10 Aralık 2025 Çarşamba

Rainer Maria Rilke - Karl ve Elisabeth von der Heydt'e Mektuplar 1905 - 1922 - Notlar

Rainer Maria Rilke - Karl ve Elisabeth von der Heydt'e Mektuplar 1905 - 1922 - Notlar

Rainer Maria Rilke Die Briefe an Karl und Elisabeth von der Heydt 1905 -1922, Insel Verlag Frankfurt, 1986

 

Giriş

Rilke ile Karl von der Heydt’in 1905 son yazında Friedelhausen’de (Luise von Schwerin’in çevresinde) tanışması, Rilke’nin Saatler Kitabı’ndan ve Malte Laurids Brigge’nin Defterleri’nden okumalar yapması bu dostluğun temelini oluşturmuştur.

 

Von der Heydt’in tutkulu bir sanat koleksiyoncusu olması, Rilke’yi Godesberg’deki Wacholderhöhe’ye davet etmesi ve Auguste Rodin ile olan ilişkisi, iki isim arasındaki mektupların merkezini oluşturmuştur.

Rilke'nin geçim sıkıntısı çektiği dönemlerde von der Heydt ona mali destek ve sığınak sağlamıştır.

 

Birinci Dünya Savaşı dönemi ve sonrasındaki devrimci süreçler, Alman İmparatorluğu'nun çöküşü ve savaşın anlamı üzerine Rilke ile Karl von der Heydt’in dünya görüşlerinin ve siyasi yaklaşımlarının farklılaşmasına (ve yer yer çatışmasına) zemin hazırlamıştır.

 

Von der Heydt’in Saatler Kitabı üzerine yazdığı övücü eleştiri, Rilke’nin eserlerindeki manevi ve dini derinliği kitlelere sunma çabası ve Rilke’nin ona hitap biçimi ("Sevgili Freondin") bu edebi ilişkinin özgün yönlerindendir.

 

Mektuplar

1. August Rodin’in Atölyesi

Rilke, Fransızcasının elverdiği ölçüde Rodin’in yazışmalarını yürüttüğünü, ustanın yanında olmanın kendisine tükenmez bir verimlilik ve sıcaklık sağladığını belirtir. Rodin’in eserini evrenin ve hayatın kendisinden daha büyük bir okyanusa benzetir.

 

3. Karl von der Heydt’in Edebi Eseri: Jehanne (Joan of Arc)

Rilke, von der Heydt’in kaleme aldığı Jehanne (Jeanne d’Arc) dramatik eserini büyük bir dikkatle okur. Eserin coşkulu bir kahramanlık hikayesinden ziyade, figürün sağlıklı, lineer ve insani yönlerini öne çıkaran derin bir psikolojik yorum sunduğunu vurgular.

 

Uexküll Ailesinin Trajedisi ve Yalnızlık Duygusu

 

Mart 1906

Rodin hakkındaki konferansını okuyan Rilke, Hamburg ve Bremen’de de okuma etkinlikleri gerçekleştirmiştir. Bu süreçte von der Heydt ailesiyle Berlin’de bir araya gelmiş, Wannsee ve çevresindeki akrabalarla buluşmuştur.

 

Düşünceli Adam (Le Penseur) Açılışı

Heykelin Paris’teki Panthéon binasının önüne dikilmesi vesilesiyle yapılacak resmi açılış töreni / Fransa’da Rodin’in sanatının kamusal alanda nihayet tanınmasının usta için geç ama önemli bir gurur anı (Nisan 1906)

 

28 Nisan 1906

Rilke bu mektupta otobiyografisini sunuyor:

Askeri okul yıllarının ve sonrasındaki sıkıştırılmış eğitim sürecinin bedeninde ve ruhunda bıraktığı hasarları anlatır. Kendisini "kötü bir yüzücü"ye benzeterek, klasik diller (Yunanca/Latince), tarih ve temel disiplinler konusunda kendisini yetişkin bir öğrenci gibi eğitecek bir rehbere duyduğu özlemi dile getirir.

 

Clara ile yakaladıkları anonim çalışma uyumunu, karşılıklı özgürlüğe dayalı, yan yana ama bağımsız çalışma alanlarının kendileri için en sağlıklı model olduğunu ifade eder.

 

Parayla olan ilişkisini dürüstçe ortaya koyar: Borcu olmadığını ama hiçbir birikiminin de bulunmadığını belirtir.

İdealize ettiği "büyük, ışıldayan yoksulluk" ile insanı küçülten "önemsiz, gündelik yoksulluk" arasındaki ayrımı çizer.

 

Rodin’in yanında sekreter olarak çalışmanın artık kendi sanatsal üretimini engellediğini, ancak ustayı hasta ve yorgun olduğu bu dönemde aniden bırakamayacağını belirtir.

…

Bu mektuptan yaklaşık 1 ay sonra sert ve keskin bir tartışmanın ardından Rodin’in sekreterliği görevinden kovulur/ayrılır.

…

 

Rodin’in yanından ayrıldıktan sonra uzun süre Malte Laurids Brigge’nin Notları üzerinde çalışıyor.

 

Ağustos 1907

Capri’de tanıştığı Maksim Gorki ile ilgili gözlemleri…

…

 

Kasım 1910’da başlayan belirsiz bir seyahat davetiyle Cezayir, Tunus ve Mısır’a giden Rilke; Assouan ve Helouan’da (Al Hayat Oteli) dinlenmeye çalışır. Mısır Müzesi’nde antik sanatla kurduğu derin bağ, onun heykel sanatı ve formun kalıcılığı üzerine yepyeni estetik görüşler geliştirmesini sağlar.

Mısır dönüşü Paris’te yeniden kök salabilmek için Karl von der Heydt’in dostane desteğine ve finansal yardımına başvurur; bu yardım şairin hayatındaki en zor geçişlerden birini kolaylaştırır.

 

1914

20 Temmuz 1914’te, iki aylığına geldiğini düşünerek Paris’ten ayrılan Rilke, savaşın başlamasıyla birlikte Fransa’daki Rue Campagne-Première’de bıraktığı eşyalarına ve stüdyosuna bir daha geri dönemez.

 

Savaşın ilerleyen yıllarında askeri disiplin, Viyana’nın boğucu atmosferi ve bürokratik işler Rilke’yi, kendisini ürettiği şiir dünyasından tamamen kopardı. Derin bir tükenmişlik yaşayan şair biriken borçlarını ödemek ve hayatta kalabilmek için bir kez daha Karl von der Heydt’in dostane ve cömert maddi desteğine başvurur.

 

1919

Rilke’nin kızı Ruth, akademik yoldan uzaklaşarak Dachau yakınlarındaki Moosschwaige'de tarım ve bahçecilik alanında pratik bir hayata atılır; bu bağımsız karar Rilke’yi son derece gururlandırır ve mutlu eder.

 

1922

Ağustos 1922'de Karl von der Heydt’in vefat haberini Muzot Şatosu’nda alan Rilke, derhal Elisabeth von der Heydt’e ve aileye en derin taziyelerini iletir. Onlarca yıllık bu dostluğun, Godesberg’deki teras masalarının, Godesberg ve Friedelhausen anılarının hafızasındaki yerini ve Karl von der Heydt’e duyduğu minnettarlığı zarif bir hüzünle kaleme alır.

 

…

Ekler

Rilke ile İlk Tanışma

Karl von der Heydt, Rilke ile (yaklaşık 1905) ortak bir arkadaşlarının evinde tanışır. Şairin Kızların Şarkıları şiirini okuduktan sonra "kadınsı ve sempatik olmayan" bir tiple karşılaşmaktan korkmuş, Rilke’nin narin ve çocuksu dış görünüşü ilk başta bu önyargısını beslemiştir.

Rilke, kendine özgü "çan sesini andıran" tonuyla henüz yayımlanmamış eserlerini okumaya başladığında von der Heydt’ın fikri tamamen değişir. Şair o akşam;

Ölçülü ve soğuk yapısıyla mermer bir kabartmayı andıran Orpheus ve Eurydice şiirini,

Saatler Kitabı’nın üçüncü bölümü olan Yoksulluk ve Ölüm Üzerine’yi okur.

Von der Heydt, Rilke’nin çelik yeşili gözlerindeki kararlılıkta "eksiksiz bir insan, büyük vizyonların yaratıcısını" görür. Rilke’nin şiirindeki nesnellik, amansız gözlemcilik ve kalbinin "soğukkanlılığı", onu duygusal yüzeysellikten ayırarak tam bir bilge ve şair yapar.

 

Rilke, insanlarla olan tüm ilişkilerini kendi içsel yalnızlığı ve "misyonu" üzerinden yönetir. Malte Laurids Brigge'nin Notları’ndaki sevilmeye tahammül edemeyen "Savurgan Oğul" imgesi aslında Rilke’nin kendisidir.

…

 

Rilke’nin mektup orijinalleri, savaştan sonra Stuttgartlı antikacı Hans Schurr aracılığıyla Amerikan işgal ordusu üyesi ve akademisyen Prof. Dr. Karl J. Arndt tarafından satın alınmıştır. Arndt, 1950 yılında işsiz kaldığı zor bir dönemde bu Rilke koleksiyonunu geçimini sağlamak amacıyla Illinois Üniversitesi Kütüphanesi’ne (Büyük Nadir Kitaplar Odası) satmıştır.

 

Illinois Üniversitesi’nde görev yapan Prof. Rehder, Rilke ile hami Karl von der Heydt arasındaki bu ilişkinin önemini kavramış, 1952’de Symposium dergisinde "Şair ve Hamisi: Rilke ve Karl von der Heydt" başlıklı bir makale yayımlamıştır. Ancak Rehder, 1977’deki vefatına kadar bir mektup kitabı yayımlayamamıştır.

 

1977 yılında, koleksiyoncu Dr. Gerhard Mayer’in teşvikiyle mektupların fotokopileri Illinois Üniversitesi’nden Ingeborg Schnack’a ulaştırılmıştır. Rilke’nin mirasçıları (Christoph Sieber-Rilke ve Hella Sieber-Rilke) ile Insel Verlag yayın izni vermiştir.

 

Mektupların kronolojik ve eksiksiz bir baskı haline getirilmesi görevini Renate Scharffenberg üstlenmiştir. Illinois’deki 108 mektuba ek olarak, von der Heydt ailesinin ve Rilke Arşivi’nin elindeki eksik mektuplar ve kopyalar da cilde dahil edilmiştir.

…

 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder