Patricia
Pollock Brodsky - Rainer Maria Rilke -
Notlar
Twayne Publishers Inc., Massachusetts, 1988
Önsöz
Prag doğumlu, Slav kültürünün ortasında Almanca konuşan bir
azınlık üyesi olarak büyümüş; tüm hayatı boyunca "manevi bir vatan"
aramış ama yetişkinliğini ülke ülke gezerek, başkalarının konaklarında ve
şatolarında (Duino, Muzot vb.) misafir olarak geçirmiştir.
Kadın ruhunu son derece derin bir empatiyle anlayan,
mektuplarında eşsiz bir mahremiyet kuran şair; iş kendi eşi (Clara) ve kızıyla
bir düzen kurmaya ya da kalıcı bir ilişki taahhüdüne geldiğinde kaçmayı
seçmiştir.
Aziz Francis ruhuyla yoksulluğun ve sadeliğin erdemlerini
öven eserler vermiş (Saat Kitabı, Malte Laurids Brigge'nin Notları);
fakat pratikte zengin koruyucuların (Thurn und Taxis Prensesi Marie gibi)
aristokratik salonlarında yaşamayı tercih etmiş ve kendi soyunun asil atalara
dayandığı fikrine tutunmuştur.
Yalnızca Almanca değil; Fransızca ve Rusça şiirler yazacak,
İtalyanca, İngilizce, Danca ve Çekçe metinleri çevirebilecek kadar geniş bir
dilsel yelpazeye sahiptir. Paris'ten Moskova'ya, Mısır'dan Ronda'ya uzanan
seyahatleri onun şiirsel coğrafyasını beslemiştir.
Kronoloji
1899–1900 (Rusya Gezileri & Lou Andreas-Salomé):
Tolstoy ile tanışması, Rus kırsalının maneviyatı ve Lou ile olan derin bağı,
Rilke'nin erken dönem mistisizmini (Saat Kitabı) şekillendirir.
1902–1906 (Paris & Rodin Evresi): Paris’in büyük
kent sefaleti ve Rodin’in heykel zanaatındaki disiplini, şaire yeni bir biçim
ve nesnelleşme bilinci kazandırır (Yeni Şiirler ve Malte Laurids
Brigge).
1912–1922 (Duino Fırtınası ve Ağır Yıllar): Duino
Şatosu'nda başlayan Ağıtlar, Birinci Dünya Savaşı'nın getirdiği ruhsal yıkım ve
Münih yılları nedeniyle kesintiye uğrar.
Şubat 1922 (Muzot Mucizesi): İsviçre’deki Muzot
Şatosu'nda tek bir yaratım patlamasıyla Duino Ağıtları tamamlanır ve Orpheus'a
Soneler yazılır.
1923–1926 (Geç Dönem & Fransızca Şiirler): Valais
iklimi, Paul Valéry ile dostluğu, Fransızca dörtlükleri (Les Quatrains
Valaisans, Vergers) ve 29 Aralık 1926'da lösemiden ölümüyle
tamamlanan "şifalı bütünlük" (Heilsein) evresi.
Birinci Bölüm: Rilke: Zor Bir Hayat
Rilke, 4 Aralık 1875'te Prag'da doğdu. Babası Josef Rilke
emekli bir demiryolu memuru, annesi Sophia (Phia) Entz ise daha yüksek sosyal
sınıftan gelen, gösteriş meraklısı bir kadındı. Annesinin kız çocuk beklentisi
nedeniyle ilk beş yılında Rilke'ye dantelli elbiseler giydirilmiş ve oyuncak
bebeklerle oynatılmıştır. 1886'da gönderildiği St. Pölten askeri okulunda
geçirdiği beş yıl, hassas şair ruhunda derin yaralar açmıştır.
1895'te Prag'da üniversiteye giren Rilke, genç yaşta
edebiyat çevrelerine girdi. İlk şiir derlemeleri (Larenopfer, Traumgekrönt) bu
dönemde basıldı. 1896'da Münih'e taşındı. Burada kendisinden 14 yaş büyük olan,
dönemin en entelektüel kadınlarından Lou Andreas-Salomé ile tanıştı.
Lou, Rilke'nin adını "René"den "Rainer"a değiştirmesini
sağlamış, el yazısını düzeltmiş ve ona Rusça öğreterek üslubunu
olgunlaştırmıştır. Birlikte 1899 ve 1900 yıllarında Rusya'ya yaptıkları
seyahatler (Tolstoy ziyareti dahil) Rilke'nin manevi dünyasında belirleyici
olmuştur.
1900'de Worpswede sanatçılar kolonisine katılan Rilke,
ressam Paula Becker ve heykeltıraş Clara Westhoff ile yakın dostluk kurdu.
Nisan 1901'de Clara Westhoff ile evlendi ve Westerwede'ye yerleştiler; kızları
Ruth doğdu. Ancak her ikisi de sanatçı olan çift, maddi imkansızlıklar ve
bireysel yalnızlık ihtiyacı nedeniyle geçimlerini sürdüremedi.
1902'de Auguste Rodin hakkında bir monografi yazmak üzere
Paris'e gitti. Rodin'in "sürekli çalışma" (toujours travailler)
disiplini Rilke'nin zanaat anlayışını kökten değiştirdi. Paris'in acımasız ve
kişisellikten uzak büyükşehir atmosferi, onun Malte Laurids Brigge'nin Notları
romanına ilham verdi. Bu yıllarda Prenses Marie von Thurn und Taxis ile
tanışarak Duino Şatosu'nda konaklamaya başladı.
1914'te savaşın patlak vermesiyle Paris'teki eşyalarını ve
dairesini kaybetti, Viyana'da kısa süreli isteksiz bir askerlik yaptı. 1919'da
İsviçre'ye geçti. 1921'de Sierre yakınlarındaki Muzot Kalesi'ne yerleşti. Şubat
1922'de, 21 gün süren bir "ruh kasırgası" içinde başyapıtları olan Duino
Ağıtları ve Orpheus'a Soneleri tamamladı. Son yıllarında Fransızca şiirler
yazdı ve Paul Valéry ile mektuplaştı. 29 Aralık 1926'da nadir görülen bir
lösemi türünden Valmont kliniğinde vefat etti ve Raron kilisesinin bahçesine
gömüldü.
İkinci Bölüm: Başlıca Motifler ve İlk Çalışmalar
Tanrısallık ve Melekler: Hristiyanlığın kurumsal
yapısına karşı antipati duyan Rilke, Tanrı'yı insanlaşmış bir figürden
sanatçının yaratım sürecine ve nihayet insanüstü, uzak Melek kavramına
dönüştürmüştür.
Kişisel Ölüm (Der eigene Tod): Jens Peter Jacobsen'in
etkisiyle geliştirdiği düşünceye göre her insanın hayatı gibi kendisine özgü
"büyük bir ölümü" vardır.
Görme Eylemi (Schauen / Sehen): Dünyadaki nesnelere
aktif ve derinlemesine bakma, şairliğin temeli olarak felsefi bir boyuta
taşınır.
Cansız Nesneler (Dinge) ve Doğa: Binalar, heykeller,
kaplar, çiçekler (özellikle güller) ve hayvanlar (köpekler, panter) insan
bilincinin ve geçmişin taşıyıcılarıdır.
Mülksüz Aşk (Besitzlose Liebe): Karşılıksız veya
nesnesiz aşk; aşığın sevgisini bir kişiye bağlamadan saf enerji olarak dışa
yöneltmesi idealidir.
Hayat ve Şarkılar (1894), Larenopfer (1895), Rüya Taçlandı
(1896) ve Dir zur Feier (1899) gibi ilk kitaplarında Rilke, Jugendstil (Art
Nouveau) akımının kıvrımlı, dekoratif ve aşırı duygusal dilini kullandı.
Zamanla neolojizmlerden ve süslü sözdiziminden uzaklaşarak sadeleşti.
1895-1901 arasında natüralizm ve sembolizm etkisinde Frühfrost,
Das tägliche Leben gibi oyunlar yazdı; Çehov'un Martı oyununu Almancaya
çevirdi. Thomas Mann'ın Buddenbrooklarını ilk fark eden eleştirmenlerden oldu.
Rusça, Fransızca, İtalyanca ve Danca dillerinden (İgor Destanı, Michelangelo,
Valéry, Louise Labé) yaptığı yetkin çevirilerle kozmopolit bir Avrupalı kimliği
kazandı.
Üçüncü Bölüm: Kısa Düzyazı Kurgu, 1893-1922
İki Prag Hikayesi ve Sonuncular gibi
derlemelerde burjuva yaşamına eleştiri, hastalık ve çocukluk temaları işlenir.
Askeri okul anıları "Die Turnstunde" hikayesinde trajik bir dille
aktarılırken, 1899'da yazılan Kornet Christoph Rilke'nin Aşk Şarkısı ve
Ölümü adlı ritmik düzyazı eser gençlik, savaş ve aşkın şiirsel bir sentezi
olarak ona geniş bir ün kazandırmıştır.
Tanrı'dan Hikayeler (Geschichten vom lieben Gott, 1900/1904)
Topal Ewald adlı bir dinleyiciye ve çocuklara iletilmek
üzere anlatılan 13 masaldan oluşur. Rusya gezisinin izlerini taşıyan öykülerde
Tanrı, insanı yaratırken elinden düşüren acemi bir zanaatkardan, Rus
köylülerinin içindeki gizli güce, bir yüksük nesnesine ve nihayet gelecekte
gerçekleşecek bir vaat fikrine dönüşür.
Dördüncü Bölüm: Saatlerin Kitabı ve Resimlerin Kitabı
Saatlerin Kitabı (Das Stunden-Buch, 1899–1903)
Üç ana bölümden oluşan eser, bir ikon ressamı keşişin
ağzından dualar ve meditasyonlar şeklinde kaleme alınmıştır.
Manastır Hayatı Kitabı (Das Buch vom mönchischen Leben):
Keşiş, Tanrı'yı bitmemiş, karanlık ve oluş sürecindeki bir sanat eseri olarak
kurgular.
Hac Kitabı (Das Buch von der Pilgerschaft):
Yalnızlaşan keşiş, Tanrı'yı bir "baba" değil, insanın yaratıp miras
bıraktığı bir "oğul" olarak görür.
Yoksulluk ve Ölüm Kitabı (Das Buch von der Armut und vom
Tode): Paris'in yıkıcı metropol hayatı karşısında "küçük/rastgele
ölüm" ile insanın içindeki olgun meyve olan "büyük/kişisel ölüm"
karşılaştırılır. Assisili Aziz Francis yoksulluğun simgesi olarak övülür.
Resimlerin Kitabı (Das Buch der Bilder, 1902/1906)
Dünyaya bakma ve algılama edimini merkeze alan şiirlerden
oluşur. "Eingang", "Fortschritt", "Vorgefühl" ve
Mazeppa efsanesini işleyen "Sturm" şiirlerinde şair, dış dünyayı
gözlemleyen bir özneden doğanın nesnesine dönüşür. "Die Blinde" ve
"Pont du Carrousel" şiirlerinde körlük, dış dünyanın yüzeyselliğinden
sıyrılıp içsel derinliğe ve sarsılmaz bir kararlılığa ulaşmanın pozitif simgesi
olarak ele alınır.
Beşinci Bölüm: Yeni Şiirler ve 1908'in Ağıtları
Yeni Şiirler (Neue Gedichte, 1907 & 1908)
Rodin ve Cézanne'ın görsel disiplininden etkilenen Rilke,
öznel duygusallığı bırakıp nesnelerin özüne nüfuz eden, heykelsi ve zanaatkarca
şiirler üretti.
"Der Panther" (Panter): Paris hayvanat
bahçesindeki bir panterin demir parmaklıklar arkasındaki hapsedilmişliği
üzerinden iradenin felce uğramasını ve yalnızlığı anlatır.
"Archaischer Torso Apollos" (Apollon'un Arkaik
Gövdesi): Başsız bir heykel gövdesinden saçılan yoğun ışık ve sanatsal
bakış, okuyucuya varoluşsal bir ültimatom verir.
"Römische Fontâne", "Blaue Hortensie",
"Pietà", "Der Ölbaumgarten" ve mitolojik "Orpheus.
Eurydike. Hermes" şiirlerinde Eurydike, ölüme hamile ve Orpheus'un dünyevi
aşkından tamamen özgürleşmiş bir figür olarak resmedilir.
1908 Ağıtları (Requiem)
"Requiem für eine Freundin": Genç yaşta
doğum sonrası ölen ressam Paula Modersohn-Becker için yazılmıştır. Sanat ile
annelik/biyolojik rol arasındaki çatışmayı ve erkeğin bencil sahiplenici
sevgisini sorgular.
"Requiem für Wolf Graf von Kalckreuth":
İntihar eden genç bir şaire adanmıştır. Sanatçının sabırsızlığını eleştirir ve
direnmenin önemini vurgular.
Altıncı Bölüm: Malte Laurids Brigge'nin Notları (1910)
28 yaşındaki Danimarkalı yoksul şair Malte Laurids
Brigge'nin Paris'teki varoluşsal krizini aktarır. Malte, babasının rasyonel
soyu (Brigge) ile annesinin mistik, hayaletlerle yaşayan soyu (Brahe) arasında
sıkışmıştır.
Romanın Temel İzlekleri
Görmeyi Öğrenmek: Malte, yüzeysel kurgular yapmayı
bırakıp şehirdeki sefalete, hastalığa ve çürümeye doğrudan bakmayı öğrenir.
Ölüm Türleri: Şehir hastanelerindeki fabrika usulü
anonim ölümler ile dedesi Chamberlain Christoph Detlev Brigge'nin haftalarca
süren heybetli ve "kendi ölümü" karşılaştırılır.
Sanat ve Kan: Şiirlerin sadece duygulardan değil,
içselleştirilip "kan haline gelen deneyimlerden" doğduğu ifade
edilir.
Savurgan Evlat (Der verlorene Sohn): Romanın sonunda
İncil'deki hikaye yeniden yorumlanır; Müsrif Oğul, ailesinin kendisini
tanımlayan ve hapseden sevgisinden kaçan, "sevilmek istemeyen adam" (der
nicht geliebt werden wollte) olarak sunulur.
Yedinci Bölüm: Şiirler, 1912-26
1914 tarihli "Wendung" (Dönüm Noktası) şiirinde
Rilke, salt gözlemci "görme işini" tamamladığını ve artık "kalp
işine" (Herz-Werk) geçmesi gerektiğini ilan eder.
"Görme işi bitti, şimdi kalp işini uygulayın."
Duino Ağıtları (Duineser Elegien, 1912–1922)
On uzun şiirden oluşan döngü, insanın evrendeki
yabancılaşmasını ve varoluşsal görevini sorgular.
Melek (Der Engel): Hristiyanlık dışı, korkunç,
görünür dünyayı görünmeze dönüştürmüş eksiksiz bilincin simgesidir.
Önemli Ağıtlar: 5. Ağıt Picasso'nun Saltimbanques
tablosundan esinlenen akrobatları işler; 7. ve 9. Ağıtlar insanın dünyadaki
kutlu görevini ilan eder: "Burada olmak muhteşemdir" (Hiersein ist
herrlich); görünen dünyayı içselleştirip dille "görünmez" kılmak
insanın asıl övgü görevidir. 10. Ağıt ise ölülerin Ağıtlar Ülkesi'ndeki (Leid-Land)
yolculuğunu anlatır.
Orpheus'a Soneler (Sonette an Orpheus, Şubat 1922)
Wera Knoop'un anısına ve şairlerin piri Orpheus'a adanan 55
soneden oluşur. Şarkı söylemek arzulamak değil, var olmaktır (Gesang ist Dasein).
Dönüşüm arzusu (Wolle die Wandlung) ve ölüme rağmen dünyayı övme (Rühmen)
neşesi hakimdir.
Son Şiirler ve Ölüm
Muzot'ta yazdığı Fransızca dörtlükler (Vergers, Les Roses)
ve ölmeden iki hafta önce günlüğüne yazdığı son Almanca şiirinde, löseminin
getirdiği bedensel acıyı kabul ederek bilincini son ana kadar koruma
kararlılığını gösterir.
Sekizinci Bölüm: Sonuç
Rilke; Avusturya-Macaristan İmparatorluğu'nun geleneklerine
bağlı, soylu ve aristokratik kültürün hüküm sürdüğü, "hareketlilik ve
zarafetle dolu" 19. yüzyıl sonu Avrupa'sında doğdu.
Öldüğünde (1926) geride I. Dünya Savaşı'nın yıkımı,
devrimler, kıtlıklar, haritalarda çizilen yeni sınırlar ve yükselen modern
teknolojiyle sarsılmış tamamen farklı bir dünya bıraktı.
Rilke, çelişkileri ve insani zaafları olan "mutsuz bir
adam" olabilir; ancak aynı zamanda dilsel sınırları aşan, kozmopolit
doğasıyla zor bir dünyada insanoğlunun ortak kaderi üzerine derinlemesine kafa
yormuş evrensel bir modern klasiktir.
…

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder