Heinz
Frederick Peters - Rainer Maria Rilke,
Maskeler ve İnsan - Notlar
Rainer Maria Rilke, masks and the man, Gordian Press New
York, 1977
Önsöz
20. yüzyılın ilk yarısında şiir dünyasına Rainer Maria
Rilke, Paul Valéry ve T. S. Eliot yön vermiştir. Bu üç isim çağlarının insani
durumunu biçim ve mitler üzerinden zanaatkârca işleyen "şairlerin
şairleri"dir.
Kitabın amacı Rilke’nin modern şiir üzerindeki etkisini
göstermek ve Rilke şiirini İngilizce konuşan okuyucuya, onu orijinal metinleri
okumaya teşvik edecek erişilebilir bir biçimde sunmaktır.
Kitapta yalnızca yazarın kendi görüşleri değil; Rilke
uzmanlarının, eleştirmenlerin, dostlarının ve şairin kendi değerlendirmeleri
bir araya getirilmiş.
Rilke'nin şiiri doğası gereği her teze karşı bir
"karşı-tez" doğurur.
Çin'de Bir Gece
“Bu gece Çin'de bir tanesini düşünmeme izin verin, / On
yıllık sessizlik boyunca çalışıp beklemiş olan, / Muzot'ta tüm güçleri konuşana
kadar...”
W. H. Auden, Savaş Zamanında
W. H. Auden ve Stephen Spender gibi İngiliz şairler,
toplumsal ve siyasi protestolardan insan kalbinin ve varoluşun temel
meselelerine dönerken Rilke'yi rehber edinmişlerdir.
Rilke, yaşamı boyunca kişisel ilişkilerinden çekilerek
kendini tamamen sanatına adamış; bu durum eleştirmenler arasında onun bir
"nevrotik" mi yoksa "mucizevi bir adanmış" mı olduğu
tartışmasını doğurmuştur.
Fransa'da Rilke, mantığın ötesine geçen sezgisel ve
büyüleyici dünyasıyla büyük kabul görmüş, Fransızca şiirler yazarak bu kültüre
eklemlenmiştir. Eserlerinin derinliği, mantığın ve rasyonel aklın sınırlarını
aşan varoluşsal bir kaygı ile övgü arasındaki dengede yatmaktadır.
Maskeler ve İnsan
“Her derin ruhun bir maskeye ihtiyacı vardır.”
Friedrich Nietzsche
Rilke'nin sanatının özü, içsel çatışmaların ve kimlik
bölünmelerinin yüceltilmesidir.
Rilke yaşamı boyunca sürekli kılık değiştirmiş, rollere
girmiş ve gerçek benliğini korumak için "maskeler" kullanmıştır.
Çocuğun aynada kendini keşfetmesiyle başlayan narsisistik
yaralanma, onun tüm insan ilişkilerine ve sahiplenici olmayan aşk anlayışına
damgasını vurmuştur.
Annesi Phia Rilke'nin yapmacık ve duygusal tavırları
Rilke'de ömür boyu sürecek bir dürüstlük ve gerçeklik arayışını kışkırtmıştır.
Prag'ın barok ve kasvetli atmosferi, Rilke'ye çocukluktan itibaren izolasyon ve
ölüm bilincini aşılamıştır.
Şam'a Giden Yol
Rilke'nin gerçek bir şair olarak doğuşu Saatler Kitabı ile
gerçekleşir. Rusya'ya Lou Andreas-Salomé ile yaptığı yolculuklar ve
Floransa'daki İtalyan Rönesansı incelemeleri, ona sanatın bir dua olduğunu
öğretmiştir.
Bu dönemde Tanrı, donmuş bir dogma değil, şairin yaratıcı
çabasıyla sürekli inşa edilen ve biçimlenen gelecek bir gerçekliktir.
Rilke, panteist ve mistik öğeleri harmanlayarak kaygı ve
varoluşsal korkuyu sanatsal bir coşkuya dönüştürmüş; ölümün hayatın dışsal bir
düşmanı değil, yaşamın içinde olgunlaşan bir meyve ("kişisel ölüm")
olduğunu savunmuştur.
Paris'teki Hamlet
Rilke için Paris hem cehennem hem de en büyük disiplin
okuludur.
Rodin'in durmaksızın çalışma ilkesini benimseyen şair, ilham
beklemek yerine "görmeyi öğrenmeye" odaklanmıştır.
Malte Laurids Brigge'nin Notları’nda Paris'in
yoksulluğunu, yabancılaşmayı ve ölüm korkusunu işlerken, Baudelaire'den ilhamla
sanatsal gözlemin korkunç ve itici olanı dahi kucaklaması gerektiğini savunur.
İncil'deki Savurgan Evlat benzetmesini yeniden yorumlayarak,
sevilmenin insanı başkalarının imajına hapsettiğini, gerçek özgürlüğün ve aşkın
ancak "sevilme korkusundan kaçarak" nesnesiz ve karşılıksız bir aşka
dönüşmekle mümkün olacağını iddia eder.
Sihirli Çember
Yeni Şiirler ile Rilke, romantik ve duygusal şiir anlayışını
tamamen terk ederek "şeylerin" (Dinge) dünyasına yönelmiştir.
Rodin ve Cézanne'ın izinden giderek kelimelerle heykeller
yapmayı hedeflemiş, nesnelere öyle bir yoğunlukla bakmıştır ki okuyucu nesnenin
kendi iç merkezine çekilir.
Panter şiirinde kafesteki hayvanın sınırlanmış
iradesini ve bakışın kalpte yok oluşunu; Donör şiirinde diz çökme
eyleminin doğrudan ilahi lütuf oluşturmasını işler.
Panter: “Parmaklıkların yanından geçmekten gözleri
o kadar yorulmuştu ki artık hiçbir şeyi tutamaz hale gelmişti. Ona sanki bin
tane sopa varmış ve bin tane sopanın arkasında dünya yokmuş gibi geliyor.”
Antik Apollon gövdesinden süzülen "Hayatını
değiştirmelisin" emri, Rilke'nin nesnel sanat anlayışının ahlaki boyutunu
özetler.
Bebekler ve Melekler
Duino Ağıtları, Rilke'nin varoluşsal trajedisinin ve
insanlığın evrendeki sınırlı konumunun en anıtsal ifadesidir. Ağıtlardaki
"Melek", Hıristiyanlığın sevimli elçisi değil; saf varlığı temsil
eden, insanı varlığıyla ezip yok edebilecek dehşet verici ve insanüstü bir
güçtür. Buna karşılık "Oyuncak Bebek", insanın cansız, boş ve yapay
yönünü simgeler.
“Ağlasam meleklerin arasında beni kim duyardı? Ve
onlardan biri aniden beni onun kalbine bastırırsa, onun daha güçlü varlığının
gücüyle solup giderim.”
1. Dünya Savaşı şairi derin bir umutsuzluğa sürüklese de
1922'de Muzot'ta bu kriz aşılmış; insanın biricik görevinin geçici ve kırılgan
dünyayı kalpte hissederek "görünmezliğe dönüştürmek" (Verwandlung)
olduğu ilan edilmiştir.
Orpheus
Şubat 1922'de Château de Muzot'ta Rilke, Duino Ağıtlarını
tamamlarken aynı anda 55 seneden oluşan Orpheus'a Soneleri yaratmıştır.
Paul Valéry'nin şiirsel disiplini ve genç dansçı Wera'nın
zamansız ölümü bu patlamanın katalizörü olmuştur.
Mitik şair-tanrı Orpheus, Rilke'nin aradığı nihai aracı
semboldür: O, yaşam ile ölümün ("çifte krallık") kesişiminde durur.
Ağıtlardaki trajik ton, Sonelerde yerini varoluşun her halini öven ritmik bir
dengeye ve neşeli bir kabule bırakır. Şarkı söylemek artık bir hedefe ulaşma
aracı değil, var olmanın kendisidir.
Şarkı söylemek varoluştur.
Acil olan her şey çoktan bitmiş olacak; çünkü bizi
başlatan şey kalıcı olandır.
Ey Saf Çelişki
Rilke'nin yaşamı ve sanatı, zıtlıkların tek bir merkezde
buluştuğu "saf çelişki" ilkesiyle son bulur.
Şairin mezar taşı için seçtiği gül imgesi, kendi içine
kapanmışlığı, sayısız katman altındaki uykuyu ve varlık ile yokluğun dengesini
simgeler.
Gül, insan kaderine karışmaksızın sadece kendisi olarak var
olur.
Rilke, bahçesindeki bir gül dikeni yarasıyla tetiklenen kan
kanseri (lösemi) enfeksiyonu sonucu Raron'da ölmüş; ölümüyle dahi aşk, gül ve
ölüm arasındaki paradoksal bağı mühürlemiştir.
Şiiri, Doğu'nun dönüşüm ve içe dönük farkındalık anlayışı
ile Batı'nın bireysel özgürlük iradesini harmanlayan evrensel bir miras
bırakmıştır.
Rilke'nin Kronolojisi (1875 - 1926)
4 Aralık 1875: Prag'da doğdu. Babası Josef Rilke
demiryolu müfettişi, annesi Phia Entz'dir.
1886–1891: St. Pölten ve Mährisch-Weißkirchen askeri
okullarında okudu; bünyesi zayıf olduğu için ayrıldı.
1894–1896: İlk şiir kitabı Hayat ve Şarkılar (Leben
und Lieder) yayınlandı. Prag Üniversitesi'nde felsefe ve edebiyat okudu; Lares'e
Teklif ve Hayallerle Taçlandırılmış kitaplarını çıkardı.
1897: Münih'te Lou Andreas-Salomé ile tanıştı; aşık
olup Berlin'e gitti.
1899–1900: Lou ile iki kez Rusya'ya gitti. Tolstoy,
Pasternak ile tanıştı. Cornet Christoph Rilke'nin Aşk ve Ölüm Hikayesi ile Saatler
Kitabı'nın ilk bölümünü yazdı.
1901: Heykeltıraş Clara Westhoff ile evlendi. Kızları
Ruth doğdu.
1902: Paris'e gitti. Auguste Rodin hakkında monografi
hazırladı; Resimler Kitabı yayınlandı.
1903–1904: Viareggio'da Saatler Kitabının 3. bölümünü
yazdı. Roma ve İskandinavya (Danimarka/İsveç) gezilerine çıktı; Malte Laurids
Brigge'in Defterlerine başladı.
1905–1908: Rodin'in özel sekreteri oldu. Saatler
Kitabı (1905), Yeni Şiirler I (1907) ve Yeni Şiirler II (1908) yayınlandı.
1910: Malte Laurids Brigge'in Defterleri yayınlandı.
Prenses Marie von Thurn und Taxis ile dostluğu başladı.
1911–1912: Mısır gezisi. Duino Kalesi'nde Duino
Ağıtlarına başladı (1. ve 2. Ağıtlar).
1914–1918: 1. Dünya Savaşı dönemi. Magda von
Hattingberg (Benvenuta) ile ilişki. Münih'te Dördüncü Ağıtı yazdı (1915).
Viyana'da kısa süreli askeri arşiv memurluğu yaptı.
1919–1921: İsviçre'ye taşındı. Konferans turları
düzenledi. Werner Reinhart'ın desteğiyle Château de Muzot'ya yerleşti.
Şubat 1922: Muzot'ta Duino Ağıtlarını tamamladı ve 55
soneden oluşan Orpheus'a Soneleri yazdı.
1923–1925: Valmont Sanatoryumu'nda tedavi gördü. Paul
Valéry Muzot'yu ziyaret etti (1924). Fransızca şiirleri (Vergers) yayınlandı.
29 Aralık 1926: Valmont'ta lösemiden öldü. 2 Ocak
1927'de Raron mezarlığına gömüldü.
…
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder