7 Şubat 2026 Cumartesi

İbn Arabi - Risaleleri 2 - 3. Kitap: Risaletun Fi Suali İsmail B. Sevdekin

3. Kitap: Risaletun Fi Suali İsmail B. Sevdekin

İsmail B. Sevdeki’nin Sorusu İle İlgili Risale

İnsanlığın ulaşabileceği en yüksek ilahi mertebe nedir?

 

Mümkün varlıklar alemindeki her şey, bizzat Vacibü'l-Vücut'tan (Zorunlu Varlık) sadır olmuştur. Akılcılar buna Akl-ı Evvel (İlk Akıl) derler.

Muhakkik arifler, sebeplere takılmadan her mahlukta doğrudan Hakk'ın vechini (yüzünü) müşahede ederler. Filozofların aksine, sebeplerin varlık üzerinde hakiki bir illiyet (illet-malul) veya fâillik etkisi yoktur. Sebepler, sadece ariflerle avam ayırt edilsin, arifler arasında derece farkı doğsun diye birer imtihan aracı olarak halk edilmiştir.

Arif, eşyanın hakikatini Hakk'ın veçhi olarak görür.

Hak; hem Evvel hem Ahir, hem Zahir hem Batındır. Zatında ve Tekliğinde (Ehadiyet) çokluk barındırmaz. Alimlerin ilminin vardığı son nokta, Yaratıcının bilmemeyi barındırmayan ilmine karşı, kulun "bilme barındırmayan bir bilmeme (hayret)" makamına ermesidir.

 

Her şeyin biri dünyaya, diğeri gayba bakan iki huzuru (yüzü) vardır.

İnsan hangi halde olursa olsun, mutlaka ilahi isimlerden birinin hükmü ve egemenliği altındadır. İnsan üzerinde tasarruf eden, onu hareket ettiren veya durduran her isim kula batınen "Ben senin ilahınım" der. Kulun buna karşılık "Allahu Ekber" (Allah en büyüktür) demesi gerekir; çünkü o isim sadece bir sebepken, asıl ilahlık yüksekliği Allah'a aittir.

 

Tecelli daima bir sıfat veya isim perdesi (gerekçesi) arkasından vaki olur.

Kul, "Allah" isminin ve Zat'ın hakikatinin boyutlarını hiçbir zaman tam olarak kuşatamaz ve orada sükunete eremez.

Eğer bu ayırım olmasaydı, o zaman helak olan helak edene katılırdı.

 

…tükenmekte olan ömre üzülüyorum

Bir araya gelmek hususunda bir nasibimiz yok çünkü.

...

İbn Arabi - Risaleleri 2 - Notlar

Vahdettin İnce, Kitsan 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder