İbn
Arabi - Hilyetü-l Ebdal - Notlar
Ruhî Aydınlanmanın Ön Koşulları
Hilyetü-l Ebdal - Abdalların Süsü
Bu risale yolun başındaki mürid ile yolun sonundaki muhakkik
(hakikat eri) arasındaki dikey geçişi inceler.
İbnü’l-Arabî bu risaleyi [h.] 592 (m. 1196) yılında Tâif’te,
Hz. Abbas’ın kabrini ziyaret ettiği manevi bir atmosferde, dostlarının isteği
üzerine kaleme almış.
Bilgili hâkimlerin "Lâm" harfinden, arif hikmet
sahiplerinin ise "Bâ" harfinden olduğu belirtilir. Tasavvuf
metafiziğinde "Bâ" (ب),
varoluşun ilk zuhurunu ve Besmele’nin altındaki noktayı (Hakikat-ı
Muhammediyye) simgeler.
Hak, ancak kulun kendi çizgilerini, ismini ve varlık
iddiasını (enniytet/benlik) yok ettiği zaman sâlikte tecelli eder.
Kulun "ben"liği (enniyet), Hakk'ın mutlak
"O"luğunun (hüviyet) zuhuruna engel olan en büyük karanlıktır.
Manevi olgunlaşmanın dört temel direği: Suskunluk (Sumt),
Yalnızlık (Uzlet), Açlık (Cû') ve Uykusuzluk (Seher).
Kalbini susturamayan kişinin dili dursa da iç konuşmaları
devam eder ve ham kalır. Hem dilini hem kalbini susturan ise ruhun sırlarına
vakıf olur.
Uzlet, suskunluğun merdivenidir.
Açlık, uykusuzluğu doğurur; mide boşalınca uyku da kaçar.
Uykusuzluk, kalbin gafletten uyanmasıdır.
Bu dört esası (Suskunluk, Yalnızlık, Açlık, Uykusuzluk)
hayatına tatbik eden sâlikin beşeri/hayvani yönü meleki kuvvete dönüşür.
…
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder