1 Aralık 2025 Pazartesi

J. F. Hendry - Kutsal Eşik Rainer Maria Rilke'nin Yaşamı - Notlar

J. F. Hendry - Kutsal Eşik Rainer Maria Rilke'nin Yaşamı - Notlar

The sacred threshold, a life of Rainer Maria Rilke, Carcanet Press, Manchester, 1983

 


Bir Zemin Üzerindeki Bölünmeler

Rainer Maria Rilke (doğum adıyla René Karl Wilhelm Johann Josef Maria), 4 Aralık 1875'te Prag'da doğmuştur. Yedi aylık prematüre bir bebek olarak dünyaya gelen René'nin çocukluğu, annesi Sophie (Phia) Rilke'nin katı ve saptırılmış dini ibadetleri ile gölgelenmiştir. Annesi, daha önce kaybettiği kız çocuğunun yasını René'ye kız elbiseleri giydirerek ve ona "Sophie" diye hitap ettirerek tutmaya çalışmıştır. René, çocukluğundan itibaren gerçek ile fantezi arasındaki bu ikili kişilik bölünmesini yaşamak zorunda kalmıştır.

 

Baba Josef Rilke, ordu kariyeri yarım kalmış ve demiryolu memurluğuna yerleşmiş hayal kırıklığıyla dolu bir adamdı. Annesi Phia ise burjuva kökenli, gösteriş meraklısı ve gerçeklikten kopuk bir kadındı. Ebeveynlerinin bu uyumsuzluğu ve çocuğa kendi hayal kırıklıklarının tesellisi gözüyle bakmaları, Rilke'de erken yaşta yalnızlık ve yabancılaşma duygusunu pekiştirmiştir.

 

Rilke ailesi, kökenlerinin 15. yüzyılda Bohemya'ya gelen Sakson soylularına ve 1660'ta Türklere karşı savaşırken ölen Sancaktar Christopher Rilke'ye dayandığı efsanesine tutunmuştur. Amcası Jaroslav Rilke bu soyluluk unvanını belgelemek için büyük çaba harcamıştır. Rilke bu efsaneyi bir züppelikten ziyade, geçmişin ölüleriyle akrabalık kurma ve izolasyon duygusunu aşma arayışı olarak benimsemiştir.

 

Kostümlü Provalar

1886'da babasının arzusuyla Sankt-Pölten Askeri Akademisi'ne gönderilen Rilke, burada katı disiplin, fiziksel eziyet ve akran zorbalığıyla karşılaşmıştır. Okulda "Aptal" (der Narr) olarak nitelendirilen Rilke, bu cehennem gibi ortamdan kaçmak için şiire ve fanteziye sığınmıştır. Beş yıllık askeri eğitim, hayatı boyunca bastırmaya çalıştığı travmatik bir yara olarak kalmıştır.

 

Sağlık sorunları nedeniyle askeri okuldan ayrılan Rilke, Linz Ticaret Akademisi'ne geçmiş, ardından Amcası Jaroslav'ın desteğiyle üniversite giriş sınavlarına hazırlanarak felsefe, edebiyat ve hukuk eğitimi almıştır. Bu dönemde sanatçı kişiliğini keşfetmeye başlamış, ilk şiir koleksiyonu olan Hayat ve Şarkılar (1894) ile Yabani Hindiba (Wegwarten, 1896) dergilerini yayımlamıştır. Wegwarten'ı halka, hastanelere ve kütüphanelere ücretsiz dağıtmıştır.

 

Rilke'nin ilk gençlik aşkı Valerie von David-Rhonfeld (Vally), onun ilk şiirlerinin basımına finansal destek sağlamıştır. Ancak Rilke kısa süre sonra bu ilişkinin sınırlarını fark ederek ayrılmıştır. Bu yıllarda Danimarkalı yazar Jens Peter Jacobsen'in (Niels Lyhne) eserlerini keşfetmiş ve nesnelerin duyusal eşdeğerlerini arama kararlılığı kazanmıştır.

 

'Rainer' Ortaya Çıkıyor

Şubat 1897'de Münih'te kendisinden 15 yaş büyük, entelektüel açıdan son derece güçlü olan Lou Andreas-Salomé ile tanışması Rilke'nin hayatının dönüm noktası olmuştur. Lou'nun teşvikiyle adını yumuşak bulduğu "René"den **"Rainer"**a değiştirmiştir. Lou, Rilke için hem bir anne hem bir öğretmen hem de ilk gerçek aşk olmuştur.

 

Lou ile İtalya seyahatleri sırasında Floransa Günlüğüne başlayan Rilke, sanatın geleneksel dinlerin yerini alacağı yeni bir estetik dindarlık fikrini geliştirmiştir. İsa Vizyonlarında İsa'yı bir Tanrı olarak değil, insanların tapınmak yerine örnek alması gereken trajik bir insan olarak ele almıştır.

 

1899'da bir fırtınalı gecede, ailesinin geçmişine ait belgelerden ilham alarak tek bir gecede Cornet Christopher Rilke'nin Aşkının ve Ölümünün Şarkısı adlı lirik destanını yazmıştır. Eser, 18 yaşındaki bir sancaktarın aşk ve ölüm arasındaki trajik ve şiirsel yolculuğunu anlatır.

 

Rusya Gerçekti

Rilke, Lou Andreas-Salomé ile birlikte 1899 ve 1900 yıllarında Rusya'ya iki büyük seyahat gerçekleştirmiştir. Moskova, St. Petersburg, Kiev, Volga kıyıları ve Rus köylerini kapsayan bu gezilerde Lev Tolstoy, painter Leonid Pasternak ve İlya Repin ile tanışmıştır.

 

Moskova'daki Paskalya gecesi ayini ve kilise çanlarının sesi Rilke'de ömür boyu silinmeyecek bir dini uyanış yaratmıştır. Rus köylüsünün sabrında, toprağa bağlılığında ve gösterişsiz dindarlığında Tanrı'nın gerçek varlığını hissetmiştir. Bu dönemde Rusça öğrenmiş ve Rusça şiirler yazmıştır.

 

Rusya dönüşünde Schmargendorf'taki evinde sakal bırakan, Rus bluzu giyen Rilke, odasına bir "Tanrı Köşesi" kurmuş ve Saatler Kitabının (Das Stunden-Buch) ilk bölümü olan "Keşiş Yaşamı Kitabı"nı kaleme almıştır.

 

Yalnızlığın İddiaları

1900 sonbaharında Bremen yakınlarındaki Worpswede sanatçı kolonisine katılan Rilke, burada doğayla iç içe yaşayan sanatçılarla vakit geçirmiştir. Kolonide iki genç kadın sanatçı ile derin bir dostluk kurmuştur: Ressam Paula Becker ("adil ressam") ve heykeltıraş Clara Westhoff ("karanlık heykeltıraş").

 

Rilke, Paula Becker'in sanatsal dehasına ve duyarlılığına hayran kalmış, onunla aralarında mistik bir çekim oluşmuştur. Ancak Paula'nın ressam Otto Modersohn ile nişanlanması Rilke'de büyük bir düş kırıklığı yaratarak onu sarsmıştır.

 

Nisan 1901'de heykeltıraş Clara Westhoff ile evlenen Rilke, Westerwede'de küçük bir eve yerleşmiş ve Aralık 1901'de kızları Ruth dünyaya gelmiştir. Ancak Rilke, evliliği geleneksel bir yuva kurmaktan ziyade iki sanatçının birbirinin yalnızlığını koruduğu bir sığınak olarak görmüştür.

 

Esasen Paris

Ağustos 1902'de Auguste Rodin üzerine bir monografi yazmak amacıyla Paris'e gelen Rilke, büyük şehrin gürültüsü, sefaleti, yoksul insanları ve hastaneleri karşısında dehşete düşmüştür. Paris, Rilke için bir güzellik merkezinden ziyade yalnızlığın, acının ve yabancılaşmanın şehri haline gelmiştir. Bu izlenimler, ileride yazacağı Malte Laurids Brigge'nin Defterlerinin zeminini oluşturmuştur.

 

Büyük heykeltıraş Auguste Rodin ile tanışan Rilke, onun çalışma disiplinine ve taş bloklardan biçim çıkarma gücüne hayran kalmıştır. Rodin, Rilke'ye ilhamın beklenerek değil, kesintisiz ve disiplinli görerek/çalışarak (toujours travailler) elde edileceğini öğretmiştir.

Bu dönemde yayımlanan Resimli Kitap, Rilke'nin empati yeteneğinin arttığını, nesnelerin, yoksulların, körlerin ve dışlanmışların iç dünyasına sızma becerisini kazandığını gösterir.

 

1903-1904 yıllarında Roma'da Villa Strohl-Fern'de kalan Rilke, ardından İsveçli yazar Ellen Key'in davetiyle Danimarka ve İsveç'e (Borgeby Gård) gitmiştir. İskandinav manzarası ve Jacobsen'in dünyası Rilke'ye ruhsal bir iyileşme sağlamıştır.

 

Eylül 1905'te Rodin'in davetiyle Meudon'daki Villa des Brillants'a yerleşen Rilke, Rodin'in Fransızca ve Almanca yazışmalarını yürüten özel sekreteri olmuştur. Rodin'in yanında nesnelere konsantre olmayı ve sabırla bakmayı ("nesne-şiir" / Dinggedicht yaklaşımı) öğrenmiştir.

 

Mayıs 1906'da Rilke'nin Rodin'e sormadan ortak bir arkadaşın mektubunu yanıtlaması üzerine Rodin aşırı bir öfke göstererek Rilke'yi evinden kovmuştur. Rilke bu haksız muameleye rağmen ustasına duyduğu saygıyı bozmayan onurlu bir mektup yazarak ayrılmıştır.

 

Yeni Şiir

1906-1908 yıllarında Capri'de ve Paris'te yazılan Yeni Şiirler, Rilke'nin "nesne-şiir" anlayışının zirvesidir. "Panter", "Flamingolar", "Gül Çanağı" ve "Apollon'un Arkaik Gövdesi" gibi şiirlerde nesnenin özüne sızma ve onu dışarıdan süslemeden söyleme ilkesi uygulanmıştır.

 

1907 Paris Sonbahar Salonu'nda ressam Paul Cézanne'ın eserlerini keşfeden Rilke, şaheser niteliğinde mektuplar kaleme almıştır. Cézanne'ın nesneye olan tarafsız, kişisel duygularını bulaştırmayan, "Bunu seviyorum" yerine "İşte burada" diyen yaklaşımını kendi şiirinin de temel yöntemi olarak benimsemiştir.

 

Kasım 1907'de Paula Becker'in doğum yaptıktan hemen sonra kalp krizinden ölmesi Rilke'yi derinden sarsmıştır. Paris'te kaleme aldığı Bir Arkadaşa Ağıt (Requiem für eine Freundin) şiirinde, Paula'nın yasını tutarken, kadının sanatçı kimliği ile annelik/eşlik arasındaki ezeli çatışmayı ve aşktaki sahiplenme suçunu sorgulamıştır.

 

Tarif Edilemeyen Korkular

Rilke'nin tek romanı olan Die Aufzeichnungen des Malte Laurids Brigge (1808-1910), Danimarkalı yoksul ve soylu genç Malte'nin Paris'teki varoluşsal krizini, çocukluk korkularını ve yabancılaşmasını konu alır. Şehrin gürültüsü, hastalıklar, elektrikli tramvaylar ve ölüm korkusu Malte'nin bilincinde iç içe geçer.

 

Romanın sonunda Rilke, Kitab-ı Mukaddes'teki Savurgan Evlat kıssasını yeniden yorumlar. Savurgan Oğul, ailesinin kendisini sahiplenici sevgisinden ve sevilmenin getirdiği kısıtlamalardan kaçarak, karşılıksız sevmeyi ve Tanrı'ya yönelmeyi öğrenmek için evi terk eder.

 

Duino

Aralık 1909'da tanıştığı Prenses Marie von Thurn und Taxis, Rilke'nin en büyük hamisi ve koruyucusu olmuştur. Rilke, Prenses'in Adriyatik kıyısındaki tarihi Duino Şatosu'na davet edilmiş ve kışı burada geçirmiştir.

 

Ocak 1912'de rüzgarlı bir sabah Duino mazgallarında yürürken Rilke, fırtınanın içinden gelen o ünlü dizeyi duymuş ve hemen defterine kaydetmiştir: "Wer, wenn ich schriee, hörte mich denn aus der Engel Ordnungen?". Böylece ilk iki Duino Ağıtı birkaç gün içinde yazılmıştır.

 

Duino bahçesinde bir zeytin ağacına yaslanırken Rilke, nesnelerin zamansız bir boyutta kendisine açıldığı, "Doğanın diğer tarafına" ulaştığı mistik bir algı hali yaşamıştır.

 

Müziği Duymak

Ocak 1914'te piyanist Magda von Hattingberg'in (Benvenuta) Tanrı Masalları üzerine yazdığı övgü dolu mektupla başlayan ilişki, kısa sürede fırtınalı bir mektuplaşmaya dönüşmüştür. Rilke, Benvenuta'nın müziğinde kendi lirik dünyasının eksik olan sesini bulduğuna inanmıştır.

 

Berlin ve Paris'te buluşan ikili, piyanolar, konserler (Busoni) ve sanat gezileriyle dolu günler geçirmiştir. Rilke, Benvenuta ile evlenmek için Clara'dan boşanmayı teklif edecek kadar ileri gitmiştir. Ancak Benvenuta, Rilke'nin insan-üstü, mistik ve insanı yutan yalnızlığından dehşete düşerek "o bir erkek değil, bir ruh" diyerek bu tekliften geri çekilmiştir.

 

Duino ziyareti sırasında Rilke'nin Lotte Pritzel'in kuklaları üzerine yazdığı Oyuncak Bebekler (Puppen) metnini okuması, oyuncak bebeklerin içsizliğini ve dehşetini savunması Benvenuta'yı ürkütmüş ve ilişkileri nihai bir kopuşla sonlanmıştır.

 

Eylemdeki Acı

Ağustos 1914'te Birinci Dünya Savaşı'nın başlamasıyla Rilke, kısa bir vatansever coşku anı yaşayarak savaş tanrısına Beş İlahı (Fünf Gesänge) yazmıştır. Ancak bu coşku haftalar içinde yerini derin bir tiksinti ve nihilizme bırakmıştır.

 

1916 başlarında askerliğe elverişli görülen Rilke, Viyana'da Askeri Sicil Dairesi'nde görevlendirilmiştir. Cephe haberlerini halk için "kahramanlık öykülerine" dönüştürme işini ("kahraman kuaförlüğü") aşağılayıcı bulmuş, dostlarının nüfuzu sayesinde 9 Haziran 1916'da terhis edilmiştir.

 

Savaş sırasında dostları Georg Trakl, Alfred Heymel, Norbert von Hellingrath ve Bernhard von der Marwitz'in ölümleri Rilke'yi felç edici bir depresyona sokmuştur. Gazetelerin yarattığı sahte gerçekliği ve kitle cinnetini sertçe eleştirmiştir.

 

Kırık Düzen

Savaşın sonunda Münih'te gerçekleşen Kurt Eisner liderliğindeki Bavyera Devrimi'ni ve işçi konseylerini yakından izleyen Rilke, ilk başta insani bir yenilenme umudu beslemiştir. Ancak ardından gelen "Beyaz Terör" ve sokak çatışmaları Rilke'yi siyasi çözümlerden tamamen soğutmuştur.

 

Haziran 1919'da konferans verme daveti üzerine Almanya'yı ve Münih'teki dairesini arkasında bırakarak İsviçre'ye geçmiş ve bir daha Almanya'ya dönmemiştir.

 

Bekleme Odası

1919-1921 yılları arasında İsviçre'de Nyon, Soglio (Palazzo Salis), Cenevre, Zürih ve Basel arasında göçebe bir hayat süren Rilke, İsviçre'yi çalışma odası bulamadığı geçici bir "bekleme odası" olarak görmüştür.

 

1920'de ressam Baladine Klossowska (Merline) ile tanışan Rilke, onunla hayatının son büyük tutkulu ilişkisini yaşamıştır.

 

Kasım 1920 - Mayıs 1921 arasında kalması sağlanan bu eski şatoda Rilke, hayali bir şair olan Kont C.W.'nin ağzından yazılmış şiirler üretmiş ve Paul Valéry'nin Le Cimetière marin şiirini çevirmeye başlamıştır.

 

Bitmeyen Monolog

Temmuz 1921'de Valais kantonunda yer alan 13. yüzyıldan kalma susuz, elektriksiz taş kule Château de Muzot'yu keşfetmiştir. Zürihli hami Werner Reinhart evi satın alarak Rilke'nin kullanımına tahsis etmiştir. Rilke, Duino'daki manastır yalnızlığını Muzot'ta yeniden bulmuştur.

 

1 Ocak 1922'de, genç yaşta ölen dansçı kız Vera Ouckama Knoop'un ölüm haberini alan Rilke, Şubat 1922 başında benzersiz bir ilham fırtınasına tutulmuştur. Sadece birkaç gün içinde Vera'nın anısına adadığı ve Orpheus mitini işlediği 56 seneden oluşan Orpheus'a Soneleri (Die Sonette an Orpheus) tamamlamıştır.

 

Soneler fırtınasını hemen ardından 1912'den beri yarım kalan Duino Ağıtlarının (Duino Elegien) tamamlanması izlemiştir. Rilke 11-20 Şubat 1922 arasında yemeden içmeden kesilerek 10 dev ağıtı tamamlamış ve zaferini hamilerine telgrafla müjdelemiştir.

 

Güldeki Çelişki

Ekim 1926'da Muzot bahçesinde konuğu Madam Eloui Bey için gül toplarken sağ eline batan diken, vücudunda amansız bir enfeksiyonu tetiklemiştir. Zaten vücudunu sarmış olan nadir bir kan kanseri türü (lösemi) bu enfeksiyonla ortaya çıkmıştır. Rilke, Valmont Sanatoryumu'na kaldırılmıştır.

 

Son derece acılı geçen son haftalarında tıp terimleriyle bilgilendirilmek istemeyen Rilke, acı kesicileri reddederek hastalığıyla ve ölümüyle tek başına yüzleşmeyi seçmiştir. 29 Aralık 1926 sabahı Valmont'ta hayata gözlerini yummuştur.

 

Vasiyeti üzerine 2 Ocak 1927'de Raron'daki eski kilisenin kayalık bahçesine gömülmüştür. Kendi yazdığı ünlü mezar taşı kitabesi şöyledir:

"Gül, ah saf çelişki, arzu, Bu kadar gözkapağının altında kimsenin uykusu olmamak." (Rose, oh reiner Widerspruch, Lust, Niemandes Schlaf zu sein unter soviel Lidern.)

 

Olumlamalar

Rilke'nin sanatı, toplumdan yalıtılmış bir keşiş yalnızlığından (Saatlerin Kitabı), nesnelerin özüne sızan dışsal gözleme (Yeni Şiirler), oradan da görünen dünyayı insanın iç dünyasında görünmeze dönüştüren mistik bir olumlamaya (Duino Ağıtları ve Orpheus'a Soneler) evrilmiştir.

 

Rilke felsefesinin temeli, yaşam ile ölümün birbirinin zıttı değil, tek ve kapsayıcı bir varoluşun iki yüzü olduğu fikridir. Ölüm, hayatın bize karanlık kalan, ışık tutmadığımız yüzüdür; Melek ise hem yaşamı hem ölümü aynı bütünsellik içinde kavrayan varlıktır.

…

 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder