Mark
Hewson, Marcus Coelen - George Bataille -
Notlar
Anahtar Kavramlar
Georges Bataille, Key Concepts, Routledge, Oxxon, 2016
Giriş (Mark Hewson, Marcus Coelen)
Georges Bataille'ın entelektüel kariyeri, André Breton ile
yaşadığı çelişkili ilişkiye ve sürrealizmle olan temasına dayanır.
1929 tarihli Gözün Hikayesi ve Güneş Anüsü metinleri erotizm
ile toplumsal değerleri yüzleştirir.
1929–1931 yıllarında editörlüğünü yaptığı Belgeler
(Documents) dergisi, sanatı estetik idealizmin dışına çıkararak popüler kültür,
etnografya ve gündelik nesneleri yan yana getirmiş ve bir "eleştirel
sözlük" sunmuştur. Sanatçılar ve sanat tarihçileri Documents ile sanatsal
eserlerin maddiliği ve yüksek ve düşük sanat arasındaki sınırın ortadan
kalkması ile ilgili son zamanlardaki meşguliyetleriyle bu döneme yoğun ilgi
göstermiştir.
Bataille ayrıca Émile Durkheim, Robert Hertz ve Marcel
Mauss'un sosyoloji/etnografya okumalarından beslenmiş ve homojen düzenin
dışladığı anormal unsurları inceleyen "heteroloji" kuramını
tasarlamıştır.
1931 sonrasında Boris Souvarine'in Sosyal Eleştiri dergisine
geçen Bataille, dikkatini ekonomi politiğe ve faşizmin yükselişine çevirir.
"Harcama Kavramı" (1933) makalesinde insanlığın sadece üretime odaklı
olduğu yönündeki Marksist ve kapitalist varsayımı reddederek üretken olmayan
israfın (potlaç, festivaller, lüks) merkeziliğini savunur.
"Faşizmin Psikolojik Yapısı" makalesi ve André
Breton'la kurduğu Contre-Attaque hareketi, faşizmin kitleler üzerindeki
duygusal çekim gücünü sol siyasete kazandırmayı amaçlar. Bu hareketin ardından
kurulan gizli topluluk ve dergi Acéphale (1936–1939), kamusal ajitasyon yerine
mistik ve ritüelistik bir "dini" topluluk deneyine yönelir. Bireyin
yalıtılmışlığı kınanırken, arkaik toplumlardaki kurban ve bayram ritüelleri
incelenir.
İnsan yaşamının dansı artık şiddete yaklaşacak, şimdi dehşet
içinde ondan uzaklaşacak, sanki tavırları bizzat şiddet ile uzlaşmaya göre
şekilleniyormuş gibi bir yapı sergiler.
1937'de kurulan Sosyoloji Koleji ise kutsalın toplumsal bağ
yaratıcı rolünü incelemeye devam eder.
İkinci Dünya Savaşı yıllarında kamusal faaliyetlerden
çekilen Bataille, İç Deneyim (1941), Suçlu (1943) ve Nietzsche üzerine (1944)
metinlerinden oluşan ve Ateolojik Toplama olarak adlandırılan ruhani arayış
dönemine girer.
Tanrı'nın yokluğu tecrübesi ve "bilgisizlik"
(non-savoir) kavramı etrafında biçimlenen bu süreçte, geceye girmek,
'insanlığın gelecek kaderinin tehlikede olduğu' kararın koşuludur.
Savaş sonrasında Eleştiri (Critique) dergisini kuran
Bataille; Lanetli Paylaşım (1949), Din Teorisi, Lascaux, Manet, Erotizm (1957)
ve Edebiyat ve Kötülük (1957) gibi olgunluk eserlerini kaleme alır.
Bu dönemde fikirlerini daha berrak ve felsefi bir dille
detaylandırarak "genel ekonomi", harcama, egemenlik ve erotizm
kavramlarını bütünsel bir teorik çerçeveye oturtur.
Bölüm I: Bağlamlar
Sürrealizm (Marina Galletti)
Bataille'ın sürrealizmle ilişkisi ömrü boyunca süren
çelişkili bir yüzleşmedir; durumu ölmeden önce belirttiği "Sürrealizm
Öldü ve diğer tarafta, Yaşasın Sürrealizm" sözüyle ifade eder.
André Breton ile yaşadığı şiddetli çatışmalar sonucunda Bir
Ceset (Un Cadavre) broşüründe Breton'u "İğdiş edilmiş
aslan" metniyle hedef almıştır.
Bataille, sürrealistlerin idealizmini ve "Ikarus
kompleksini" (yukarıya, yüce olana kaçış) eleştirerek, alçak olanı, iğrenç
olanı ve dışkısal olanı olumlayan "düşük materyalizm" ve
"heteroloji" kavramlarını geliştirir.
Breton'un "kalabalığa rastgele ateş etme"
şeklindeki sürrealist eylem tanımını Malay kültüründeki Amok çılgınlığı
ve "imkansıza yönelik irade" olarak yeniden okur.
Savaş sonrasında sürrealizmi ahlaki bir talep olarak
olumlamakla birlikte, onun sanatsal/estetik kalıplarını aşarak "topluluğun
yokluğu" ve varlığın derinliğindeki "gece" deneyimi
doğrultusunda yeniden tanımlar.
Sosyoloji ve Etnografya (Simonetta Falasca-Zamponi)
Bataille, Émile Durkheim'ın toplumun ortak inançlar ve
"kutsal" etrafında kenetlendiği yönündeki tezinden ve Marcel Mauss'un
Hediye (Le Merve) adlı eserindeki potlaç analizinden derinden etkilenmiştir.
Kapitalist modernitenin faydacı ve birikimci yapısına karşı
Mauss'un yerli kabilelerde gözlemlediği Karşılıksız israfı ve servetin imhasını
içeren "potlaç" mekanizmasını kendi "faydasız harcama"
kuramının temeline koyar.
1937'de Roger Caillois ve Michel Leiris ile kurduğu
Sosyoloji Koleji, modern dünyada kutsalın, ritüellerin ve mitlerin
toplumsallaştırıcı gücünü araştırmayı amaçlar.
Kendi mitlerini ritüel olarak sahiplenmeyi başaramayan bir
topluluk, yalnızca zayıflamakta olan bir gerçeğe sahiptir.
Fransa'da Faşizm ve 1930'ların Siyaseti (Andrew Hussey)
1930'larda Fransa'da yaşanan ekonomik krizler, Stavisky
skandalı ve 6 Şubat 1934 sokak çatışmaları toplumu radikalleştirmiştir.
Bataille, Boris Souvarine'in Sosyal Eleştiri dergisinde ve
Contre-Attaque örgütünde faşizme karşı faal olarak mücadele eder.
"Faşizmin Psikolojik Yapısı" (1933) metninde,
faşizmin başarısının ardında yatan rasyonel olmayan, mistik ve
"heterojen" duygusal süreçleri analiz eder. Solun mantığa dayalı
söyleminin yetersiz kaldığını, faşizmin kullandığı bu kitle coşkusunun ve
kolektif duygusallığın devrimci sol tarafından sahiplenilmesi gerektiğini
savunur.
Otobiyografik izler taşıyan Öğle Mavisi (Le Bleu du ciel)
romanı, bu dönemin siyasi çöküşünü ve yaklaşan felaket karşısındaki "kara
ironi"yi gözler önüne serer.
Nietzsche (Giulia Agostini)
Bataille'ın Nietzsche ile ilişkisi akademik bir yorumlama
değil, "Nietzsche 'olmak'" ve onunla kan bağına dayalı bir "suç
ortaklığı" kurma çabasıdır.
Nietzsche'nin "güç arzusu" (güç istemi) kavramını
"şans arzusu" (şans istemi) ve amor fati (kader sevgisi) ile yeniden
kavramsallaştırır.
Zerdüşt'teki "O okyanus ol" emri doğrultusunda
topluluk ve yalnızlık diyalektiğini "çöl" metaforu üzerinden ele
alır.
Maurice Blanchot ile diyalog halinde "bilgisizlik"
(non-savoir), zihnin kavrayamadığı "kör nokta" (point aveugle) ve
"şiir nefreti" temalarını işler.
Ey atılan zarlar / mezarın derinliklerinden… mısraları
şansı, rastlantısallığı ve gecenin karanlığından doğan başka bir şafak vaktini
simgeler.
Bölüm II: Anahtar Kavramlar
Harcama (Stuart Kendall)
Harcama (dépense) kuramı, canlıların yaşamı sürdürmek
için gerekenden daha fazla enerji alması olgusuna dayanır. Büyüme için
kullanılamayan fazla enerji ("lanetli pay"), kâr amacı gütmeksizin
isteyerek ya da istemeyerek, görkemli ya da felaketle harcanmalıdır.
Üretken olmayan harcama biçimleri; lüks, kahkaha, erotizm,
kurban, festivaller, sanat ve savaştır. İnsanlığın temel sorunu yokluk değil,
aksine fazla enerjinin ve zenginliğin nasıl tüketileceğidir.
Modern dünya harcamayı bastırıp her şeyi dar fayda
ölçütlerine indirgemeye çalışsa da bu kaçınılmaz kozmik ve ekonomik bir
kanundur.
Heteroloji (Marcus Coelen)
Heteroloji, Bataille tarafından türetilen ve "heterojen
olanın bilimi" veya "ötekinin bilimi" anlamına gelen bir
terimdir.
Homojen toplum düzeni, bilim ve rasyonalite tarafından
dışlanan, sindirilemeyen unsurları (dışkı, sperm, kan, kadavra, dehşet,
kahkaha, kutsal iğrençlik) inceler.
Sistemli felsefeye ve bilime karşı duran bu pratik,
kavramsal bir bütünlük sunmak yerine varlığın yetersizliğini ve tahrifatını
seslendirir. Basit yazma projesi, kişinin hemcinslerini sizi kusturacak kadar
kışkırtma iradesini ima eder.
Kurban (Elisabeth Arnould-Bloomfield)
Kurban ritüeli, canlıları veya nesneleri çalışma ve fayda
dünyasındaki kölece durumlarından çıkarıp kutsal alana ve "kaybolmuş
yakınlığa" geri kazandırır.
Bataille, Hubert ve Mauss'un kurban kuramını incelemekle
birlikte, onların kurbanın faydacı ve yatıştırıcı "son aşamasına"
verdikleri öneme karşı çıkar; ritüelin özünün kurbanın vahşice öldürüldüğü
andaki şiddetli coşkuda yattığını savunur.
Kurban, hiçbir karşılık veya kazanç beklenmeksizin
gerçekleştirilen "topyekün bir yıkım" ve kaygıyla karışık bir
"tiyatro"dur.
İç Deneyim (Gerhard Poppenberg)
Hristiyan mistisizminden (Haçlı Aziz John, Avila'lı Teresa)
beslenen bu kavram, Tanrı inancından ve dogmalardan arındırılarak ateolojik bir
zemine oturtulur.
"Bilgisizlik" (non-savoir), kaygı, acı, esrime ve
kahkaha içsel deneyimin temel öğeleridir. Kahkaha mümkün olandan imkansıza
doğru bir sıçramadır.
Çinli bir mahkuma uygulanan işkence fotoğrafı, benliğin
çözüldüğü ve ölümlülüğün son sınırına ulaşıldığı içsel deneyimin simgesi haline
gelir.
Egemenlik (Claire Nioche)
Etik Bir Ufuk Olarak Egemenlik: Egemenlik, gelecekteki
yararı düşünmeden şimdiki anın tadını çıkarmak, ölçeklere sığmayan felaketlerle
ve ölümle yüzleşebilmektir.
Derrida'nın analiz ettiği gibi, Hegelci efendilikten farkı,
anlamı ve kârı muhafaza etme amacı taşımamasıdır.
Egemenliğin Arkaik Paradigması
Arkaik Egemenliğin İhtişamı ve Sefaleti: Eski kral ve
rahiplerde görülen egemenlik, gösterişli tüketime dayanır ancak işlevsellik ve
hiyerarşi yüzünden bozulmuştur.
Egemen Gücün Yıkılması Olarak Devrim: Modern
devrimler feodal egemenliğin israfçı yapısını yıkmış; hem burjuvazi hem de
proletarya birikim ve üretim mantığında birleşerek egemenlik ilkesine düşman
olmuştur.
Bir Öznellik Olarak Egemenlik: Egemenlik iktidar veya
mülkiyet değil, zihnin tüm bilgi süreçlerini askıya aldığı anlık bir durumdur:
esas olan hep aynıdır: egemenlik HİÇBİR ŞEYDİR.
Erotizm (Nadine Hartmann)
İhlal ve yasak: Erotizm, hayvani cinsellikten farklı olarak
yasağın ve ihlalin bilincine dayanır. Yasak ihlal edildiğinde ortadan kalkmaz,
geçici olarak askıya alınarak kutsalın alanı açılır.
Zevk ve arzu: Erotizm amaçsız bir harcamadır. Zevk, dehşet
ve acı ile iç içedir. Arzu ise ötekinin arzusunu arzulamaktır.
Madam Edwarda örneğindeki fahişe figürü, ulaşılamaz ve
dokunulmaz kutsalın simgesidir.
Erotizm ve bilgi: Kinsey raporları gibi cinsel davranışı
istatistiksel bir nesneye indirgeyen bilimsel yaklaşımları (scientia sexualis)
eleştirir; erotizmin hakikati nesnelleştirilemez, ancak bizzat deneyimlenebilir
(ars erotica).
Sanat (Michele Richman)
Egemenliğin belgelenmesi: Sanat, kurban gibi nesneleri
çalışma dünyasından çıkarır. Lascaux mağara resimleri ve insan karalamaları,
insanın doğadan kopuşunu ve insanlığın reddini belgeler.
Egemen sanat eseri: Goya ve Manet incelemelerinde sanatçı,
geleneksel anlatı ve konu bağımlılığını yıkarak sanatı özgürleştirir.
Sanatın egemen toplulukları: Masson, Fautrier ve Giacometti
ile kurulan yakınlıklar, egemen sessizlik etrafında bir topluluk oluşturur.
Festival olarak sanat/sanat olarak festival: Sanat,
kuralların ihlal edildiği, enerjinin karşılıksız harcandığı çalkantılı bir oyun
ve festival patlamasıdır.
Bataille’ın mirası: Belgeler dergisinden itibaren
biçimsizlik (informe), aşırılık ve alt-üst etme estetiği modern ve çağdaş sanat
teorisini derinden etkilemiştir.
Din (Mark Hewson)
Arkaik din, insanın alet kullanımı ve çalışma ile kaybettiği
"dünyayla doğrudan yakınlığı" (intimité) kurban ve bayram
ritüelleriyle geri kazanma çabasıdır
. İnsan çalışarak nesneler dünyasına ve yabancılaşmaya
girer.
Din zamanla askeri ve siyasi güçlerin elinde ahlaki
kurallara ve devlet düzenini koruma aracına indirgenmiştir.
Reformasyon ve Protestanlık, dini alanı içsel imana çekerek
ekonomik faaliyeti serbest bırakmış ve endüstriyel kapitalizmin önünü açmıştır.
Dinin özü Tanrı inancından ziyade karşılıksız tüketim,
esrime ve sarhoşluk halidir.
Kötü [Kötülük] (Tiina Arppe)
Bataille, Edebiyat ve Kötülük eserinde Kötülük kavramını
egemenlik, iletişim ve ihlal ile bağdaştırır. Jean-Paul Sartre'ın Saint Genet
kitabındaki analizlerine karşı çıkar.
Kötülük, yasakların ve kuralların ihlali yoluyla bireysel
sınırların aşılmasını ve ötekiyle en derin düzeyde "iletişim"
kurulmasını sağlar.
Tüketim, ayrı varlıkların iletişim kurma şeklidir.
Bataille'ın Edebi Yazıları (Patrick Ffrench)
Bataille'ın edebi eserleri (Gözün Hikayesi, Öğle Mavisi,
Madam Edwarda, Baba C, Annem, Ölü Adam) takma adlarla yayımlanmış, ihlalci ve
parçalanmış anlatılardır.
Bu metinler düzenli bir anlatı sunmaktan ziyade dili ve
insan deneyimini sınırlarına taşır, düşünürün teorik görüşleriyle doğrudan
paralellik gösterir.
Bataille'ın edebi kurgu külliyatı nicelik olarak sınırlıdır
ve altı ana anlatı etrafında şekillenir:
Gözün Hikayesi (Histoire de l'œil), "Lord
Auch" adıyla (1928, revize edilişi 1947)
Öğle Mavisi (Le Bleu du ciel), (1935'te yazılmış,
1957'de basılmıştır)
Madam Edwarda (Madame Edwarda), "Pierre
Angélique" adıyla (1941)
Rahip C (L'Abbé C), Georges Bataille imzasıyla (1950)
Annem (Ma Mère), ölümünden sonra yayımlanmıştır
(1966)
Ölü Adam (Le Mort), 1940'ların başında yazılmış 28
"tablo"dan oluşan bir anlatı (ölümünden sonra yayımlanmıştır).
Bunların yanında İmkansız kitabındaki “Farelerin
Hikayesi” (Histoire de rats) ile Charlotte d'Ingerville ve Yanmış Ev (La Maison
brûlée) gibi tamamlanmamış taslaklar da bu kategoriye girer.
Kurgu, gerçekçi bir taklit (mimesis) değil; kaygı, dehşet,
tiksinti ve arzunun en uç noktadaki duygulanımsal yoğunluğudur.
Bataille için yalnızca aşırı yoğunluk durumlarından
kaynaklanan veya bunları tetikleyen hikayeler değer taşır.
Kurgular başarısızlık, arzunun sönümlenmesi ve dilin
sınırlarında askıda kalma üzerine kuruludur.
Madam Edwarda'da Paris'teki Porte St Denis ve Aynalar (Les
Glaces) genelevi gibi gerçek mimari unsurlar, erotik dramayı Tanrı'nın
ölümünden sonraki modern aşamaya bağlar. Fahişe Edwarda, cinselliğin
müstehcenliği içinde Tanrı'yı temsil eder.
Tablo benzeri erotik sahnelerde (örneğin Edwarda'nın
"Görüyorsun, ben Tanrıyım" dediği sahnede) kutsal ile bayağı olan
parodileştirilerek birleştirilir.
Öğle Mavisi: İç Savaş öncesi Barselona, Viyana ve Dolfuss
suikastı zemininde geçer... Troppmann’ın cinsel dürtüleri, amansızca faşizme
sürüklenen Avrupa'nın arka planına oturur.
Bataille'ın edebi metinleri; aşırılığı temsil eden,
dramatize eden ama aynı zamanda onu tam olarak temsil etmekte başarısız olan
melez ve zorlu yapılardır. Aşırılığı sadece teorize etmekle kalmaz, onu bizzat
gerçekleştirir ve okuyucuyu baş döndürücü bir anlam kaybıyla baş başa
bırakırlar.
…
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder