Rainer
Maria Rilke - Karl ve Elisabeth von der Heydt'e
Mektuplar 1905 - 1922 - Notlar
Rainer Maria Rilke Die Briefe an Karl und Elisabeth von der
Heydt 1905 -1922, Insel Verlag Frankfurt, 1986
Giriş
Rilke ile Karl von der Heydt’in 1905 son yazında
Friedelhausen’de (Luise von Schwerin’in çevresinde) tanışması, Rilke’nin Saatler
Kitabı’ndan ve Malte Laurids Brigge’nin Defterleri’nden okumalar
yapması bu dostluğun temelini oluşturmuştur.
Von der Heydt’in tutkulu bir sanat koleksiyoncusu olması,
Rilke’yi Godesberg’deki Wacholderhöhe’ye davet etmesi ve Auguste Rodin
ile olan ilişkisi, iki isim arasındaki mektupların merkezini oluşturmuştur.
Rilke'nin geçim sıkıntısı çektiği dönemlerde von der Heydt
ona mali destek ve sığınak sağlamıştır.
Birinci Dünya Savaşı dönemi ve sonrasındaki devrimci
süreçler, Alman İmparatorluğu'nun çöküşü ve savaşın anlamı üzerine Rilke ile
Karl von der Heydt’in dünya görüşlerinin ve siyasi yaklaşımlarının
farklılaşmasına (ve yer yer çatışmasına) zemin hazırlamıştır.
Von der Heydt’in Saatler Kitabı üzerine yazdığı övücü
eleştiri, Rilke’nin eserlerindeki manevi ve dini derinliği kitlelere sunma
çabası ve Rilke’nin ona hitap biçimi ("Sevgili Freondin") bu
edebi ilişkinin özgün yönlerindendir.
Mektuplar
1. August Rodin’in Atölyesi
Rilke, Fransızcasının elverdiği ölçüde Rodin’in
yazışmalarını yürüttüğünü, ustanın yanında olmanın kendisine tükenmez bir
verimlilik ve sıcaklık sağladığını belirtir. Rodin’in eserini evrenin ve
hayatın kendisinden daha büyük bir okyanusa benzetir.
3. Karl von der Heydt’in Edebi Eseri: Jehanne (Joan of Arc)
Rilke, von der Heydt’in kaleme aldığı Jehanne (Jeanne
d’Arc) dramatik eserini büyük bir dikkatle okur. Eserin coşkulu bir kahramanlık
hikayesinden ziyade, figürün sağlıklı, lineer ve insani yönlerini öne çıkaran
derin bir psikolojik yorum sunduğunu vurgular.
Uexküll Ailesinin Trajedisi ve Yalnızlık Duygusu
Mart 1906
Rodin hakkındaki konferansını okuyan Rilke, Hamburg ve
Bremen’de de okuma etkinlikleri gerçekleştirmiştir. Bu süreçte von der Heydt
ailesiyle Berlin’de bir araya gelmiş, Wannsee ve çevresindeki akrabalarla
buluşmuştur.
Düşünceli Adam (Le Penseur) Açılışı
Heykelin Paris’teki Panthéon binasının önüne dikilmesi
vesilesiyle yapılacak resmi açılış töreni / Fransa’da Rodin’in sanatının
kamusal alanda nihayet tanınmasının usta için geç ama önemli bir gurur anı (Nisan
1906)
28 Nisan 1906
Rilke bu mektupta otobiyografisini sunuyor:
Askeri okul yıllarının ve sonrasındaki sıkıştırılmış eğitim
sürecinin bedeninde ve ruhunda bıraktığı hasarları anlatır. Kendisini
"kötü bir yüzücü"ye benzeterek, klasik diller (Yunanca/Latince),
tarih ve temel disiplinler konusunda kendisini yetişkin bir öğrenci gibi
eğitecek bir rehbere duyduğu özlemi dile getirir.
Clara ile yakaladıkları anonim çalışma uyumunu, karşılıklı
özgürlüğe dayalı, yan yana ama bağımsız çalışma alanlarının kendileri için en
sağlıklı model olduğunu ifade eder.
Parayla olan ilişkisini dürüstçe ortaya koyar: Borcu
olmadığını ama hiçbir birikiminin de bulunmadığını belirtir.
İdealize ettiği "büyük, ışıldayan yoksulluk" ile
insanı küçülten "önemsiz, gündelik yoksulluk" arasındaki ayrımı
çizer.
Rodin’in yanında sekreter olarak çalışmanın artık kendi
sanatsal üretimini engellediğini, ancak ustayı hasta ve yorgun olduğu bu
dönemde aniden bırakamayacağını belirtir.
…
Bu mektuptan yaklaşık 1 ay sonra sert ve keskin bir
tartışmanın ardından Rodin’in sekreterliği görevinden kovulur/ayrılır.
…
Rodin’in yanından ayrıldıktan sonra uzun süre Malte
Laurids Brigge’nin Notları üzerinde çalışıyor.
Ağustos 1907
Capri’de tanıştığı Maksim Gorki ile ilgili gözlemleri…
…
Kasım 1910’da başlayan belirsiz bir seyahat davetiyle
Cezayir, Tunus ve Mısır’a giden Rilke; Assouan ve Helouan’da (Al Hayat Oteli)
dinlenmeye çalışır. Mısır Müzesi’nde antik sanatla kurduğu derin bağ, onun
heykel sanatı ve formun kalıcılığı üzerine yepyeni estetik görüşler
geliştirmesini sağlar.
Mısır dönüşü Paris’te yeniden kök salabilmek için Karl von
der Heydt’in dostane desteğine ve finansal yardımına başvurur; bu yardım şairin
hayatındaki en zor geçişlerden birini kolaylaştırır.
1914
20 Temmuz 1914’te, iki aylığına geldiğini düşünerek
Paris’ten ayrılan Rilke, savaşın başlamasıyla birlikte Fransa’daki Rue
Campagne-Première’de bıraktığı eşyalarına ve stüdyosuna bir daha geri dönemez.
Savaşın ilerleyen yıllarında askeri disiplin, Viyana’nın
boğucu atmosferi ve bürokratik işler Rilke’yi, kendisini ürettiği şiir
dünyasından tamamen kopardı. Derin bir tükenmişlik yaşayan şair biriken
borçlarını ödemek ve hayatta kalabilmek için bir kez daha Karl von der Heydt’in
dostane ve cömert maddi desteğine başvurur.
1919
Rilke’nin kızı Ruth, akademik yoldan uzaklaşarak Dachau
yakınlarındaki Moosschwaige'de tarım ve bahçecilik alanında pratik bir hayata
atılır; bu bağımsız karar Rilke’yi son derece gururlandırır ve mutlu eder.
1922
Ağustos 1922'de Karl von der Heydt’in vefat haberini Muzot
Şatosu’nda alan Rilke, derhal Elisabeth von der Heydt’e ve aileye en derin
taziyelerini iletir. Onlarca yıllık bu dostluğun, Godesberg’deki teras
masalarının, Godesberg ve Friedelhausen anılarının hafızasındaki yerini ve Karl
von der Heydt’e duyduğu minnettarlığı zarif bir hüzünle kaleme alır.
…
Ekler
Rilke ile İlk Tanışma
Karl von der Heydt, Rilke ile (yaklaşık 1905) ortak bir
arkadaşlarının evinde tanışır. Şairin Kızların Şarkıları şiirini okuduktan
sonra "kadınsı ve sempatik olmayan" bir tiple karşılaşmaktan korkmuş,
Rilke’nin narin ve çocuksu dış görünüşü ilk başta bu önyargısını beslemiştir.
Rilke, kendine özgü "çan sesini andıran" tonuyla
henüz yayımlanmamış eserlerini okumaya başladığında von der Heydt’ın fikri
tamamen değişir. Şair o akşam;
Ölçülü ve soğuk yapısıyla mermer bir kabartmayı andıran
Orpheus ve Eurydice şiirini,
Saatler Kitabı’nın üçüncü bölümü olan Yoksulluk ve Ölüm
Üzerine’yi okur.
Von der Heydt, Rilke’nin çelik yeşili gözlerindeki
kararlılıkta "eksiksiz bir insan, büyük vizyonların yaratıcısını"
görür. Rilke’nin şiirindeki nesnellik, amansız gözlemcilik ve kalbinin
"soğukkanlılığı", onu duygusal yüzeysellikten ayırarak tam bir bilge
ve şair yapar.
Rilke, insanlarla olan tüm ilişkilerini kendi içsel
yalnızlığı ve "misyonu" üzerinden yönetir. Malte Laurids
Brigge'nin Notları’ndaki sevilmeye tahammül edemeyen "Savurgan
Oğul" imgesi aslında Rilke’nin kendisidir.
…
Rilke’nin mektup orijinalleri, savaştan sonra Stuttgartlı
antikacı Hans Schurr aracılığıyla Amerikan işgal ordusu üyesi ve akademisyen
Prof. Dr. Karl J. Arndt tarafından satın alınmıştır. Arndt, 1950 yılında işsiz
kaldığı zor bir dönemde bu Rilke koleksiyonunu geçimini sağlamak amacıyla
Illinois Üniversitesi Kütüphanesi’ne (Büyük Nadir Kitaplar Odası) satmıştır.
Illinois Üniversitesi’nde görev yapan Prof. Rehder, Rilke
ile hami Karl von der Heydt arasındaki bu ilişkinin önemini kavramış, 1952’de Symposium
dergisinde "Şair ve Hamisi: Rilke ve Karl von der Heydt"
başlıklı bir makale yayımlamıştır. Ancak Rehder, 1977’deki vefatına kadar bir
mektup kitabı yayımlayamamıştır.
1977 yılında, koleksiyoncu Dr. Gerhard Mayer’in teşvikiyle
mektupların fotokopileri Illinois Üniversitesi’nden Ingeborg Schnack’a
ulaştırılmıştır. Rilke’nin mirasçıları (Christoph Sieber-Rilke ve Hella
Sieber-Rilke) ile Insel Verlag yayın izni vermiştir.
Mektupların kronolojik ve eksiksiz bir baskı haline
getirilmesi görevini Renate Scharffenberg üstlenmiştir. Illinois’deki
108 mektuba ek olarak, von der Heydt ailesinin ve Rilke Arşivi’nin elindeki
eksik mektuplar ve kopyalar da cilde dahil edilmiştir.
…

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder