini ver. Allah yardımcı ve vekil clarak yeter.

 

Hamd ve sena "O”nun Bir’liğine aittir. Allah’ın salâtı ve selamı, hazreti Muhammed Aleyhisselâm’a, âli’ne, ashabına, ordusuna, zürriyetine ve ehli beytine olsun.

Amin.

… 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder