Heidelmann
Hildegard - Rainer Maria Rilke, Kontes Mirbach’a
Mektuplar 1918-1924 - Notlar
Rainer Maria Rilke, Briefe an Gräfin Mirbach-Geldern-Egmont
1918-1924, Königshausen & Neumann, Würzburg, 2005
Giriş
Rilke'nin Kontes Mariette'e yazdığı 41 mektup, zarflar,
fotoğraflar ve "Mitsu ile" el yazması torunu Johannes Graf von
Mirbach-Geldern-Egmont tarafından saklanmıştır.
1937'de Carl Sieber mektupları "Kontes M.'ye"
başlığı altında yayımlamak için izin istemiştir. İlk yayımlarda 11 mektup yer
alırken, 1950 baskısında 9, 1991 Horst Nalewski baskısında ise 5 mektuba yer
verilmiştir. Kontes, özel pasajları paranteze alarak ve çocuk/yer isimlerini
silerek mektupları yayına bizzat hazırlamıştır.
Mektuplar, Birinci Dünya Savaşı ve Münih Devrimi'nin hemen
sonrasından (Aralık 1918) Ağustos 1924'e kadar olan süreyi kapsar.
Rilke, yaşamının belirli dönemlerinden itibaren
üretkenliğinin bir kısmını mektuplara aktardığını belirterek mektuplarının
yayımlanmasını vasiyet etmiştir.
Rilke için Kontes hem bir sığınak hem de çocuk eğitimi,
annelik ve ailevi konularda sığındığı duyarlı bir danışmandır. Rilke, anneliği
erkeğin üstüne koymuş ve sanatçıyla eşit tutmuştur.
Yazışmalar zamanla "En lütufkâr kontesim"
hitabından "Rilke'niz" ve "Derinden sadık dostluğa"
şeklinde sıcak ifadelere evrilmiştir.
Savaştan sinir hastası olarak dönen kocası, 1920'de
annesinin ölümü ve dört çocuğunun eğitimi karşısında Kontes, Rilke'nin
mektuplarında teselli ve güç bulmuştur.
Duino Ağıtları, Orpheus'a Soneler ve genç dansçı Wera Knoop'un ölümü
gibi Rilke'nin yaratım krizleri ve dönüm noktalarıyla eş zamanlıdır.
Rilke, yazışmalarını düzenlemek için titizlikle mektup
listeleri tutmuştur. Günde yaklaşık 10 mektup yazmış, mektupları eserleri için
bir "ön çalışma" ve insanlara yardım/tavsiye aracı olarak
kullanmıştır.
Kontes'in kızı Elisabeth'in ergenlik krizi üzerine Rilke, 12
sayfalık kapsamlı bir yanıt vermiş; psikanaliz deneyimlerini, Lou
Andreas-Salome'den edindiği izlenimleri aktarmış ve kitaplar hediye etmiştir.
Kontes'e yazdığı son mektupta Rilke, estetik görüşünü
açıklar: Sanat eseri, gökyüzündeki yıldızlar gibi özerk, bağımsız ve
yaratıcısından bağımsız olarak uzayda duran bir "yoğunlaşma"dır.
Şiirin kökleri hem bolluk bilincine hem de tam bir çöküş haline dayanır.
9 Ağustos 1924'teki mektubuyla Kontes'e veda etmiştir.
Rilke'nin Kontes Mirbach-Geldern-Egmont'a mektupları
Harflerin transkripsiyonu hakkında
Kontes'in kızı Hohenlohe Prensesi Sissy'nin arkadaşı Richard
Giese'nin 1980'lerden kalma daktilo kopyası mektupların temelini oluşturur.
Mektuplar
11 Aralık 1918
Rilke, Barones Imhof'u göremediği için üzüntüsünü dile
getirir ve Kontes’i çaya davet eder. Davette Viyana Büyükelçiliği’nden Prens ve
Prenses Reuss’un da bulunacağını belirtir. Asansörün yazdan beri çalışmadığını
hatırlatarak dört kat merdiven çıkmak zorunda kalacağı için özür diler.
19 Şubat 1919
Kontes’in en küçük kızı Therese için Freyhold’un resimli
kitaplarını gönderir. Paris’te Rodin Müzesi’nin (Hôtel de Biron) kurulması
sürecinde yaşanan tartışmalara, Rodin’e yönelik asılsız "sahtecilik"
iddialarına ve atölye pratiğinde uygulayıcı ustaların (Lebossé vb.) rolüne dair
uzun bir sanat eleştirisi sunar. Bahar yorgunluğu nedeniyle Isenheim ziyaretini
ertelemek ister ve vaktini İtalyanca çevirilere ayırdığını ekler.
3 Ağustos 1919
Rilke’nin doğa, dağlar ve İsviçre peyzajı üzerine en
karakteristik değerlendirmelerini içeren mektuptur:
Rilke, İsviçre’nin heybetli dağlarını "fazla kusursuz,
fazla dekoratif" bulur; onları sade doğasına baskı kuran, gökyüzünü
daraltan edebi yapıtalara (Daudet, Zola veya George Ohnet romanlarına)
benzetir.
Dağ vadisinde yer alan Soglio köyüne ve kalacağı eski Palazzo
Salis’e (ve onun 18. yüzyıl üslubundaki bahçesine) hayran kalır. Burada
inzivaya çekilmenin huzurunu arar.
14 Ocak 1920
Rilke, savaşın ve sonrasındaki 5 yılın getirdiği
"acımasızlık ve müdahalecilik"ten arınmak için en az 6 aylık
kesintisiz bir yalnızlığa, sessizliğe ve korunmaya ihtiyaç duyduğunu belirtir.
Soglio’daki koşulların yetersiz kaldığını söyler.
20 Aralık 1920
Rilke, Berg Şatosu’ndaki korunaklı yalnızlığından
memnuniyetini dile getirir. Kar ve şap hastalığı karantinası sayesinde dış
dünyadan tamamen izole olmuştur.
Şair, 12 yaşındaki küçük dostu "Balthusz"un
(ileride dünyaca ünlü ressam olacak Balthus) kayıp kedisi Mitsou üzerine
çizdiği resimlerden bahseder. Balthusz’un çizimlerine Rilke’nin yazdığı
Fransızca ön söz (avant-propos) eşlik etmiş ve kitap Zürih’te
basılacaktır. Rilke bu küçük kitabı Kontes’e Noel hediyesi olarak ithaf eder.
10 Mart 1921
Sanatçının en büyük çatışmasının "yaşam ile sanatı
uzlaştırmak" olduğunu söyler. Kendi üretkenliğinin hayata duyduğu doğrudan
hayranlıktan beslendiğini, bu yüzden çilecilikle hayattan büsbütün
kaçamayacağını; fakat hayata fazla kapılmanın da sanata zarar verdiğini
vurgular. Rodin’in yaşlılığında doğaya hayranlıkla bakarken nasıl bir kader ve
karmaşa ağıyla kuşatıldığını örnek verir.
Kontes’in bahsettiği sanatoryum/psikanaliz tedavisi üzerine
görüşlerini bildirir. Liyakatsiz psikanalistlerin hastanın ruhunu
"içindeki her şeyin darmadağın edildiği ama arananın bulunamadıgı bir
çekmeceye" çevirdiğini ve insanları psikolojik bir cehennemde bıraktığını
savunur. 25 yıllık dostu Lou Andreas-Salomé’yi ise Freud ile çalışıp kadınsı
doğasını ve manevi varlığını bozmadan psikanalizi en üst düzeyde sorumlulukla
uygulayan tek istisna olarak niteler.
2 Aralık 1921
Bir arkadaşının finansal desteğiyle Muzot’nun nihayet
kendisi için kiralandığını bildirir. Ancak tek başına yaşama zorunluluğu ile ev
işleri/hizmetçi sorunları arasında bocaladığını anlatır. İnsan ilişkilerinin ve
toplumsal hayatın, sanatçının enerjisini nasıl tükettiğini detaylandırır.
Gerçek yalnızlığın Paris gibi büyük şehirlerde kimsenin
müdahalesi olmadan yaşandığını söyler. Çocukluğunda odasında tek başına
geçirmek istediği bir saatin bile ailesi tarafından merak edilerek
masumiyetinin ve gizeminin nasıl bozulduğunu hatırlar.
13 Eylül 1923
1922 Şubat’ında Muzot’da tamamladığı efsanevi eserlerinin
(Ağıtlar ve Soneler) baskıdan çıkmak üzere olduğunu müjdeler. Birbirini
tamamlayan bu iki kitabı Kontes’e ulaştırmak için adresini ister.
Ocak 1924
Şiirlerini Tunus’taki bir gül yağı tüccarının sekiz küçük
şişesine benzetir. On yıllık bir suskunluğun ve birikimin özü/damıtılmış hali
olan bu iki küçük kitabın niceliksel olarak küçük ama niteliksel olarak yoğun
yapısını anlatır.
9 Ağustos 1924
Büyük bir eser ortaya koyan sanatçı, gündelik hayatında
kaderin blind/kör akışına teslim olur. Şiir sonsuz bir özgürlük alanına
yükselirken, onu üreten insan gündelik hayatın sığlığı içinde bocalayabilir. Bu
durum sanatçı için hem bir ödül hem de bir aşağılanmadır.
…
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder