Hans
Egon Holthusen - Rainer Maria Rilke -
Notlar
Bowes & Bowes Publishers ltd, 1952
Rilke, W. H. Auden’ın ifadesiyle "şeylerin" (die
Dinge) kutsadığı ve yalnızlığın koruyucu azizi olan bir figürdür.
Parçalanmış ve mekanikleşmiş bir dünyada Rilke, derin ve
örtük (ezoterik) dilsel bağlar aracılığıyla insanın özgün varoluşunu yeniden
kurabileceğini savunur.
Rilke’de imge ile yalın söz arasında bir ayrım yoktur;
kelimelerin kendisi tümüyle imgeye dönüşmüştür. Şairin dış dünyaya bakışı
antropomorfik (insan-merkezci) değil, kozmomorfiktir (dünyayı içselleştirip
hissin nesneyle bütünleştiği bir yaklaşım).
Rilke’nin üç farklı dönemi
Erken/Orta Dönem (Sonbahar Günü / Herbsttag):
Yalnızlık, evsizlik ve mevsimsel geçişin sade ama derin ritmi.
Orta Dönem (Venicely Geç Sonbahar / Spätherbst
in Venedig): Şehrin, sarayların ve deniz askerlerinin dinamik, dramatik
ve somut imgelerle tasviri.
Geç Dönem (İsa’nın Cehenneme İnişi / Christi
Höllenfahrt & Ağıtlar): Rilke'nin zirve noktası kabul
edilen, varoluşun dehşetini ve yüceliğini haykıran, kitle toplumunun
yüzeyselliğini ve sahte din anlayışını hicveden kehanet niteliğindeki dili.
Rilke de tıpkı T. S. Eliot gibi modern dünyanın
"kültürel kısırlığı", "bayağılığı" ve yüzeysel teselli
mekanizmalarıyla karşı karşıyadır. Ancak bu eleştiri, salt bir mizah veya
gösteriş değil; Hölderlin’in ağıt ritmi ve melankolisinden beslenen, aynı anda
hem hiciv hem de dokunaklılık taşıyan kehanetsel bir tondur.
Rilke için gerçeklik, hazır bir dinsel veya toplumsal dogma
değil; acı manzaralarının, ölülerin, çocukların, aşıkların ve "doğayı
takip eden" köpeklerin bulunduğu, sahte eğlencelerin ve "kaderin ucuz
kışlık şapkaları"nın ötesindeki o saf hissediş alanıdır.
Rilke’de akıl ve zihin, duygunun etrafında kristalleşir.
Şair, zihnini ve felsefesini kalbin diyalektiği üzerinden yürütür. Duygu artık
anlık bir deneyim değil; soyut, nesnel, evrensel ve sistematik bir bilgi
biçimidir (Erkenntnis).
Rilke için duygu, zamanı askıya alan ve mekânı yaratan temel
unsurdur.
Malte Laurids Brigge’nin Notları adlı eserindeki
"Savurgan Oğul" efsanesi veya Narcissus figürü üzerinden Rilke, sahip
olmaktan ve sevilmekten feragat eden bir aşk diyalektiği kurar. Ne var ki bu
diyalektik, karşıtın (ötekinin) yok sayılmasına ve kişisel varlığın askıya
alınarak bir tür "narsizm"e dönüşmesine yol açar.
Orfeus, şairin tüm mitolojisinin nihai sentezidir; duyan,
söyleyen, başkalaştıran ve varlığı övgüyle (Rühmung) kurtaran tanrısal şair
simgesidir.
Rilke fiilleri; ortaçlar, mastarlar (Rühmen, Hören, Atmen)
ve geçmiş zaman sıfatları aracılığıyla statik isimlere dönüştürür. Amacı,
dünyayı durağan, zamansız ve her zaman var olan bir "figür" (Figür)
veya embleme dönüştürmektir.
Fiilleri eylemi değil, tamamlanmayı ve durumsal
ilişkiselliği (Bezug) ifade etmek için kullanır.
Rilke’nin sözdizimi mantıksal/kronolojik bir akışı değil,
uzamsal ve büyüsel bir özdeşleşmeyi hedefler. Cümle yapıları içe doğru gelişir
(süsleyici/dekoratif); sıfatlar, ilgi cümlecikleri ve yan yana getirmelerle
(asindetik sıralama) adlandırma tekniği oluşturur.
Rilke, yitirilen dini inancın yerine "şarkı söyleyen
tanrı" Orpheus mitosunu ve sanatçının estetik deneyimini koyar.
Duino Ağıtları ve Orpheus'a Soneler tamamlandıktan sonra, büyük kehanet
vari coşku yerini küçük, şarkı formundaki dingin şiirlere (Erken Bahar, Eros, Güneşli Yolda) bırakır.
Duino Ağıtları’nın Sekizinci Ağıt’ında insan kaderi,
dünyaya ve Tanrı’ya sürekli "karşıt/zıt olmak" (Gegensein) olarak
tanımlanır.
Rilke’nin insan tasviri, Martin Heidegger’in "İnsan
Varlığın çobanıdır" mantığıyla kesişir.
İnsanın yaşam ve ölüm karşısında diz çökmesi, dünyaya yeni
bir boyut/ölçü kazandırır. Dünya, kavramsal kategorilerle değil, bu varoluşsal
saygı ve duygu yoğunluğuyla anlam bulur.
Gül
Şiirdeki "Lieder" / "Lider" sözcüğü hem şairin kapalı göz
kapaklarına (eyelids)
hem de geride bıraktığı şarkılarına (songs) işaret eder. Gül, ölmek zorunda olan insanın
acı verici sırrı ile sanatın ölümsüz güzelliğini aynı anda taşıyan, uzlaşmış
bir "saf çelişki" sembolüdür.
…
Başlıca Eserler
1905: Saatler Kitabı (Das Stunden-Buch)
1906: Sancaktar Christoph Rilke'nin Aşkı ve Ölümü
Üzerine
1907–1908: Yeni Şiirler (Neue Gedichte)
1910: Malte Laurids Brigge'nin Notları
1923: Duino Ağıtları (Duineser Elegien)
1923: Orpheus'a Soneler (Sonette an Orpheus)
1926: Meyve Bahçeleri (Vergers) & Güller
(Les Roses)
…
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder